Çamlıbel Mahallesi'nde, azalan nüfusun etkileriyle birlikte verilen bir dönüşüm projesi hayata geçti. 'Sanat Sokağı’ adı verilen bu yenilikçi alan, geçmişin izlerini günümüze taşıyarak ziyaretçileri tarihi bir yolculuğa çıkarıyor. Muhtar Abdullah Kulaç, "Bu sokak, geçmişten gelen kültürümüzü sergiliyor. Doğayla insanlar arasındaki yaşam mücadelesini temsil eden figürleri halkımıza sunuyoruz." şeklinde konuştu.
Yerli Eşyalarla Oluşturulan Korkuluklar
Çaykara ilçesinin nostaljik köşelerinden biri olan Çamlıbel Mahallesi, yerel halkın tarım alanlarını korumak için eski giysileri ve ağaç dallarını bir araya getirerek oluşturduğu korkuluklarla dikkat çekiyor. Yaklaşık 200 kişilik bir nüfusa sahip olan bu mahalle, zor zamanlar geçirirken sembolik korkuluklar aracılığıyla turizm potansiyelini artırmayı hedefliyor. Mahalle halkı, geçmişte tarım arazilerini savunmak amacıyla yapılan korkulukları yeniden hayat buldurmak için bir araya geldi ve imece usulüyle 30 figür oluşturdu. Bu figürler, yerel tarih ve kültürü sergileyerek gelen ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Gelecek İçin Alternatif Turizm Arayışları
Nüfus kaybı ve şehirleşme süreci karşısında, Çamlıbel Mahallesi muhtarı Abdullah Kulaç, insanların buraya yeniden çekilmesi için alternatif turizm alanlarına yönelmenin önemine vurgu yapıyor. Mahalle, hem tarihi hem de doğal güzellikleriyle öne çıkıyor. Kulaç, "Mahallemize bir canlılık katma gayesindeyiz. Yayla kültürünü yaşatmak ve yerel değerleri tanıtmak için çeşitli materyaller oluşturmalıyız. Bu korkuluklar, köyümüzün kimliğini ve geçmişini temsil ettiğinden, onlara 'fovorohter' adını verdik. Bu kelime, Rumca'da korkutan anlamına gelir." ifadelerini kullanıyor.
Korkulukların Anlamı ve Önemi
Korkuluklar, sadece tarımsal bir işlevin ötesinde, geçmişteki hayatı yansıtan önemli semboller olarak öne çıkıyor. Yusuf Kulaç, ecdadımızın yıllar boyunca bu geleneksel unsurları nasıl kullanarak, kendi kültürel miraslarını yaşattıklarını vurguluyor. Günümüzde sadece birer süs olarak yapılan korkuluklar, insanların dikkatini çekerek fotoğraf alanlarına dönüşüyor. Kulaç, "Bunlar yalnızca korkuluk değil; ata yadigârı öğelerimiz. Misafirlerimiz gelip burada hatıra fotoğrafları çekiyorlar." diyor.
Mahalle Kültürünü Korkuluklarla Yaşatma Çabası
Mahalle sakinlerinden Kadir Kulaç, korkulukların geleneksel yaşam tarzını yansıttığını belirtiyor. "Dedelerimizin günlük yaşamındaki uygulamalardan aktarılan bu kültürü, figürlerle yeniden canlandırdık. Her bir figür, köyümüzün değerlerini ve geçmişini yaşatıyor." şeklinde konuşuyor. Bu biçimde, kırsal yaşamda yapılan her işin bir parçası olan korkuluklar da, kültürel mirası yansıtan modern bir sanat eserine dönüşüyor.
Turistlerin Dikkatini Çeken Bir Nokta
Recep Ali Güneş, korkulukların bölgeden geçen yerli ve yabancı turistlerin ilgisini nasıl çektiğini aktarıyor. "Bunların yalnızca hayvanları korkutmak için yapıldığını düşünmüyordum ama şimdi, gelen ziyaretçilerin durup fotoğraf çektikleri bir alan haline geldi.” ifadeleriyle dikkat çeken Güneş, bu uygulamanın mahalleye can katması için önemli bir fırsat yarattığını sözlerine ekliyor.