Antalya'da geçtiğimiz hafta meydana gelen kötü hava koşulları, seracılık ve açık alan tarımı üzerinde büyük bir yıkıma neden oldu. Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, yaklaşık 6 bin dönüm tarım arazisinin etkilendiğini ve zararın toplamda 300 milyon TL’ye varabileceğini duyurdu.
Şiddetli Yağış ve Fırtína'nın Etkileri
Kaş, Demre, Kumluca, Finike, Serik, Aksu ve Gazipaşa gibi sahil bölgelerinde etkili olan şiddetli yağış ve fırtına, dolu ve hortum etkisiyle birleşince pek çok seranın yıkılmasına ve plastik örtülerin parçalanmasına yol açtı. Bu durum, tarımsal üretimin önemli bir kısmının zarar görmesine neden oldu. Özellikle domates ve biber gibi temel ürünlerde verim kaybı yaşanması, üreticileri büyük bir çıkmaza soktu. Tarım alanındaki bu büyük felaket, sadece hasar anlamında değil, aynı zamanda bu bölgedeki gıda güvenliğini de tehdit ediyor.
Hasar Tespit Çalışmaları Devam Ediyor
Ebru Kaçın, ilçe tarım müdürlükleri ve TARSİM ekiplerinin etkilenen bölgelerde hasar tespit çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdi. Son yıllarda meydana gelen doğal afetlerin sayısının artış göstermesi, bu tür olayların tarımsal üretimi tehdit eder hale geldiğini gösteriyor. Kaçın, “Son 4-5 yıl içinde bu tür doğa olayları tarım sektörüne giderek daha fazla zarar vermekte,” şeklinde bir değerlendirmede bulundu. Üreticilerin sürekli olarak bu tür sorunlarla karşılaşması, tarımsal sürdürülebilirliği zorlaştırıyor. Arazilerdeki hasarın tam boyutları henüz netleşmiş olmasa da, etkilenen alanın 6 bin dönümü aşacağı öngörülüyor.
En Fazla Zarar Kumluca ve Aksu’da
Kaçın, hasarın en çok Kumluca ve Aksu bölgelerinde yoğunlaştığını belirtti. Kumluca'da yaklaşık 3 bin dönüm, Aksu'da ise 1.500 dönüm alanda hasar oluştu. Bu ilçelerdeki örtü altı tarımın yoğunluğu, kaybın boyutunu arttırmış durumda. Kaçın, örtü altı tarımın ülke ekonomisi için önemli olduğunu ve bu alanların sadece kişisel yatırımlar olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Devletin üreticilere sağladığı desteğin daha fazla hissettirilmesi gerektiğine işaret eden Kaçın, Türkiye'nin bir tarım ülkesi olduğunu ve bu tür hasarların önlenmesi için kalıcı çözümler oluşturulması gerektiğini belirtmiştir.
Afetlere Karşı Güvence Sistemi Gelişmeli
Hortum ve fırtınanın ardından birçok sera kullanılamaz hale geldi. Ebru Kaçın, getirilen yüklerin üreticiler tarafından tek başına taşınamayacağını ifade ederek, bir fon veya güvence sistemi kurulmasının elzem olduğunu dile getirdi. Üreticilerin, bu tür desteklerin mevcut olması durumu ile yeniden faaliyetlerine devam edebileceğini vurguladı. Ayrıca, tarımsal üretim açısından büyük önem taşıyan deneyimlerin ve uygulamaların yeniliklerle desteklenmesi gerektiğini savundu.
Toplam Hasarın Boyutu
Ebru Kaçın, güncel koşullar altında bir dönüm sera maliyetinin 800 bin ile 1,5 milyon TL arasında değiştiğini belirtti. Bazı bölgelerde seraların tamamen yıkıldığını, diğerlerinde ise yalnızca ürünlerin hasar gördüğünü ifade etti. Bütün bu unsurları göz önünde bulundurulduğunda toplam hasarın 200-300 milyon TL arasında olacağını tahmin ettiklerini aktardı. Bu durum, hem üreticilerin hem de ilgili sektörlerin tekrar toparlanabilmesi için zorlayıcı bir süreç oluşturuyor.
Aksu'da Yağış Miktarları
Son yağışlar sırasında Meteoroloji Bölge Müdürlüğü verilerine göre en yüksek yağış miktarının metrekareye 190 kilogram olarak Aksu ilçesinde kaydedildiği bildirildi. Bunu takiben Muratpaşa, Kepez, Kemer, Serik, Manavgat ve Döşemealtı ilçeleri geldi. Aksu'daki bu aşırı yağışlar, bölgedeki tarım faaliyetlerinin daha da zor hale gelmesine neden oldu. Her ne kadar doğal olaylar kaçınılmaz olsa da; alınacak tedbirler ve hazırlıklarla tarımsal üretimin daha az etkilenmesi sağlanabilir.