Doğum izni ve sosyal medya: Düzenlemenin 6 maddesi Meclis'ten geçti

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda, doğum izni ve sosyal medyaya 15 yaş düzenlemesini de içeren, 'Sosyal Hizmet Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 6 maddesi daha kabul edildi.

TBMM Genel Kurulu doğum izni ve sosyal medyaya 15 yaş düzenlemesini de içeren, 'Sosyal Hizmet Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.

Gündem dışı konuşmalar, milletvekillerinin 1'er dakikalık konuşmaları, grup başkanvekillerinin değerlendirmelerin ardından siyasi parti gruplarının TBMM Başkanlığı’na sunduğu önergelere geçildi. Bu bölümde DEM Parti'nin sunduğu, 'Asgari ücretliler üzerindeki enflasyon etkisini azaltmak için atılacak adımların araştırılması' başlıklı önergesi görüşmeleri sırasında AK Parti ve CHP'li milletvekilleri arasında Ankara'da ASKİ Genel Müdürlüğü'nün su tarifelerinde yaptığı zammın mahkeme kararıyla iptal edilmesi tartışıldı.

'CHP VE AK PARTİ VATANDAŞ DAHA UCUZ SU NASIL KULLANIR, BUNUN DERDİNE DÜŞMELİDİR'

Önerge üzerine söz alan AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek, "Bugün 35,5 liralık su fiyatının üstüne yüzde 6 zam koyduğumuz zaman 38 TL'ye tekabül eder ancak bugün Ankara Büyükşehir Belediyemiz 51 TL'ye suyu satmaktadır. Biliyorsunuz ki 2560 sayılı Kanun'un 23'üncü maddesinde su tarifeleri maliyet esasına göre belirlenir. Yani su, doğal olarak bir tekeldir; bundan ötürü de yapılan zamları maliyet esasına göre belirlemeniz gerekmektedir. Maalesef, değerli vatandaşlarımız şu anda konutlarda yüzde 430'u bulan, yüzde 720'yi bulan zamlar ödemektedir. İş yerlerinde ise sadece 1 metreküp su kullanırsanız bir iş yerinde dahi maalesef suyu yüzde 366 zamlı ödüyorsunuz. Aslında burada benim söylemek istediğim şu: Bakın, biz burada bir polemiğe girmemeliyiz, tam tersine CHP, AK Parti vatandaş daha ucuz su nasıl kullanır, bunun derdine düşmelidir diye düşünüyorum. Bu su fiyatlarını iptal eden Ankara'da idare mahkemesidir. Bakın, lütfen, elimizi vicdanımıza koyalım" ifadelerini kullandı.

'NİYE TÜRKİYE'NİN EN PAHAI SUYUNU MELİH GÖKÇEK ANKARALILARA İÇİRTTİ'

Gökçek'in konuşması esnasında CHP sıralarından tepkiler yükselirken söz alan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, "Bir soruyla başlayalım; Ankara'da su gerçekten maliyet artı yüzde 5'le tüketiciye satılmak, verilmek istenir. Ama bu mümkündü de niye Türkiye'nin en pahalı suyunu Melih Gökçek Ankaralılara içirtti, kullandırttı; bir defa bunun cevabının verilmesi lazım. Bakın elimde Sayın Osman Gökçek'in açtığı idare mahkemesinin kararı var elimde, sizde de vardır. Bu kararda, 'Su pahalı', 'Suyu pahalı, zamlı veriyorsunuz', 'Suyu başka türlü yapıyorsunuz' denilmiyor. Diyor ki, kademeli tarifeyi, dolayısıyla da yoksulların; 1 milyon 128 bin abonenin korunduğu tarifeyi iptal ediyor ve bunun sonucunda da 46 liraya kullanılan metreküpün fiyatı 51 liraya çıkıyor, yüzde 10 zamlanıyor ve bunun mimarı da Sayın Gökçek" diye konuştu.

'SU FİYATI ESKİSİNDEN ÇOK DAHA UCUZ HALE GELMİŞTİR'

Ardından söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, CHP'li Emir'e herhangi bir sataşma yaşanmamasına rağmen söz verilmesini eleştirerek, "Kendisine hiçbir sataşma olmadığı halde Sayın Murat Emir'e yine söz verdiniz. Şimdi, burada şu anda kendisi konuşurken arkadaşları pek çok laf atarak ve kendisi de bizzat milletvekilimizin adını anarak bir hakaret ettiği için kendisine, milletvekilimize muhakkak söz verilmeli ve nihayetinde de bu konuya dair açıklama yapmak hepimizin hakkı. O olan dava sürecinde daha evvel denenmiş bir metodun aynısını bizim grubumuz denemiştir ve nihayetinde, mahkeme de tutarlı olarak aynı şekilde karar vermiştir. Şu anda da her halükarda su fiyatları eskisinden çok daha ucuz hale gelmiştir, Ankaralının lehine olmuştur" dedi.

'İDDİALARIMA CEVAP VERMESİNDEN MEMNUN OLURUM'

AK Parti ve CHP'li milletvekilleri arasında karşılıklı sataşmalar sürerken söz alan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, AK Parti'li Zengin'e cevaben, "Sayın Zengin'in, 'Sadece sataşmadan söz alınabilir' gibi bir algısı var zannederim, onu düzeltme ihtiyacımız var. Bakın, İç Tüzük 69'a göre, 'Bir parti grubu milletvekilleri farklı bir görüş olarak ifade atfolunuyorsa açıklama yapabilirler' diyor. Ben de buna istinaden açıklama yaptım. Ayrıca da Sayın Gökçek'e en ufak bir hakarette bulunmadım, hiç de böyle bir ihtiyaç içerisinde de değilim. Sayın Gökçek'in de benim iddialarıma cevap vermesinden de memnun olurum" diye konuştu.

'GÖKÇEK DÖNEMİ 1,7 DOLAR, YAVAŞ'IN DÖNEMİNDE İSE 3,27 DOLAR'

AK Parti'li Gökçek, CHP'li Emir'e cevaben yerinden söz alarak, "Öncelikle Sayın Emir'e şunu söylemek istiyorum. Dün Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin yapmış olduğu açıklamada AK Parti dönemi yani Gökçek dönemiyle ilgili olarak 1,7 dolar olarak fiyatı söylemişlerdi, bugün Sayın Mansur Yavaş'ın dönemiyle alakalı 9 kalem 145 TL ortalamasıdır, yani 3,27 dolara gelir ki neredeyse 2 katıdır; bunu özellikle bilmenizi istiyorum. Özellikle, ikinci mevzuya geldiğimiz zaman, Murat Emir'e şunu anlatmak istiyorum; efendim, yüzde 44 zam yapıyorsunuz vatandaşa, önce fiyata bindiriyorsunuz, bindirdiğiniz fiyatın üstünden indirim yapıyorsunuz yani bu bir indirim değildir. Siz, vatandaşa yüzde 6'yla sattığınız sudan bir indirim yapmıyorsunuz, vatandaşa yüzde 44'le sattığınız sudan bir indirim yapıyorsunuz ki buna indirim diyebilmemiz mümkün değil. Ayrıyeten, ikinci olarak da şunu söylüyorum; mahkeme sizin dediğiniz gibi karar vermedi Sayın Emir; efendim, yüzde 93 zam yapıldığı, ikinci bilirkişi raporunda da yüzde 31 zam yapıldığı için bunun fahiş bir zam olduğundan dolayı iptalini istedi" ifadelerini kullandı.

