Karadeniz’in Gizli Hazinesi: Kokulu Kara Üzüm Yeniden Keşfediliyor

Karadeniz’in nemli topraklarında yetişen kokulu kara üzüm, yüksek resveratrol içeriğiyle yeniden gündemde. Kastamonu’da yürütülen bilimsel çalışmalar, bu yerel meyvenin hem sağlığa katkılarını hem de kırsal kalkınma potansiyelini ortaya koyuyor.

Karadeniz’in nemli topraklarında yetişen ve güçlü antioksidan içeriğiyle dikkat çeken kokulu kara üzüm, hem sağlığa katkıları hem de kırsal kalkınmaya sağlayacağı potansiyel ile yeniden gündemde. Kastamonu Üniversitesi öncülüğünde yürütülen çalışmalarla bu yerel değer, ekonomik bir ürüne dönüşmeye hazırlanıyor.

Karadeniz Bölgesi’nin sahil kuşağında doğal olarak yetişen kokulu kara üzüm, içerdiği yüksek resveratrol oranıyla bilim dünyasının da ilgisini çekiyor. Antioksidan, antimutajen ve antikanserojen özellikleriyle bilinen resveratrolün, vücutta hücresel hasara karşı koruyucu rol oynadığı belirtiliyor. Özellikle Kastamonu’nun İnebolu, Cide, Bozkurt ve Çatalzeytin ilçelerinde yetişen bu üzüm türünün ekim alanlarının genişletilmesi hedefleniyor.

Üniversiteden Kırsal Kalkınmaya Destek

Orman ve tabiat turizmi alanında ihtisaslaşan Kastamonu Üniversitesi, kokulu kara üzümü sadece tarımsal bir ürün olarak değil, aynı zamanda kırsal kalkınmaya katkı sağlayacak bir değer olarak ele alıyor. Üniversite bünyesinde hazırlanan TÜBİTAK destekli projelerle, bu üzümden elde edilen ürünlerin çeşitlendirilmesi amaçlanıyor.

Pekmez, sirke, reçel, pepeçura ve tatlılar gibi geleneksel lezzetlerin yanı sıra, gastronomi alanında yeni ürünlerin geliştirilmesi planlanıyor. Böylece kokulu kara üzümün, Kastamonu mutfağında daha görünür hale gelmesi ve ekonomik değere dönüşmesi hedefleniyor.

“Bu Üzümün Değeri Yeterince Bilinmiyor”

Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde kokulu kara üzüm yetiştiren emekli akademisyen Hüsnü Şinoforoğlu, üzümün bölge halkı tarafından yeterince tanınmadığını söylüyor. Kendi bahçesinde özellikle bu üzüm türünü yetiştirdiğini belirten Şinoforoğlu, kokulu kara üzümden ürettiği ürünlere özellikle kanser hastalarından yoğun ilgi olduğunu ifade ediyor.

Şinoforoğlu, üzümün sporcular tarafından da tercih edildiğini belirterek, “Doğal glikoz ve früktoz içeriği sayesinde hızlı enerji sağlıyor. Ayrıca sıcak ya da soğuk tüketimine göre sindirim sistemi üzerinde farklı etkiler gösteriyor” diyor. Yaprağının da ekşimsi aroması sayesinde sarmalık olarak tercih edildiğini vurguluyor.

Rakım ve Verim Detayı Dikkat Çekiyor

Kokulu kara üzümün yetiştiği rakımın verim üzerinde etkili olduğu belirtiliyor. Sahil kesimlerinde ve yaklaşık 750 rakımın altında, daha az üzümle daha fazla pekmez elde edilebildiği ifade ediliyor. Bu da ürünü, düşük maliyetle yüksek katma değer sağlayan bir tarım ürünü haline getiriyor.

“Türkiye’de Var, Ama Yeterince Tanımıyoruz”

Kastamonu Üniversitesi Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal ise kokulu kara üzümün bilimsel açıdan da önemli bir yere sahip olduğunu söylüyor. Literatür taramalarında bu üzümün Kafkaslar’dan Batı Karadeniz’e kadar uzanan bir coğrafyada yetiştiğinin tespit edildiğini belirten Haberal, Amerika’da “Isabella” adıyla bilinen bu türün, Türkiye’de yeterince tanıtılmadığını ifade ediyor.

Öğrencilerle birlikte yürütülen çalışmalar kapsamında üzümden beş farklı gastronomi ürünü geliştirildiğini belirten Haberal, projenin TÜBİTAK ve üniversite ihtisas projeleri kapsamında daha da büyütülmesinin planlandığını söylüyor.

Yerel Değer, Ulusal Potansiyel

Kokulu kara üzüm; sağlık, gastronomi ve kırsal kalkınma başlıklarını aynı noktada buluşturan nadir ürünlerden biri olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, doğru projelerle bu yerel değerin hem bölge ekonomisine hem de Türkiye’nin tarımsal çeşitliliğine önemli katkı sağlayabileceğini vurguluyor.

İLGİLİ HABERLER