Ünlü İş İnsanı Uyardı: 100 Konutla Kul Hakkı Yenersin! Kiralık Dairemiz Yok

Eyüp Sabri Tuncer'in Yönetim Kurulu Başkanı Engin Tuncer, gayrimenkul yatırımlarına yönelik dikkat çeken bir eleştiride bulundu. Tuncer, evlerin yatırım aracı olarak tutulmasını "kul hakkı" ihlali olarak nitelendirerek, bu durumun insanların barınma haklarını tehdit ettiğini ifade etti. Ayrıca, ne kendisinin ne de ailesinin kiralık mülkü olmadığını belirtti.

Türkiye'deki konut fiyatları ve kira artışları, kamuoyunda yoğun bir şekilde tartışılmaya devam ederken, iş dünyasından dikkat çekici bir değerlendirme geldi. İş dünyasının önemli isimlerinden Engin Tuncer, Bloomberg HT'de yayınlanan "İş'te Zirve" programında gayrimenkul stoku konusunda eleştirilerde bulundu. Tuncer, yatırım amacıyla çok sayıda konut sahibi olunmasının, gerçek ihtiyaç sahiplerinin konut edinmesini zorlaştırdığını vurguladı.

Gayrimenkul Stokçuluğu ve Dini Açıdan Değeri

İş insanı Engin Tuncer, konut stokçuluğunun toplumsal etkileri hakkında çok önemli değerlendirmelerde bulundu. Tuncer, konuşmasında "Eğer bir insanın 20 tane, 50 tane, 100 tane dairesi varsa bu kul hakkına girer" diyerek, maddi birikimin topluma karşı olan sorumlulukları unutturduğunu ifade etti. Tuncer, barınma hakkının anayasal bir hak olduğunu belirterek, insanların temel haklarını ihlal eden bir duruma dikkat çekti. Dini ve hukuki çerçeveden bakıldığında, mülk edinirken toplumsal sorumlulukların göz önünde bulundurulması gerektiğinin altını çizdi. Bu tür birikimlerin, yoksul kesimlerin ev sahibi olma şansını büyük ölçüde azalttığını vurguladı. Tuncer'in iddiaları, geniş kitleler arasında tartışmalara yol açarken, konut tedarikinin adilliği üzerine düşündürücü soruları gündeme getirdi.

Yüksek Kiralar ve Fiyat Artışları

Engin Tuncer, gayrimenkul almak isteyen gerçek ihtiyaç sahiplerinin karşılaştığı zorlukları şu şekilde açıkladı: "Daha uygun fiyatlarla ev alabilme şansını, varlıklı bireylerin proje aşamasında konutları toplayarak engellediğini" belirtti. Tuncer, bu süreçte bireylerin birikimlerinden faydalanarak, konut fiyatlarının olumsuz şekilde yükseldiğini savundu. Dairelerin teslimat aşamasında fiyatlarının iki katına ya da üç katına çıkmasının, hak sahibi olan insanların konut sahibi olmasını zorlaştırdığını ifade etti. Sonuç olarak, bu durumun sadece satın alma aşamasında değil, kiralama süreçlerinde de yüksek bedellerle sonuçlandığını ve bu şekilde de engellemelerin devam ettiğini belirtti. Bu tür birikimler, toplumda adaletsizliğe neden olan önemli bir faktör olarak gündeme oturdu.

Aile Prensipleri ve Sorumlu Yaklaşım

Tuncer, eleştirilerini sadece teorik düzeyde bırakmayarak, kendi yaşam tarzı üzerinden somut örnekler sundu. Ailesinin hiçbir bireyinin ikinci bir dairesinin olmadığını belirten Tuncer, yalnızca ihtiyaç duyulan bir dairenin yeterli olduğunu ifade etti. "Bize ne lazım? Bir tane oturacak daire lazım" diyen Tuncer, aile bireylerinin ve şirketin gayrimenkul ediniminde sorumlu bir yaklaşım sergilediğinin altını çizdi. Bu prensiple hareket ettiklerini, onların yerine bir başkasının hakkını ihlal etmediklerini vurgulayan Tuncer, topluma örnek teşkil eden bir duruş sergiledi. "Bizden sonra gelecek kişinin hakkına tecavüz etmeyiz" ifadesiyle, sadece kendi ihtiyaçlarını değil, toplumsal adaleti de önemsediklerini gösterdi. Kendi ailesinde kiralık gayrimenkul bulundurmadıklarını da ekleyerek, sorumluluklarının bilincinde olduklarını açıkça dile getirdi.

İLGİLİ HABERLER