Destanlara İlham Olan Nesli Tükenmekte Olan Hayvanlara 5 Yavru Eklendi!

Antalya'da koruma altında bulunan alageyiklerin bu yıl 5 yavrusu dünyaya gelerek, popülasyonlarını 177 bireye çıkardı. 1966 yılında sadece 7 bireyle başlayan bu türün korunması, doğanın zenginliğini artırarak ekosisteme katkı sağlıyor. Bu başarı, yerel koruma çabalarının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Antalya'nın Efeler ilçesinde, şehir merkezine yalnızca 3 kilometre mesafedeki Düzlerçamı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'nda bu yıl toplam 5 alageyik yavrusu dünyaya geldi. Bu yeni doğumlarla birlikte, bölgedeki alageyiklerin sayısı 177’ye yükseldi. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Düzlerçamı'nın alageyiklerin (dama dama) dünyada saf ırkının yaşadığı tek doğal yaşam alanı olduğunu belirtiyor.

Alageyik Popülasyonunu Arttırmaya Yönelik Çalışmalar

Alageyik popülasyonunu artırmaya yönelik faaliyetler, 521 hektarlık Eşen Adası Yaban Hayvanları Üretme Yeri'nde gerçekleştiriliyor. Bu bölge, 1966 yılında yalnızca 7 alageyik ile faaliyete geçmişti. Zamanla yapılan koruma çalışmaları ve doğal yaşam koşullarının iyileştirilmesi sayesinde, alageyik sayısı 25 kat artarak 177 bireye ulaştı. Eşenadası Yaban Hayvanı Üretme Yeri Şefi Ertürk Reçber, üretim istasyonunun ilk kurulduğunda sadece 7 alageyik bulunduğunu, ancak yıllar içinde bu sayının artış gösterdiğini ifade etti. Alageyiklerin yavruları, Haziran ayında başlayan doğum dönemi boyunca, milli parklar ekipleri tarafından bölgeye yerleştirilen fotokapanlar aracılığıyla tespit edilmekte.

Minimum Temas ve Doğal Yaşam Alanlarının İzlenmesi

Alageyiklerin yabanilik özelliklerinin bozulmaması amacıyla yürütülen işlemler, minimum temas prensibi doğrultusunda gerçekleştiriliyor. Hayvanların yaşam alanları, beslenme alışkanlıkları ve dolaşım alanları, belirli sistemler aracılığıyla izleniyor. Genetik çeşitliliği koruma çerçevesinde, saha dışından yakalanan bireylerin üretme yerine dahil edilmesi için kan tazelemesi çalışmaları da devam ediyor. Tüm popülasyonun tek noktada bulunmasının, olası salgın hastalıklar veya orman yangınları gibi durumlarda risk oluşturabileceği düşünülüyor. Bu riske karşılık olarak, 123 alageyik bugüne kadar Aydın, Muğla, Manavgat ve Isparta gibi diğer doğal yaşam alanlarına nakledilmiş durumda.

Yangın Riskleri ve Altyapı Hazırlıkları

Alageyiklerin korunmasında en büyük endişe, yaz aylarında meydana gelebilecek orman yangınları. Reçber, yangın eylem planlarının mevcut olduğunu belirterek, "Farklı illerde alageyiklere doğal yaşam alanları oluşturmamızın en önemli nedeni yangın tehlikesidir." dedi. Zeytin ağaçlarının arasında yer alan antik bir coğrafyada, alageyiklerin üstü açık yaşam alanlarına sahip olduğu bildirilmektedir. Tüm bu çalışmalar tamamlandığında, bölgenin ziyarete açılması da planlanıyor. Reçber, bu sahada alageyiklerin saf ve doğal olarak yaşadığı tek yer olmasının, dünya genelinde büyük bir öneme sahip olduğunu vurguladı.

İLGİLİ HABERLER