Kamu İktisadi Teşebbüsleri'nin Borcu Son Altı Yılda 13 Katına Çıktı!

Kamu İktisadi Teşebbüsleri'nin (KİT) toplam borcu son altı yıl içinde 13 katına çıkarak dikkat çekici bir artış gösterdi. Bu durum, mali sürdürülebilirlik konusunu gündeme getirirken, ekonomik yönetim ve kamu kaynaklarının kullanımı üzerine tartışmalara yol açtı. Uzmanlar, bu sorunun çözümü için acil önlemler alınması gerektiğini vurguluyor.

Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT), kamu yararı gözeterek üretim gerçekleştirmek ve stratejik alanlarda ülkenin gereksinimlerini karşılamak üzere kuruldu. Ancak bu yapı, özellikle AKP iktidarı döneminde siyasi kaygılarla kadrolaşmanın bir aracı haline geldi ve ağır borç yükleri ile baş başa kaldı. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın raporlarına göre, toplam borçları 1,6 trilyon lira civarına ulaşan 22 kamu iktisadi teşebbüsünün mali sıkıntıları giderek derinleşiyor. 2025 yılı itibarıyla bu borcun 1 trilyon 456 milyar lira seviyesine gerilemesi beklenirken, yılın ilk çeyreğinde sadece üç ay içerisinde borç 129,5 milyar lira arttı.

Borç Durumunun Analizi

Hükümetin mali yönetimiyle ilgili eleştiriler, özellikle son birkaç yıl içinde giderek daha fazla gündeme geliyor. 2020 yılı verilerine göre, KİT'lerin toplam borcu 124,8 milyar lira gibi bir rakamdayken, bugün bu rakam neredeyse on üç kat artarak 1 trilyon 585,7 milyar liraya dayanmış durumda. Bu ciddi artış, KİT'lerin iç borçlarının önemli bir kısmını oluşturan 1 trilyon 238,8 milyar liranın 629,6 milyar lirasının resmi dairelere, 264,4 milyar lirasının ticari bankalara ve 167,5 milyar lirasının kamu işletmelerine yönelik olduğunu gösteriyor. Bu veriler, KİT'lerin mali yükümlülükleri açısından giderek kötüleşen bir durumu ortaya koyuyor.

Dış Borç Yükünün Artışı

KİT'lerin dış borçları da dikkat çekici bir şekilde artmakta. 2020 yılında 31 milyar 657 milyon lira olan dış borç miktarı, günümüzde 11 kat artarak 346 milyar 913,8 milyon lira seviyesine ulaştı. Bu borçların önemli bir kısmı, 244 milyar 515 milyon lira gibi bir miktar ile Hazine garantili borçlar olmaktadır. Dolayısıyla, dış borçlardaki bu artış, hazine için ek bir yükümlülük oluştururken, bu borçların geri ödenme sürecinde ortaya çıkabilecek sorunlar da ciddi bir endişe kaynağı haline gelmiştir.

Görev Zararı ve Kamu Bütçesi Üzerindeki Etkisi

Bakanlık raporuna göre, 2026 yılı Ocak-Mart döneminde kamu bütçesinden KİT'lere verilen görev zararı için toplam 82,9 milyar lira ödeme yapılmıştır. Bunun yanı sıra, bu üç aylık süreçte 56,6 milyar lira yeni görev zararı oluşması ekonomideki dalgalanmaları derinleştiriyor. Sonuç olarak, Hazine'nin KİT'lere tahsil edemediği görev zararı yükü toplamda 594,2 milyar lira gibi ciddi bir rakama ulaşmış durumda. İktidarın uyguladığı politikaların sonucunda bu durum, mali dengeleri olumsuz bir şekilde etkilemiştir.

BOTAŞ'ın Görev Zararı

KİT'ler arasında en yüksek görev zararı yükü BOTAŞ üzerinde olduğu dikkat çekmektedir. Toplam görev zararının 525,4 milyar liralık kısmı BOTAŞ’tan kaynaklanmaktadır. Diğer kamu iktisadi teşebbüsleri arasında ise, 58,4 milyar lira görev zararı EÜAŞ'tan, 10 milyar lira TMO'dan ve 360 milyon lira ise TKİ'den gelmektedir. Bu durum, BOTAŞ'ın mali yapısındaki bozulmanın, enerji sektöründeki dalgalanmalara ve döviz kurundaki değişikliklere bağlı olarak daha da derinleşebileceğinin bir işareti olarak ön plana çıkıyor.

İLGİLİ HABERLER