'YATILI KURULUŞLARDA SAĞLANAN HİZMETİN AKSAMAMASI İÇİN TÜM İŞLER VALİLİKÇE YÜRÜTÜLECEK'

Önergelerin tamamlanmasının ardından teklife geçildi. Yapılan görüşmeler sonucunda teklifin 6 maddesi daha kabul edildi. Kabul edilen maddelere göre; kapatılmasına karar verilen yatılı kuruluşlarda, ihtiyaç duyulması halinde bakım faaliyetlerinin aksamaması ve hizmetin devamlılığını sağlamak için tüm işler valilikçe yürütülecek. Bu yetki çerçevesinde başka bir kuruluşa nakli hemen yapılamayan kişilere 6 ay süre verilecek. Bu süreçte Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na bağlı yatılı kuruluşlarda görev yapan personel, geçici olarak görevlendirilebilecek. Ayrıca sosyal hizmet kuruluşlarında hizmet verilen kişilere yönelik tehdit, baskı veya özgürlüğün keyfi engellenmesini içeren fiziksel, cinsel, tıbbi, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar veren eylemlerden dolayı cezalandırılmasına karar verilmiş olan eylemler nedeniyle açılan kovuşturma sonuçlanıncaya kadar valilikçe tedbir alınabilecek. Diğer taraftan devlet koruması altında yetişen gençlerin istihdam hakkından yararlanması için en az 5 yıl kuruluş bakımı veya koruyucu aile sosyal hizmet modellerinden fiilen yararlanması ve reşit olduğu tarih itibarıyla fiilen yararlanmaya devam ediyor olması gerekecek. Ayrıca korunma, bakım tedbir kararının sona erdiği tarih itibarıyla Türk vatandaşı olması, 14 yaşını doldurması, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kayıtlarına göre 90 günden fazla izinsiz ayrılmamış olması, en az ortaöğretim mezunu olması, 18 yaşın doldurması ve korunma kararının sona erdiği tarihten itibaren 5 yıl içinde bakanlığa başvuru şartlarını tamamlaması gerekecek.

YATILI SOSYA HİZMET KURUUŞLARINA KAMERA KURULACAK

Öte taraftan teklifle birlikte 'Sosyal Hizmet Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre; yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan sosyal hizmet kalitesinin artırılması, bireylerin ve kuruluşların güvenliğinin sağlanması, bireylerin iyi olma halinin temini, acil durumlara hızlı ve etkili bir şekilde müdahale edilmesi ve suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla yazılım destekli kamera sistemleri kurulacak. Yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan hizmetlerin kalite ve verimliliğinin artırılması, özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlarının tespit edilmesi, suç işlenmesinin önlenmesi ve acil durumlarda erken müdahalenin sağlanması amacıyla Merkezi İzleme Sistemi'ne bağlı yazılım destekli kamera sistemlerinden yararlanılacak. Bu çerçevede elde edilecek kişisel veriler adli veya idari soruşturmaya esas teşkil etmemesi halinde, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve ilgili mevzuatında gösterilen usul çerçevesinde, kayıt tarihinden 2 yıl geçtikten sonra silinecek. Bu veriler mahkeme kararı olmaksızın hiçbir kurum, kuruluş veya kişi ile paylaşılamayacak. Ancak kamu hizmetlerinin kalite ve verimliliğinin artırılması ile plan ve politika geliştirilebilmesi amacıyla bu verilerden anonim hale getirilmek suretiyle yararlanılabilecek. Teklifle birlikte Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından sunulan hizmetlerden yararlanacak kişi ve hanelerin tespiti, ulusal politika ve stratejilerin oluşturulması ve sosyal yardımlardan yararlanacak kişilerin objektif ölçütlere göre belirlenmesinde kullanılmak üzere başvuru konusuyla ilgili olmak kaydıyla, sosyal yardım veya sosyal hizmet başvurusunda bulunan ya da halihazırda bu yardım ve hizmetlerden yararlanan kişiler ile bu kişilerin hanelerine ait taşınır, taşınmaz, sosyal güvenlik, sosyal yardım, sağlık, gelir, gider, varlık, nüfus ve mali durumlarına ilişkin her türlü veri ve bilgiyi gerçek ve tüzel kişilerden talep edebilecek.

GENEL KURUL KAPANDI

Teklifin 6 maddesinin daha kabul edilmesinin ardından Meclis Başkanvekili Buldan, birleşimi 15 Nisan Çarşamba günü toplanmak üzere kapattı.

 

İLGİLİ HABERLER