İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçı, ülkesinin karşı karşıya kaldığı bölgesel tehditler ve iç huzursuzluk yaratma girişimlerinin, savaşın ilk anlarından itibaren uygulamaya konduğunu duyurdu. Arakçı, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak Kürdistan Bölgesi'nde bazı önemli liderlerle görüşmeler gerçekleştirdiğini belirterek, bu bağlamda Mesud Barzani, Bafel Talabani, Irak Başbakanı Sudani ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile yaptığı görüşmeleri aktardı. Bu görüşmelerin ardından Türkiye'nin, İran'a yönelik herhangi bir tehdit gelmesi durumunda yanıt verileceği yönünde uyarısı yapıldığı ifade edildi.
Türkiye'nin Rolü
Arakçı, Türkiye'nin bu süreçteki katkısının son derece önemli olduğunu vurgulayarak, iki ülkenin yürüttüğü ortak çalışmaların bu tür tehditlerin önlenmesine önemli ölçüde yardımcı olduğunu dile getirdi. Türkiye'nin bu karmaşık durum içerisinde gösterdiği kararlılığın, güvenliğin sağlanmasında büyük rol oynadığını belirten Arakçı, komployu boşa çıkarmak için gerçekleştirilen kolektif çabaların önemini ön plana çıkardı. Arakçı, Türkiye ile olan iş birliğinin, bölgedeki barış ve istikrar için kritik olduğunu söyledi. Ayrıca, savaşın dördüncü günü itibarıyla bu iş birliğinin daha da güçlenmesi gerektiğinin altını çizdi.
Mücteba Hamanei Tartışmaları
İran'daki liderlik tartışmalarına ve özellikle Mücteba Hamanei ile ilgili iddialara dair açıklamalarda bulunan Arakçı, bu dönemde Hamanei'yi görmediğini ve aslında birçok kişinin de onu görmediğini öne sürdü. Bu durumun, İran yönetimi içerisinde bazı belirsizliklere yol açtığını ifade eden Arakçı, Mücteba'nın her zaman güçlü bir aday olduğunun ve bu konudaki kararın ise Uzmanlar Meclisi'ne ait olduğunu vurguladı. Ayrıca, İran'ın liderlik yapısındaki değişimlerin, halk üzerindeki etkisi ve bölgedeki güvenlik dinamiklerini nasıl etkilediği konusunda önemli gözlemlerini paylaştı.
105 Kodu ve Hazırlık Sırası
Savaş öncesinde İran'daki Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi'nde yapılan toplantılara değinen Arakçı, alınan kararlar ve hazırlıklar hakkında bilgi verdi. Özellikle "110 Kodu" adını verdikleri bir planın, beklenmedik durumlarda nasıl bir karşılık vereceklerine dair bir strateji olarak geliştirildiğini açıkladı. Arakçı, bu özel kodun herkes tarafından bilindiğini ve uygulama anında oldukça etkili bir biçimde devreye sokulduğunu belirtti. Bu sayede, İran güçlerinin planlı bir şekilde hareket ettiğini ve olası tehditlere karşı hazırlıklı olduklarını aktardı. İran'ın, bölgedeki güvenlik meselelerinde ciddi bir dönüşüm yaşandığını ifade eden Arakçı, bu durumun sadece İran için değil, aynı zamanda tüm bölge için de geniş kapsamlı sonuçlar doğurabileceğinin altını çizdi.
Savaşın Sonuçları ve Gelecek
İran Dışişleri Bakanı, kelimeleriyle bölgedeki güvenlik yapısının ne denli değiştiğine dikkat çekti. Arakçı, İran'ın, göreli güç ve caydırıcılık bakımından ciddi bir dönüşüm geçirdiğini, bu nedenle dış politikalarında önemli bir değişiklik olduğunu dile getirdi. Ayrıca, savaş süresince Dışişleri Bakanlığı’nın sürekli olarak görev başında olduğunu ve önemli toplantılara katıldıklarını belirtti. Nükleer müzakerelere ilişkin ise, İran'ın direniş sergilediğini ve ABD'nin talep ettiği şartlar karşısında onurlu bir duruş sergilediğini ifade etti. Son olarak, ateşkesin sağlanma sürecinin zorlu şartlar altında gerçekleştirildiğini ve müzakere sonuçlarının uzlaşma sağlayabilmesi için nasıl bir çaba sarf edildiğini belirtti.