52 yaşındaki Ayşe Katırcı, Adana'nın Yüreğir ilçesine bağlı Serinevler Mahallesi'nde geçmişte yaşadığı zorlu bir evlilik sonrası boşandığını ve bunun sonrasında da devam eden şiddet olaylarıyla karşılaştığını belirtiyor. 25 yıl boyunca süren evliliğinin ardından eski eşi A.T.'den gördüğü şiddet nedeniyle yaklaşık on yıl önce boşandığını ifade eden Katırcı, bu süreçte yaşadığı korkuları, tehditleri ve çaresizlik duygusunu aktarıyor.
Boşanmanın Ardından Devam Eden Şiddet
Boşanmasına rağmen eski eşinden gelen tehditlerin ve çeşitli türden şiddetin sona ermediğini iddia eden Ayşe Katırcı, evliliği süresince yaşadığı fiziksel şiddeti şöyle anlatıyor: "Evliliğimizin dördüncü gününde beni dövdü. Hamileyken de dövdü. Alkol aldığı dönemde benim için ne varsa eline geçirdi ve bana vurdu." Katırcı, bu olayların bir kısmını yaşadığı dönemde şikayet etmediğini, ancak günümüzde sürekli olarak hakkını aradığını vurguluyor. Eşinin alkol etkisindeyken çıkardığı sorunlar, yıllarca süren korku dolu anlara yol açmış. Katırcı, sadece fiziksel değil, ruhsal anlamda da büyük hasar gördüğünü ifade ediyor.
Uzaklaştırma Kararları ve KADES Uygulaması
Ayşe Katırcı, eski eşi hakkında bugüne kadar toplamda sekiz kez uzaklaştırma kararı aldırdığını belirtiyor. Ancak şu anda devam eden bir uzaklaştırma kararının bulunmadığını, bunun yanı sıra tehdit ve taciz durumunda KADES uygulaması aracılığıyla ihbarda bulunduğunu ifade ediyor. Uzaklaştırma kararının kendisine ne derece bir güvendi sağladığı ise tartışmalı. Katırcı, "Daha önce bana kefen takımı göndermişti. Şimdi gömülmeyi istediğini dile getiriyor. Gelip silah çekiyor, bıçak gösteriyor" diyerek yaşadığı somut tehditleri anlatıyor. Bu süreç, onun yaşam kalitesini önemli ölçüde etkilemiş durumda.
Sosyal Hayatında Yaşadığı Dönüşüm
Katırcı, yaşadığı korku nedeniyle sosyal yaşamının köklü bir şekilde değiştiğini ifade ediyor. Öyle ki evinden çıkamadığını ve ruh halinin derin şekilde bozulduğunu belirtiyor. Bu durum, onun hem fiziksel hem de psikolojik sağlığını olumsuz etkiliyor. "Evden çıkamıyorum, psikolojim bozuldu" diyerek hayatında yaşadığı zorlukları aktaran Katırcı, aynı zamanda işlevselliğini kaybettiğini de vurguluyor. Kendisinin sadece fiziksel şiddete değil, aynı zamanda sürekli bir psikolojik baskıya maruz kaldığını ve bunun kendisi üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu dile getiriyor. Bu durum, onun günlük yaşamına ve çevresiyle olan ilişkilerine derinlemesine etki etmekte.