FETÖ Soruşturması Kılıfıyla İkiz Kardeşlerden 40 Milyon Dolar Dolandırıcılık Vakası!

Ankara'nın Bahçelievler semtinde yaşayan 64 ve 66 yaşındaki iki kız kardeş, FETÖ soruşturması bahanesiyle kendilerini başkomiser ve savcı olarak tanıtan dolandırıcılara yaklaşık 40 milyon lira kaptırdıklarını bildirerek savcılığa başvuruda bulundu. Şüphelilerin, "ay yıldız" kod adıyla altın ve para talep ettikleri öğrenildi.

Ankara'da yaşayan Afife Y. (66) ve Fatma Y. (64), kendilerini başkomiser olarak tanıtan C.A. ile emniyet müdürü ve savcı sıfatlarını kullanan şüphelilerin hedefi oldu.

Kız kardeşlere, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı adına düzenlenmiş sahte evraklar gönderildi. Şüpheliler, Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik gizli bir operasyon yürütüldüğünü ve kardeşler hakkında çıkarılan tutuklama kararının kaldırılacağını vaat etti.Dolandırıcılar, 26 Mart'tan bu yana sürdürdükleri aramalarla mağdurları adeta psikolojik baskı altına aldı.

Afife Y. ve Fatma Y.'nin dronla izlendiklerini ve başka kişilere bilgi vermeleri halinde suç işlemiş sayılacaklarını söyleyerek korkuttukları belirtildi.Şüpheliler, banka şubelerinde örgüt üyelerinin bulunduğunu öne sürerek kardeşlerden tüm altınlarını evlerine getirmelerini istedi.

Yaklaşık 40 milyon lira değerindeki ziynet eşyasını teslim almak için "mallarınızı devlet güvencesine alalım" diyerek eve polis yolladılar.

Teslimatın "ay yıldız" parolasıyla yapılacağı bildirildi.Mağdur kardeşlerin beyanına göre, şüpheliler daha sonra Bahçelievler Mahallesi'ndeki dükkanlarının tapusunu istedi.

FETÖ üyelerini yanıltmak amacıyla hayali satış yapılacağı ve muhataplarının kamu görevlisi olduğu için güvenmeleri gerektiği yönünde ikna edildiler.

Afife Y., üzerindeki baskı sonucu piyasa değeri 7 milyon lira olan dükkanını 3 milyon 600 bin liraya satmak zorunda kaldı.Tapu işlemi sırasında uzaktan izlendiklerini öne süren Afife Y., satış bedeli olan 67 bin avroyu da "ay yıldız" parolasını kullanan ikinci bir şahsa teslim etti.Gayrimenkullerinin de satılmasının istenmesi üzerine şüphelenen kardeşler, durumu erkek kardeşlerine anlattı ve emniyete giderek ifade verdi.

Avukat Murat Koç aracılığıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan dilekçede, şüphelilerin kullandığı telefon numaraları, tapu senedi ve kamera kayıtları delil olarak gösterildi.Dilekçede, müvekkillerinin hileli hareketlerle iradelerinin yanıltıldığı ve tüm birikimlerini kaybettikleri aktarıldı.

Avukat Koç, şüphelilerin tespit edilerek "kendilerini kamu görevlisi olarak tanıtarak nitelikli dolandırıcılık" ve "korkudan yararlanma" suçlarından yargılanmalarını talep etti.Avukat Murat Koç, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede vatandaşları benzer dolandırıcılık girişimlerine karşı uyardı.

Koç, "Ne bankadan bankacılık faaliyeti, ne emniyetten ne de savcılık makamından telefon ile adli bir süreç yürütülmemektedir.

Bu konuda vatandaşların dikkatli olması gerekiyor.

Vatandaşlar, telefon açıp kendisini savcı, polis gibi tanıtan şahıslar karşısında panik yapmamalı, kesinlikle adli makamlarla irtibat kurmalı." diye konuştu.

İLGİLİ HABERLER