Mardin'in Kızıltepe ilçesinde yaşamını yitiren Hindirin Aydoğan'ın cinayetinin ardındaki fail olan Zeki Aydoğan'dan tam üç yıldır hiçbir iz bulunamıyor. Aile, kamuoyuna seslenerek yetkililerden yardım talep ediyor.
Hindirin Aydoğan'ın Trajik Ölümü
25 yıllık evliliklerinin ardından, Hindirin Aydoğan 9 Temmuz 2023 tarihinde evinde silahlı bir saldırıya uğrayarak hayatını kaybetti. Olayın vahşeti, onun şiddete maruz kaldığı bilgileriyle birleştiğinde, ailesi için geri dönüşü olmayan bir kayba işaret etti. Ailesi, olaya dair başlatılan soruşturmalardan hiç bir olumlu sonuç alamadıklarını belirterek destek çağrısı yapıyor. Olayın hemen ardından, polis memurları 10 Temmuz'da Aydoğan'ın evine gelerek durumu öğrenmeye çalıştı. Yine de Hindirin'in ölümü intihar süsü verilerek geçiştirildi. Bu durum, kendilerini adaletin tecelli etmediği bir durumda bulmalarına neden oldu.
Akrabanın Çağrısı ve Failin Kaçışı
Hindirin Aydoğan’ın akrabası B.A., ailenin yaşadığı çaresizliği dile getirerek, "Failin Irak’a kaçtığını öğrendik ve o günden beri Zeki Aydoğan'dan hiçbir iz bulamadık," dedi. Akrabası, Zeki Aydoğan'ın yurtdışına kaçabileceği ve dolayısıyla yurtdışında kaybolmuş olabileceğinden endişe ettiklerini belirtti. Aile için süre geçtikçe, bu durumları daha da zor bir hale getiriyor. Üç yıl boyunca failden haber alınamaması, sadece kayıpları değil aynı zamanda yaşadıkları duygusal yıkım ile de birleşiyor. B.A. sözlerine, "Biz sadece Zeki Aydoğan'ın yakalanmasını, yargılanmasını ve hak ettiği cezanın verilmesini istiyoruz," diyerek taleplerini yinelemekte.
Yetkililere Açık Çağrı
Aile, yetkililere seslenerek soruşturmanın genişletilmesini ve cinayet davasının yeniden ele alınmasını talep ediyor. Her ne kadar olay anında gereken önlemlerin alınmaması nedeniyle yaşanan karmaşa, Hindirin'in ailesinin hak arayışlarını daha da zorlaştırmış olsa da, adalet umudunu yitirmiş değiller. Aile üyeleri, cinayetin aydınlatılması adına toplumdan ve medyadan destek beklediklerini vurguluyor. Hindirin Aydoğan’ın ölümü, sadece ailenin mahrem kaybı değil, aynı zamanda toplumsal bir problem olan kadına şiddetin de bir örneği olarak kaydediliyor. İlgili makamların dikkate alması gereken bu durum, toplumun vicdanında da önemli bir yer tutmakta ve adaletin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır.