Yükseköğretim kurumlarında ek tercih maratonunun tamamlanmasının ardından vakıf üniversitelerinin uyguladığı agresif fiyat politikaları eğitim camiasında yeni bir tartışma başlattı.
Boş kalan sıralarını tamamlamayı hedefleyen bazı özel üniversiteler, ek yerleştirme sürecinde yüzde 80'e ulaşan burs ve indirim oranları tanımladı.
Bu durum, ilk merkezi yerleştirmede tam veya yüksek ücretlerle kayıt işlemlerini tamamlayan öğrenciler ve aileleri nezdinde ciddi bir eşitsizlik tablosu oluşturdu.Aynı sıra için 600 bin liraya karşı 130 bin liraGelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eğitim Uzmanı Muhammet Tosun, ortaya çıkan çarpıcı mali uçurumu somut verilerle paylaştı. İlk yerleştirme döneminde aynı üniversiteye kaydolan bir öğrencinin 600 bin lira ödeme yaptığını aktaran Tosun, ek tercih burslarından yararlanan başka bir adayın ise aynı bölüme 130 ila 140 bin lira aralığında kayıt hakkı kazandığına dikkat çekti.Fazla ödenen fark geri alınabilirİlk yerleştirmede kayıt olan öğrencilerin yasal haklarına açıklık getiren uzmanlar, bu durumun yargıya taşınabileceğini vurguladı. Üniversite yönetimine yapılacak resmi itirazların olumsuz sonuçlanması halinde öğrencilerin tüketici mahkemeleri ve idari yargı nezdinde dava açabileceğini belirten Tosun, eşitsizliğin ve mağduriyetin gerekçelendirilip kanıtlanması durumunda aradaki ücret farkının mahkeme kararıyla geri kazanılabildiğini ifade etti.Gelecek yılın kontenjan kaygısı fiyat kırdırdıÖzel üniversitelerin bu denli sert fiyat indirimlerine yönelmesinin arka planında Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından tahsis edilen yıllık kontenjan kriterleri bulunuyor.
YÖK'ün bir sonraki akademik yılda vereceği kontenjanları belirlerken kurumun o yılki fiili öğrenci doluluk oranını baz aldığını hatırlatan eğitimciler, kurumların kontenjan kaybı yaşamamak adına sezon sonunda mali tavizler verdiğini kaydediyor. 2026-2027 eğitim-öğretim döneminde yapılan zamlarla birlikte yıllık eğitim harçlarının tıp ve benzeri bölümlerde 3 milyon 740 bin liraya kadar yükseldiği bir ortamda, uygulanan bu taban fiyat politikası eğitimde adalet tartışmalarını alevlendirmeyi sürdürüyor.