Eğitimde Derin Kriz: Binlerce Fakültede Profesör Eksikliği!

Ülkemizde birçok akademik bölümde profesör eksikliği gözlemleniyor. Bu durum, eğitim kalitesinin düşmesine ve öğrencilere yeterli akademik destek sağlanamamasına yol açıyor. Eğitimdeki bu boşluk, araştırma ve gelişim faaliyetlerinin de olumsuz etkilenmesine neden olabilir. Üniversiteler, nitelikli akademik kadroların güçlendirilmesi için acil önlemler almalıdır.

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercih dönemi dün itibarıyla başladı. Bu süreçte, üniversite öğrencisi olmayı hedefleyen yüz binlerce aday, başvuracakları üniversitelere dair tercih listelerini oluşturmaya başladı. ÖSYM tarafından yayımlanan tercih kılavuzunda, üniversitelerin akademik kadrosuna dair çarpıcı veriler yer aldı. Türkiye genelindeki devlet ve vakıf üniversitelerinde toplamda yaklaşık 3 bin 830 bölümde profesör bulunmadığı gözlemlendi.

Akademik Kadro Açığı

Yayımlanan verilere göre, üniversitelerde profesör eksikliğinin yanı sıra 3 bin 908 bölümde doçent, 2 bin 507 bölümde ise doktor öğretim görevlisi yer almıyor. Bu durum, üniversitelerdeki akademik kadrolardaki dengenin bozulduğuna işaret ediyor. Özelikle hukuk, mühendislik, mimarlık ve hemşirelik gibi önemli bölümlerde profesör eksikliğinin olması, bu alanlara olan ilgiyi sorgulatıyor. AK Parti’nin her ile üniversite açma projeleri neticesinde, taban puanların yükselmesiyle birlikte öğrenci sayısında bir artış yaşandı. Ancak bu artış, akademik kadronun yetersiz kalmasına neden oldu. Sonuç olarak, birçok öğrenci akademik hayatını bir profesörden ders almadan tamamlamak durumunda kalıyor.

Mühendislik ve Sağlık Alanındaki Sorunlar

Kılavuzdan elde edilen bilgilere göre, devlet üniversitelerindeki mühendislik fakültelerinin önemli bir kısmı, yani yaklaşık 168 mühendislik bölümünde hiç profesör bulunmuyor. Bu durum, mühendislik alanında eğitim gören öğrencilerin akademik olarak desteklenmesini zorlaştırıyor. Hemşirelik ve ebelik bölümleri de dikkat çeken bir başka alan. ÖSYM verilerine göre, devlet üniversitelerindeki 116 hemşirelik bölümünden 29'unda, 54 ebelik bölümünden 26'sında profesör yok. Hastane ve sağlık hizmetlerine yönelik bu bölümlerdeki akademik eksiklik, kamu sağlığı açısından endişe verici bir durum yaratıyor.

Tıp Fakültelerinde Profesör Eksikliği

Profesör bulunmayan bölümler sadece mühendislik ve hemşirelik ile sınırlı değil. Özellikle tıp fakültelerinde de önemli bir kadro açığı söz konusu. Örneğin, Bitlis Eren Üniversitesi’nin Tıp Fakültesi, tek profesörü olmayan üniversitelerden biri. Burada sadece 2 doçent ve 1 doktor öğretim üyesi mevcut. Tıp fakülteleri arasındaki bu eksiklik, gelecekte nitelikli sağlık hizmetlerinin sunulmasında olumsuz sonuçlar doğurabilir. Ayrıca, devlet genelinde psikoloji bölümlerinin 34’ünde hiç profesör bulunmaması, akademik kalite açısından bir diğer sorun olarak karşımıza çıkıyor.

Hukuk ve Eğitim Fakültelerindeki Problemler

Hukuk fakülteleri de profesör eksikliğinden nasibini alan diğer bir alan. Çankırı Karatekin Üniversitesi ve İnönü Üniversitesi, tek bir profesör dahi barındırmayan hukuk fakülteleri olarak öne çıkıyor. Eğitim alanında ise, öğretmenlik kontenjanları sürekli tartışma konusu. Eğitim fakültelerine bağlı 170'ten fazla öğretmenlik bölümünde profesör bulunmaması, eğitimin kalitesi üzerinde olumsuz bir etki yaratmaktadır. Özellikle İngilizce, Türkçe ve okul öncesi öğretmenlik gibi alanlarda yaşanan bu eksiklik, nitelikli öğretmen yetiştirilmesi konusunda soru işaretleri oluşturuyor.

Üniversitelerdeki Genel Durum Üzerine Değerlendirmeler

Rehberlik Uzmanı Salim Ünsal, üniversitelerdeki profesör açığının, her ile üniversite açma politikasının doğal bir sonucu olduğunu ifade ediyor. Ülkedeki öğrenci sayısının 4 milyona yaklaştığını belirten Ünsal, lisans düzeyindeki her 37 öğrenciye bir profesör düştüğünü vurguluyor. Bu da akademik kadronun yetersizliğine işaret ediyor. Ayrıca, öğretim görevlilerinin fakülteler arasında dengesiz dağılımı, farklı bölümlerdeki öğrencilere eğitim verme noktasında sorunlar yaşandığını gösteriyor. Bu durumun düzelmesi için akademik unvanların dengeli bir şekilde bölümlere dağıtılması gerektiği, uzmanlar tarafından ifade edilmektedir.

İLGİLİ HABERLER