Yurdun dört bir yanı, çocuk yaşta çalışma koşullarına zorlanan MESEM'li çocuklar için iş cinayeti tehlikesiyle dolu hale gelmiş durumda. Son örneklerden biri, 16 yaşındaki stajyer öğrenci Yiğit Mehmet Kesme'nin Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde traktör tamiri sırasında hidrolik aksamına sıkışarak hayatını kaybetmesi oldu. Bu talihsiz olay, bu yıl iş cinayetleri yüzünden hayatını kaybeden 34’üncü çocuk olarak kayıtlara geçti. Daha önceki gün Aksaray’da bir oto tamir dükkanında 13 yaşındaki bir çırak, kalfası tarafından darp edildi. Olayın ardından çocuğun ailesinin kalfadan şikayetçi olduğu öğrenildi, ancak konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Çocuklar, uzun çalışma saatleri, düşük ücretler, iş baskısı, darp ve kötü muamele gibi zor koşullarda çalıştırılmaya devam ediyor.
Uluslararası Çalışma Örgütü'nün Verileri
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), çocuk işçiliğinin ve zorla çalıştırmanın ortadan kaldırılması için geçtiğimiz yıllarda önemli veriler ve raporlar hazırladı. ILO'nun güncel bilgi notuna göre, çocuk yaşta bir grup çocuk özellikle ağır iş kollarında, örneğin oto tamiri ve sanayi gibi sektörlerde çalışmaya zorlanıyor. Yiğit Mehmet Kesme gibi çocuklar, taahhüt ettikleri eğitimlerden koparılmakta ve iş güvenliği eksikliğiyle karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu durum, çocukların tehlikeli koşullarda çalışmasını daha da riskli hale getiriyor.
Çocuk İşçilere Yönelik Uygulamalar
IPEC+ raporlarının önemli bir maddesi, çocukların eğitim hakkının gasp edilmesi ve bu nedenle tehlikeli iş kollarında çalıştırılmasının "en kötü biçim" olarak nitelendirilmesidir. Çocuklar, genellikle zorlu çalışma koşullarının yanı sıra, asgari ücretin bile altında hizmet vermek zorunda kalıyor. Haftada yalnızca bir gün okula gidebilen bu çocuklar, geri kalan günlerini ağır işlerde çalışarak geçiriyor. Türkiye'de kayıt dışı çalışan ve MESEM kapsamına alınan çok sayıda çocuk bulunmasına rağmen, bu çalışmalara yönelik yeterli güvence ve denetim yok.
Türkiye'deki Çocuk İşçiliği ve İstatistikler
ILO'nun IPEC+ programı çerçevesinde Türkiye'nin yer almadığı bildiriliyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi'nin verilerine göre, 2026 yılından bu yana en az 34 çocuk iş cinayetlerine kurban gitti. 2013-2026 döneminde ise toplamda en az 852 çocuk iş kazaları neticesinde hayatını kaybetti. 2023 yılı itibarıyla MESEM kapsamında çalıştırılan ve iş cinayetlerinde hayatını kaybeden çocukların sayısı en az 21 olarak rapor edilmiştir. 2025 yılı itibarıyla 15-17 yaş arası yaklaşık 980 bin çocuk kayıtlara geçmiş durumdadır. Ancak bu çocukların iş gücü pazarındaki durumu hakkında güvenilir bir veri bulunmamaktadır.
Çalışma Koşulları ve Sağlık Sorunları
UNICEF'e göre, Türkiye'de çalışan çocukların büyük bir bölümü tarım alanında, imalat sanayinde ve hizmet sektöründe yer alıyor. Çalışan çocukların yüzde 45,5'i hizmet, yüzde 30,8'i tarım alanında, yüzde 23,7'si ise imalat sanayinde iş bulmakta. Dünya genelinde 138 milyon çocuk işçi vardır ve bunların 54 milyonu tehlikeli koşullarda çalıştırılmaktadır. Türkiye'de tarım sektöründeki küçük ve orta ölçekli işletmelerde çalışan çocuklar, eğitim haklarından mahrum kalırken, yapılan işlerin zorluğu nedeniyle sağlık sorunları da yaşamaktadırlar. Hijyenik barınma eksikliği ve temiz suya erişim sorunları, tarım işçileri arasında yaygın olan sorunlardan bazılarıdır.
Denetim Eksiklikleri ve Çocukların Korunması
Türkiye, ILO sözleşmelerini imzalatsa da, denetim eksiklikleri çocuk işçilerin korunmasına yönelik ciddi boşluklar oluşturmuş durumda. Örneğin, 2 Temmuz'da Kızılırmak’a kapılan iki kardeş, mevsimlik tarım işçisi olarak tehlikeli koşullara maruz kaldı. 13 yaşındaki Zerda ve 15 yaşındaki Gülseren, çalışma koşulları nedeniyle hayatlarını kaybetti. Türkiye'deki sistemin, özellikle de yasal durumu belirsiz olan işçiler üzerinde yarattığı baskı, çocukların güvenliği açısından büyük bir tehdit olarak değerlendirilmektedir. ILO'nun 29 Sayılı Zorla Çalıştırma Sözleşmesi'ne rağmen, merdiven altı atölyelerde ve kayıtdışı işlerde yaşanan sorunlar, bu çocukları "modern kölelik" koşullarına itmektedir.