Her yıl 26 Eylül'de kutlanan Dünya Çevre Sağlığı Günü, bu yıl çevre ve insan sağlığı arasındaki önemli bağı gözler önüne seren bir açıklamaya sahne oldu. Çevre Mühendisi Yakup Ateş, iklim değişikliği ve kirliliğin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti.
Temiz Hava, Sağlıklı İnsanlar
Uluslararası Çevresel Sağlık Federasyonu (IFEH) tarafından belirlenen bu yılki tema, "Temiz Hava, Sağlıklı İnsanlar" olarak açıklandı. Bu tema, iklim değişikliği ile birlikte artan hava kirliliğinin yol açtığı sağlık sorunlarına vurgu yapıyor. Yakup Ateş, bu konudaki çarpıcı verileri paylaşarak, insanların günlük yaşamlarında karşılaştığı çevresel tehditlerin ciddi boyutlarda olduğuna dikkati çekti. Global ısınma, kirliliğin artması gibi unsurlar yalnızca doğal yaşamı değil, insanlar üzerinde de derin etkilere neden oluyor. Kirli hava, bireylerin sağlığı için ciddi riskler taşırken, bu durum aynı zamanda toplum’un genel sağlığını tehdit etmektedir. Bu bağlamda, eğitimin ve farkındalığın artırılması gerektiğini savunuyor. Hava kirliliği, yalnızca kronik hastalıkların artmasına sebep olmakla kalmıyor, aynı zamanda yaşam kalitesini de olumsuz etkiliyor.
Çevresel Tehditlerin Sağlık Üzerindeki Etkileri
Ateş, iklim değişikliğinin yol açtığı doğal afetlerin, insan sağlığı üzerindeki etkilerine de dikkat çekti. Aşırı sıcaklıklar, kuraklık ve sel gibi olaylar bireylerin sağlığına büyük bir tehdit oluşturmakta. Solunum yolu hastalıkları, kalp rahatsızlıkları gibi çok çeşitli sağlık sorunlarına yol açan bu durumlar, iklimsel değişimlerle orantılı olarak artış göstermektedir. Örneğin astım, KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) ve akciğer kanseri gibi hastalıkların yaygınlığındaki artış, hava kalitesindeki azalma ile doğrudan ilişkilidir. Ayrıca, sanayi faaliyetleri ve orman yangınlarından kaynaklanan dumanlar, kimyasal maruziyetler ve mikroplastiklerin varlığı bağışıklık ve hormonal dengeleri de tehdit etmektedir. İnsan sağlığı üzerindeki bu olumsuz etkilerin önüne geçmek için kayda değer adımlar atılması gerektiği belirtiliyor.
Küresel Tehlikeler ve Yerel Durum
Ateş, çevresel tehditlerin yarattığı küresel ve yerel felaketlere dair çarpıcı istatistikler paylaştı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, dünya genelindeki ölümlerin yaklaşık %24'ü çevresel risklerle ilişkilidir ve bu 13,7 milyon insanın hayatını kaybetmesi anlamına gelmektedir. Türkiye'de bazı şehirlerin hava kirliliği, DSÖ standartlarının 7,5 kat üzerine çıkmış durumda. Bunun yanı sıra, 2023'te Kanada'da yaşanan orman yangınlarının dumanları dünya çapında 87 bin erken ölüme neden olduğu bilgisi de dikkat çekiyor. Avrupa'da yaşanan yaz sıcakları binlerce insanın hayatını kaybetmesine yol açarken, plastik kirliliğinin sağlık sektörüne yıllık maliyetinin ise 1,5 trilyon dolar olduğu belirtildi. Türkiye'nin 2025 yılında, iklim değişikliği nedeniyle sebze ve meyve üretiminde düşüşlerle karşı karşıya kalacağı öngörülüyor.
Acil Eylem Çağrısı
Yakup Ateş, bu çevresel tehditler karşısında yalnızca devletlerin değil, bireylerin de sorumluluk alması gerektiğini vurguladı. Devlet ve yerel yönetimlerin etraflıca daha etkin çevre sağlığı politikaları geliştirmesi, aynı zamanda yenilenebilir enerji ve sürdürülebilir ulaşım projelerine destek vermesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca, sanayinin üretim süreçlerini iyileştirmesi, vatandaşların sorumlu tüketim alışkanlıklarını benimsemesi ve bisiklet ya da toplu taşıma gibi alternatif ulaşım yollarını tercih etmesi gerektiği üzerinde duruldu. "Çevre senin evin, sağlıklı yaşam sürdürmek için onu koru ve sahip çık!" şeklindeki çağrısıyla, toplumu çevre sağlığının korunması konusunda harekete geçmeye davet etti.