MEB, herkesi kapsayan bir eğitim, herkes için eğitim vermek zorundadır.
Herkesi kapsayan, herkes için, yani kapsayıcı bir eğitimden kastettiğimiz; din, dil, cinsiyet, etnik köken, yerleşim ve sağlık durumu ve sosyoekonomik koşullardan bağımsız olarak herkesin ihtiyaçlarının eğitim tarafından karşılanmasıdır.Eğitime gereken önemin verilmemesi, diğer tüm alanların ihmal edilmesi anlamına gelir.
Eğitimin inşa edilmesi halinde de diğer tüm alanlar da inşa edilebilir.
Hangi yapı kurumlarının birbirini ne kadar etkileyebileceği sosyolojik bir tartışma olmakla birlikte, eğitim kurumunu bir alt yapı kurumu kabul edip diğer tüm üst yapı kurumlarını etkilediğini, ya da ekonominin alt yapı kurumu olduğunu söyleyip, eğitim gibi diğer tüm üst yapı kurumlarını etkilediğini, ya da birkaç ana alt yapı kurumu olduğunu söyleyip, tüm kurumların bu bağlamda karşılıklı bir etkileşim halinde olduğunu söyleyebiliriz.
Eğitim Tüm Üst Yapıları Etkileyen Bir AltyapıdırDünya literatüründe ekonominin ana alt yapı kurumu olduğu ve eğitim de dâhil diğer üst yapıları etkilediği savunulsa da, eğitim ekonomiyi de etkileyecek kadar önemli bir yapıdır.
Alt yapı kurumu olarak kabul edilen ekonomiye yön verecek nitelikteki kişiler de ancak eğitim yoluyla yetiştirilebilir.Nihai noktada, eğitimi ihmal edenler her şeyi ihmal ederler önermesinde de eğitimi imar edersen her şeyi imar edersin önermesinde de eğitim bir alt yapı olarak algılanmaktadır.
Bir alt yapı kurumu olarak eğitim çevresindeki toplumsal, ekonomik, kültürel ve siyasal sistemlerle sürekli bir ilişki ve etkileşim içindedir.
Eğitim bu yönüyle ülkemizin ekonomisini, toplumsal yaşamımızın niteliğini; kısacası her şeyimizi somut ve doğrudan etkiler.
Yani eğitimi ihmal edersek, her şeyi ihmal ederiz ve MEB çiçek bahçemizdeki farklılıkları birer zenginlik olarak görüp, kapsayıcı bir eğitim vermelidir.Diğer taraftan, eğitimi bir imar aracı olarak görürsek, eğitimdeki imar aracılığıyla diğer tüm alanlardaki imarı da sağlamış oluruz.
Bu anlamda ancak eğitimle Türkiye’nin yenileşmesini ve devamlılığını sağlayabiliriz.
Kısacası; eğitimle sosyalleşmeyi, kültürün aktarımını, sosyal kontrolü, sosyal yerleşmeyi, değişme ve yenileşmeyi, milli kültürü koruma, yaşatma ve geliştirmeyi, ekonomik kalkınmayı sağlayabiliriz.
Kültürel değerlerimizi sonradan gelenlere eğitimle aktarıp, toplumumuzu istenen bir geleceğe götürebiliriz.
Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin…