CDC'den Açıklamalar: Su Gibi İshale Neden Olan Siklosporiyaz Hastalığı ve Tedavi Yöntemleri

ABD'de ishal vakalarında gözlemlenen hızlı artış, 34 eyaletteki siklosporiyaz salgını ile ilişkili. Yaklaşık 7 bin kişi inceleme altında bulunurken, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), bulaşıcılığını araştırmak için taze sebze ve meyveleri inceliyor. Vatandaşlardan, bu ürünleri kullanmadan önce dikkatlice yıkamaları isteniyor.

ABD'de gıda kaynaklı olarak ortaya çıkan siklosporiyaz (cyclosporiasis) salgını hızla yayılmaya devam ediyor. Ülke genelinde sağlık yetkilileri, patlayıcı ishal vakalarına neden olan bu hastalığın yaklaşık 7 bin örneğini inceliyor. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) yaptığı açıklamada, 1.645 doğrulanmış vakanın tespit edildiğini duyurdu. Ayrıca, 5.100'den fazla şüpheli vaka için laboratuvar testleri de sürüyor.

Salgının Yayılımı ve İncelemeler

CDC, 34 eyalette siklosporiyaz vakalarının bildirildiğini ve bu eyaletlerde sağlık birimleriyle birlikte salgının nedenini araştırmak için çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Hastaların yaş aralığı 2 ile 95 arasında değişirken, ortanca yaşın 44 olduğu ifade edildi. Şu ana kadar hastalıkla ilişkili herhangi bir ölüm vakası bildirilmiş değil. Sağlık yetkilileri, mayıs ayının başından bu yana vakalarda görülen artış hakkında endişelerini dile getirerek, sağlık çalışanlarını hastaları test etmeye ve doğrulanan vakaları yerel sağlık birimlerine bildirmeye teşvik etti. CDC'ye göre, bu çok eyaletli salgında gerçek hasta sayısının resmi rakamlardan daha fazla olabileceği vurgulanıyor ve salgının kapsamının bildirilenle sınırlı olmadığı belirtiliyor.

Siklosporiyaz Nedir ve Belirtileri

Siklosporiyaz, Cyclospora cayetanensis adlı bir mikroskobik parazitin neden olduğu bir bağırsak enfeksiyonu olarak tanımlanmaktadır. Bu parazit ince bağırsağa yerleşerek, sulu ishal, sık bağırsak hareketleri ve zaman zaman çok şiddetli ishal gibi belirtilere yol açmakta. CDC, eyaletlerden gelen verilerin doğrulanmış ve olası vakaları bir arada içerebildiğini, bu yüzden bazı eyaletlerdeki açıklanan sayıların ulusal kayıtlardan daha yüksek olabileceğini bildiriyor. Ayrıca, hastalığın gözlemlenmesi ile resmi kayıtlara geçişi arasında yaklaşık altı hafta süren bir gecikmenin olduğunu belirtiyor. Örneğin, CDC'nin açıkladığı 1.645 doğrulanmış vaka için Michigan Sağlık ve İnsan Hizmetleri Departmanı, yalnızca kendi eyaletindeki vaka sayısının 2.640'a ulaştığını duyurdu.

Salgının Kaynağı ve Şüpheli Gıda Ürünleri

Sağlık yetkilileri, salgının kökenini oluşturan spesifik bir gıda maddesini henüz netleştiremediklerini ifade ediyor. Baş Sağlık Sorumlusu Dr. Sohaib Imtiaz, araştırmaların kontamine olmuş çiğ ve taze ürünlerle bağlantılı olabileceği üzerinde yoğunlaştığını belirtti. İncelenen gıda listesi arasında paketli salata karışımları, kişniş, fesleğen, çiğ meyveler ve taze yeşil soğanlar yer almakta. Bu noktada, vatandaşların sebze ve meyveleri tüketmeden önce onları iyice yıkamaları, mutfak araçlarını düzenli olarak temizlemeleri ve mümkünse sebze ve meyveleri pişirerek tüketmeleri konusunda uyarılmalılar.

İshal Kontrolü ve Beslenme Önerileri

İlginç bir şekilde, mevsim geçişleri ve hijyen standartlarının yeterince sağlanamadığı dönemlerde yaygın olarak görülen ishal, günlük yaşam kalitesinde büyük düşüşe neden olabiliyor. Bu tür durumlarda, vücudun sıvı ve mineral kaybı ile başa çıkabilmesi için doğru beslenme alışkanlıkları benimsemek oldukça önemli. Uzmanlar, ishal sürecinde sindirimi kolay olan gıdaların tercih edilmesi ve bağırsak hareketlerini hızlandırabilecek besinlerden kaçınılması gerektiği konusunda önerilerde bulunuyor. Su ve mineral kaybının önüne geçmek için bol miktarda su tüketilmesi ve tuzlu ayran ile bitki çaylarının tercih edilmesi öneriliyor. Sindirim sistemini yormayacak ve dışkıyı katılaştırmaya yardımcı olabilecek haşlanmış patates ve yağsız pirinç lapası bu süreçte en güvenilir gıdalar arasında sayılmakta.

Ek Besin Önerileri ve Probiyotik Kullanımı

İshal sırasında potasyum almak için muz ve elma tüketiminin faydalı olabileceği gibi, bağırsak hareketlerini yavaşlatma potansiyeline sahip olan limonlu Türk kahvesinin ise sürece olumsuz etkisi bulunmaktadır. Ayrıca, sindirim florasını dengelemenin önemli olduğu bu dönemlerde yağsız yoğurt ve kefir gibi probiyotiklerin tüketilmesi de önerilmektedir. Bu tarz besinler, sindirim sisteminin daha düzenli çalışmasına yardımcı olarak iyileşme sürecini hızlandırabilir. Dolayısıyla, besin tercihleri ve alışkanlıkları, ishal gibi rahatsız edici bir durumla başa çıkmada büyük bir rol oynamaktadır.

İLGİLİ HABERLER