Avrupa’da reel ücretler 2021 seviyesini yakalayamadı

OECD verilerine göre Avrupa’da incelenen 27 ülkenin dokuzunda reel ücretler 2021’in altında kaldı. Euro Bölgesi yüzde 1,8 kayıp yaşarken İtalya yüzde 6,1 düşüşle son sıraya indi, Türkiye yüzde 78,6 artışla ayrıştı.

Avrupa’da çalışanların ücretleri yükselse de enflasyonun açtığı alım gücü kaybı birçok ülkede kapanmadı.

OECD verilerine dayanan karşılaştırmaya göre 27 Avrupa ülkesinin dokuzunda reel ücretler, 2026’nın ilk çeyreğinde hâlâ 2021’in ilk çeyreğindeki seviyenin altında bulunuyor.Euro Bölgesi genelindeki reel ücret kaybı beş yıllık dönemde yüzde 1,8’e ulaştı. İtalya, Çekya ve İsveç’teki gerileme çok daha sert gerçekleşirken ülkeler arasındaki ücret makası belirgin biçimde açıldı.

Dokuz ülke hâlâ gerideReel ücret, çalışanın eline geçen nominal ücretin enflasyondan arındırılmış halini gösteriyor. Ücret artışının fiyat yükselişinin altında kalması, maaş yükselse bile satın alınabilen mal ve hizmet miktarının azalması anlamına geliyor.2021 ile 2026’nın ilk çeyrekleri arasındaki dönemde reel ücretler dokuz Avrupa ülkesinde geriledi.

OECD, 2022 ve 2023 yıllarındaki hayat pahalılığı krizinin etkilerinin 2026’nın başında dahi tamamen ortadan kalkmadığını belirtti.Sektörel toplu sözleşmelerin her yıl yenilenmemesi ve ücret düzenlemelerinin farklı tarihlere yayılması, çalışanların enflasyon kayıplarını telafi etmesini yavaşlattı.

Yasal asgari ücretler ise birçok ülkede fiyat artışlarını daha yakından izledi. İtalya kaybın merkezindeAvrupa’daki en büyük reel ücret kaybı yüzde 6,1 ile İtalya’da görüldü. Çekya yüzde 5,8, İsveç ise yüzde 4,8 düşüşle İtalya’yı izledi.Danimarka’da reel ücretler yüzde 2,1, İspanya’da yüzde 2 geriledi.

Slovakya, Finlandiya, İrlanda ve İsviçre’deki kayıplar yüzde 0,7 ile yüzde 1,4 arasında değişti.İtalya’daki gerilemede toplu sözleşmelerin uzun süre yenilenmemesi, sendikaların pazarlık gücünün zayıflaması, düşük verimlilik ve sınırlı ekonomik büyüme etkili oldu.

Nominal ücretlerin enflasyondaki hızlı artışa geç tepki vermesi de alım gücü kaybını büyüttü.

Türkiye düşük bazla ayrıştıTürkiye, 2021’in ilk çeyreği ile 2026’nın ilk çeyreği arasında yüzde 78,6’lık reel ücret artışıyla karşılaştırmadaki en yüksek oranı kaydetti. Ülkenin yıllık enflasyonu 2026 ortasında yüzde 32 seviyesinde bulunmasına rağmen hesaplanan artış diğer ülkelerden belirgin biçimde ayrıştı.Ekonomistler, yüzde 78,6’lık artışın matematiksel olarak doğru olmakla birlikte yaşam standartlarındaki iyileşmeyi olduğundan güçlü gösterebileceği uyarısında bulundu.

Reel ücretlerin 2021’e, 2018’deki kur krizinin ardından oluşan düşük seviyeden başlaması artış oranını yukarı taşıdı.2022 ve 2023 yıllarında asgari ücrete iki kez zam yapılması yükselişte belirleyici oldu.

Seçimlerin ardından düzenlemenin yeniden yılda bir kez yapılmaya başlanması ve ücret artışlarının enflasyonun gerisinde kalması, son dönemdeki toparlanmayı sınırladı.

Resmî enflasyon ölçümüne ilişkin tartışmalar da verinin yaşam maliyeti açısından yorumlanmasını zorlaştırıyor.

Euro Bölgesi’nde makas açıldıTürkiye’nin ardından en yüksek artış yüzde 29,8 ile Macaristan’da görüldü.

Polonya’da reel ücretler yüzde 16,5 arttı.

En yüksek artışın görüldüğü ilk üç ülkenin de Euro Bölgesi dışında kalması dikkati çekti.Euro Bölgesi içinde en güçlü yükselişi yüzde 14,8 ile Litvanya kaydetti.

Reel ücretler Letonya’da yüzde 7,4, Slovenya’da yüzde 6,6, Portekiz’de yüzde 5,6, Yunanistan’da yüzde 4,7 ve Lüksemburg’da yüzde 4,1 arttı.Belçika’da reel ücretler değişmezken Fransa ve Estonya’daki yükseliş yüzde 0,1 ile sınırlı kaldı.

Avrupa’nın beş büyük ekonomisi içinde İngiltere yüzde 3,6 artışla ilk sırada yer aldı.

Almanya’daki yükseliş yüzde 0,9 olurken Fransa yüzde 0,1’de kaldı; İspanya yüzde 2, İtalya yüzde 6,1 kayıp yaşadı.

Enerji fiyatları yeni riskİngiltere ve Almanya’da asgari ücretlerin enflasyonun üzerinde artırılması, reel ücret toparlanmasını destekledi. İngiltere’deki daha esnek ücret belirleme sistemi ve personel bulma güçlüğü, maaşların fiyat artışlarına daha hızlı uyum sağlamasına yardımcı oldu.Buna karşılık ekonomik durgunluk, Çin rekabeti nedeniyle büyüyen sanayisizleşme kaygısı ve ABD öncülüğündeki tarife savaşının ihracat pazarlarını tehdit etmesi, Avrupa’daki çalışanların pazarlık gücünü sınırladı.OECD verileri, İran çevresindeki çatışmaların ardından enerji fiyatlarında yaşanan son yükselişten önceki dönemi kapsıyor.

Petrol ve doğalgaz maliyetlerinin yeniden artması halinde ücretlerdeki toparlanmanın yavaşlaması ve çalışanların alım gücü kaybının tekrar büyümesi riski bulunuyor.

İLGİLİ HABERLER