Hatay'da su krizine acil çözüm çağrısı: Su Güvenliği Seferberliği başlatılıyor!

Hatay'da düzenlenen "Su ve Kuraklık Çalıştayı" sonuç bildirgesinde, uzmanlar su kaybının yüzde 40'a ulaştığını belirterek, 20 yıl içinde su kaynaklarının tükenebileceği uyarısında bulundu. Acilen "Su Güvenliği Seferberliği" başlatılması gerektiği vurgulandı.

Hatay Akademik Meslek Odaları Koordinasyon Kurulu (HAMOK) ve Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri (DAÇE) tarafından düzenlenen "Su ve Kuraklık Çalıştayı"nın sonuç bildirgesi açıklandı. Hatay'da su kaybının yüzde 40'a ulaştığını belirten uzmanlar, acil önlem alınmadığı takdirde 20 yıl içinde kentin su kaynaklarının tamamen tükenebileceği uyarısında bulunarak "Su Güvenliği Seferberliği" başlatılmasını istedi.

HAMOK ile DAÇE, 2025 yılının aralık ayında düzenledikleri “Su ve Kuraklık Çalıştayı”nın ardından ortak bir açıklama yaparak Hatay’da artan kuraklık ve su kirliliğine karşı acil “Su Güvenliği Seferberliği” başlatılması çağrısında bulundu. Hatay Tabip Odası’nda gerçekleştirilen ve Doktor Sevdar Yılmaz tarafından okunan basın açıklamasında, bölgede yaşanan su krizinin halk sağlığı, gıda güvenliği ve ekonomik sürdürülebilirlik açısından ciddi bir tehdit haline geldiği vurgulandı.

Hatay’ın iklim krizi, kuraklık ve özellikle deprem sonrası altyapı sorunları nedeniyle su krizini en yoğun yaşayan illerden biri olduğuna dikkat çekilen açıklamada, plansız sanayileşme, çarpık kentleşme, orman tahribatı, endüstriyel tarım ve vahşi madencilik gibi etkenlerin su kaynaklarındaki azalmayı derinleştirdiği ifade edildi. Doğu Akdeniz Havzası’nda son 15 yılda yaklaşık yüzde 40 oranında su kaybı yaşandığına işaret eden Sevdar Yılmaz, gerekli önlemlerin alınmaması halinde önümüzdeki 15-20 yıl içinde geri dönüşü imkânsız su sorunlarıyla karşı karşıya kalınacağı uyarısını yaptı.

Çalıştay sonuç bildirgesinde çözüm önerileri bütüncül bir yaklaşımla ele alınırken, su yönetimindeki dağınıklığı giderecek ve suyun verimli kullanımını esas alan kapsamlı bir su kanununun acilen çıkarılması gerektiği belirtildi. Ayrıca, 2026-2056 dönemini kapsayan içme suyu, atık su ve yağmur suyu yönetimine ilişkin bir master planın hazırlanması, kuraklık risk haritalarının oluşturulması ve susuzluk dönemleri için eylem planlarının hayata geçirilmesi talep eden Yılmaz, su kirliliğinin önlenmesi noktasında ise endüstriyel, tarımsal ve evsel atık suların arıtılmadan doğaya verilmemesi, kirletici faaliyetlerin sıkı denetlenmesi ve Amik Gölü’nde ekolojik dengenin yeniden sağlanması için bilimsel bir kurul kurulması gerekliliği üzerinde durdu.

"Depremde zarar gören çiftçilere destek verilmeli"

Tarımsal sulamada vahşi yöntemlerden vazgeçilerek damlama ve kapalı sulama sistemlerine geçilmesinin hayati önem taşıdığını kaydeden HAMOK ve DAÇE temsilcileri, yağmur suyu hasadı ile gri su geri kazanımı sistemlerinin yaygınlaştırılmasını istedi. Yer altı ve yer üstü su havzalarının koruma altına alınması ve yeni kuyu açılışlarının bilimsel verilere göre sınırlandırılması gerektiğini belirten Sevdar Yılmaz, depremden zarar gören çiftçilere destek verilmesi ve kentsel alanlarda suya duyarlı yeşil altyapı uygulamalarının başlatılması çağrısında bulundu. İklim, su, enerji, tarım ve ekosistem politikalarının havza ölçeğinde katılımcı bir anlayışla yönetilmemesi durumunda, Hatay’ın su geleceğinin miktar ve kalite açısından dirençsiz hale geleceği hatırlatıldı.

İLGİLİ HABERLER