Arjantin'de Tarihi Karar: İki Japon Balığı Hukuki Statü Kazandı!

Arjantin'in Buenos Aires şehrinde, kötü şartlarda sergilenen iki Japon balığı, mahkeme kararıyla "hak sahibi ve hissedebilen varlıklar" olarak kabul edildi. Fede ve Magui isimli balıklar, 40 litrelik dar akvaryumdan ferah bir ortama sahip 2,500 litrelik yeni akvaryuma taşındı. Bu gelişme, hayvan hakları konusunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Arjantin'in başkenti Buenos Aires'te şık bir semtte bulunan bir suşi restoranının vitrinindeki küçük akvaryumda yaşayan iki Japon balığı, mahkeme kararıyla "hak sahibi ve hissedebilen canlılar" olarak tanındı.

Karar, hayvan hakları açısından ülkede emsal niteliğinde görülüyor.Restoranın dış cephesindeki cam vitrinde bulunan akvaryumdaki Fede ve Magui isimli iki Japon balığı, güneş altında ve yoğun sokak gürültüsüne maruz kalıyordu.

Durumu fark eden hayvan hakları savunucuları, balıkların yaşam koşullarının uygun olmadığını belirterek harekete geçti.200'den fazla kurtarılmış hayvana ev sahipliği yapan türcülük karşıtı sivil toplum kuruluşu Jaulas Vacías (Boş Kafesler) adına davayı açan avukat Matías Trufero, "Oradan geçen herkes akvaryumun balıklar için uygun olmadığını görebiliyordu." dedi.

STK, balıkların tutulduğu koşulların Arjantin'de hayvanlara kötü muameleyi cezalandıran 14.346 sayılı Hayvanları Koruma Yasası'nı ihlal ettiğini savundu.Uzmanların hazırladığı raporlarla desteklenen başvurunun ardından mahkeme, balıkların daha uygun bir ortama taşınmasına karar verdi.

Davayı yürüten Trufero, restoran yönetiminin karara itiraz etmediğini söyledi.Balıkların kurtarılmasına destek veren uzmanlardan Carlos José Aga, iki Japon balığını küçük bir vitrinde tutmanın, "iki kutup ayısını saunanın içine konulmuş bir kafeste yaşamaya zorlamakla neredeyse aynı şey" olduğunu ifade etti.Fede ve Magui, yalnızca 40 litrelik akvaryumdan alınarak Aga'nın evindeki 2 bin 500 litrelik büyük akvaryuma taşındı.

Mahkeme, balıkların yeni yaşam alanında kalmasına hükmetti.Aga, balıkların taşınmasının hassas bir süreç olduğunu belirterek şunları söyledi:"Balıklar adeta astronotlar gibidir.

Yaşadıkları su ortamındaki tüm değerler dikkatle korunmalıdır.

Yeni ortama geçtiklerinde de aynı koşulların sağlanması gerekir.

Aksi halde bağışıklık sistemleri zarar görebilir." Uzman, balıkların yeni yaşam alanlarına uyum sağladığını ve sağlık durumlarının iyi olduğunu belirtti.Davanın en dikkat çekici yönü ise balıkların yalnızca kurtarılması değil, aynı zamanda hukuki statülerinin değiştirilmesi oldu.Avukat Trufero, mahkemeden balıkların sadece güvenli bir yere taşınmasını değil, aynı zamanda "hukukun öznesi" yani "hak sahibi ve hissedebilen canlılar" olarak tanınmasını talep ettiklerini söyledi.Bu kararla birlikte Fede ve Magui artık hukuken yalnızca bir "eşya" olarak değil, belirli haklara sahip canlılar olarak kabul edildi.

Kararın, benzer koşullarda yaşayan diğer hayvanlar için de emsal oluşturabileceği değerlendiriliyor.Trufero, bu kararın evde Japon balığı beslemenin yasak olduğu anlamına gelmediğini vurguladı. "Bir balığı akvaryumda beslemek tek başına yasa dışı değildir.

Ancak onu yetersiz alan, kötü yaşam koşulları veya aç bırakma gibi kötü muameleye yol açan şartlarda tutmak yasalara aykırıdır." dedi.

Ayrıca bazı egzotik türlerin yerel yaban hayatı mevzuatı kapsamında evde beslenmesinin tamamen yasak olabileceğini de hatırlattı.Arjantin'de hayvan hakları konusunda daha önce de dikkat çeken kararlar alınmıştı. 2014 yılında Buenos Aires Hayvanat Bahçesi'nde yaşayan Sandra isimli orangutan, mahkeme kararıyla "insan olmayan kişi" olarak tanınmıştı. Çevrecilerin açtığı davanın ardından Sandra'nın esaret altında tutulmasının haklarını ihlal ettiğine hükmedilmiş, 2019 yılında ABD'nin Florida eyaletindeki bir primat koruma merkezine gönderilmişti.Uzmanlara göre Fede ve Magui kararı, özellikle evlerde ve iş yerlerinde sıkça beslenen Japon balıkları gibi hayvanların da hukuki koruma kapsamına alınmasının önünü açabilir.Carlos José Aga, "Hak sahibi olan bir canlı kendi haklarını savunamaz.

Bu nedenle onların adına konuşacak ve yasaları işletecek insanlara ihtiyaç vardır." diyerek kararın önemine dikkat çekti.

İLGİLİ HABERLER