Suriye'de HTŞ öncülüğündeki grupların 8 Aralık 2024 tarihinde Esad yönetimini 12 günde devirmesiyle birlikte, ülkede yeni bir dönemin kapıları aralandı. Esad ailesinin Şam’ı terk ederek Moskova’ya gitmesi, Suriye içerisinde önemli değişimlerin habercisi oldu. Ancak yeni yönetim altında Aleviler, Dürziler ve Kürtlerle yaşanan gerilimler, barış sürecinin sağlanmasını zorlaştırıyor. Aynı zamanda Türkiye'de, 2011'dan bu yana 3 milyondan fazla Suriyeli mülteci bulunuyor. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın verdiği bilgilere göre, Ağustos 2025 itibarıyla Türkiye'de geçici koruma statüsü altında bulunan Suriyeli sayısı 2 milyon 506 bin 740 olarak ifade ediliyor.
Suriyeli Göçmenlerin Yoğunlaştığı Bölgeler
Türkiye'de yaşayan Suriyeli mülteci sayısının en yoğun bulunduğu iller arasında İstanbul, Gaziantep, Şanlıurfa, Adana, Hatay, Mersin ve Bursa öne çıkıyor. Bu illerdeki Suriyeli nüfusu, yerel topluluklarla çeşitli etkileşimler içinde bulunarak günlük yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Türkiye'nin farklı bölgelerine yayılan Suriyeli mültecilerin sayısı, yerel halk üzerindeki sosyal, ekonomik ve kültürel yapıda belirgin değişikliklere yol açmış durumda.
Suriyelilerin Ülkeye Geri Dönüş Süreci
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Esad rejiminin düşmesinin ardından 450 bin 169 Suriyeli göçmenin geri dönüş yaptığını duyurdu. Ancak bu dönüşlerin sürdürülebilirliği, Suriye'deki mevcut siyasi ve güvenlik durumu sebebiyle belirsizlik taşıyor. Türkiye'deki mülteci politikalarının büyük ölçüde 'bekle ve gör' yaklaşımına dayandığı ifade ediliyor. İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi Başkanı Metin Çorabatır, Türkiye'deki mültecilere, her aileden bir bireyin ülkelerine dönerek durum değerlendirmesi yapma fırsatı sunulduğunu belirtti.
Geri Dönüş Sürecindeki Zorluklar
Çorabatır, Aralık 2024’ten bu yana geri dönüşlerde belirgin bir artış gözlemlendiğini ifade ederken, mültecilere sürekli olarak güvenli yaşam alanlarının ne ölçüde sağlandığı konusunda endişelere sahip olduklarını söyledi. Suriye'de yaşanan iç karışıklıklar ve sosyal istikrarsızlık, birçok Suriyelinin dönüş konusunda tereddüt etmesine neden oluyor. Özellikle deprem bölgelerinde yaşayan Suriyelilerin temel hizmetlere erişimde karşılaştıkları zorluklar, geri dönüş kararlarını zorlaştırıyor.
Geri Gönderme Merkezlerindeki İddialar
Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı Sözcüsü Yıldız Önen, geri gönderme merkezlerinde insan haklarına aykırı uygulamaların olduğunu öne sürdü. Özellikle bu merkezlerde mültecilere ‘gönüllü geri dönüş’ formlarının zorla imzalatıldığını ifade eden Önen, bu durumun mültecilerin özgür iradeleriyle çeliştiğini belirtti. Suriyeli aktivist Taha Elgazi’nin geri gönderme merkezi aracılığıyla zorla sınır dışı edilme durumu, bu uygulamaların ciddiyetini ortaya koyuyor. Önen, ayrıca geri gönderme merkezlerinin kapatılmasını ve insan haklarının gözetilmesini talep ediyor.
Gelecekteki Belirsizlikler
ABD ve Avrupa Birliği'nin Suriye üzerindeki yaptırımları kaldırmasına karşın, ülkedeki güvenlik sorunları hâlâ devam ediyor. Birleşmiş Milletler, Suriye’nin geri dönüş için güvenli hale gelmediğini vurgularken, Türkiye'deki Suriyeli göçmenlerin geleceği ve geri dönüş sürecinin nasıl bir şekil alacağı konusundaki tartışmalar, önümüzdeki dönemde de sürmeye devam edecek.