Yaylada otlayan hayvanların plastik atıkları yememesi için yürüttüğü temizlik çalışmalarıyla takdir toplayan ve hayvan sevgisiyle büyüdüğü topraklarda veteriner olmayı hedefleyen Köroğlu, “Yaylarımıza çöp atılmasın.
Buraları temiz tutalım ki, hayvanlarımız da çöplerimizi yemesin. Çöpler hayvanların ilgisini çekiyor.
Yayla benim için ‘her şey’ demektir.
Buraları çok seviyorum” dedi.
Düzköy ilçesinde yaşayan Ufuk Sıraç Köroğlu, Beypınarı Yaylası’nda teyzesi Gizem Bektaş ile çektiği doğa videoları ve otlayan hayvanların plastik atıkları yememesi için yürüttüğü temizlik çalışmalarıyla çevre dostlarının takdirini topluyor.
Ortaokul öğrencisi Köroğlu, çektiği görüntülerle Karadeniz’in günlük yaşamını kendine has tarzıyla sanal medyaya taşıyor. ‘Lafir Çiçeği’ adıyla yayınladığı içeriklerle geniş kitleye ulaşan Ufuk, çevre ve doğaya gösterdiği duyarlılık sayesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde kurulan Sıfır Atık Vakfı tarafından ‘Yılın Sıfır Atık Bekçisi’ seçildi.
Doğal tavırları ve Karadeniz kültürünü yansıtan içerikleriyle ilgi odağı olan Köroğlu, hayvan sevgisiyle büyüdüğü topraklarda ileride veteriner hekim olmayı hedefliyor. ‘YAYLALARIMIZI TEMİZ TUTALIM’ Ufuk Sıraç Köroğlu, yaylaların temiz kalması için çalışacağını belirterek, “Yıllardır teyzemle buralarda video çekiyorum.
Yaylacılık yapıyoruz.
Buraya gelince ineklerimize iyi bakmaya çalışıyoruz. İyi bakmaya çalışan insan da yerlerde çöp gürünce toplamak ister. Çöpleri ineklerimiz yemesin diye topluyoruz.
Poşet olmayınca bir yerde çöplerimizi biriktiriyor sonra poşet alıp gelip topluyoruz.
Yayladaki çöpleri zaten topluyordum, bir gün video çektik o da ilgi gördü.
Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samet Abi beni yanına çağırdı ve beni, ‘Sıfır Atık Bekçisi’ seçti.
Yaylarımıza lütfen çöp atılmasın.
Buraları temiz tutalım ki, hayvanlarımız da çöplerimizi yemesin. Çöpler hayvanların ilgisini çekiyor.
Yayla benim için ‘her şey’ demektir.
Buraları çok seviyorum, yıllardır yaylacılık yapıyoruz.
Her yere gideriz.
Otun bile değeri vardır.
Bu ot olmasa hayvancılık olmaz” dedi. ‘VETERİNER OLMAK İSTİYORUM’ Anneannesine olan sevgisini anlatan Köroğlu, veteriner olmak istediğini ifade ederek, “Anneannemi çok seviyorum, meleğim gibi yanımdadır.
Annem işe gidince anneannem bana baktı.
Hasta olunca ıhlamur yapardı, yüreklerim ısınırdı.
Beni sepetine alırdı tarlalara giderdik.
Ben yayla uşağıyım.
Buralarda doğdum, büyüdüm ve okudum.
Buralardan ayrılamam. İneklerimizi severim, onları otlatırım.
Burası benim yaşamım. İlerde veteriner hekim olmak istiyorum.
Halimden de belli zaten hayvanları çok seviyorum.
Yaylalara gelenler, piknik yapanlar yere çöp atmasın, her yer temiz gözüksün.
Yiyip içiyorlar kağıtları yere atıyorlar, kimse yere çöp atmasın.
Nereye gitsem herkes beni tanıyor. Çok da mutlu oluyorum.
Anneannemi sorup, merak ettiklerini söylüyorlar.
Yolda durduruyorlar, sorular soruyorlar.
Beni çok sevdiklerini söylüyorlar.
Güzel lafları duyduğum zaman içim sevinç doluyor.
Sayfamızın adı, ‘Lafir Çiçeği’ olduğu için bana öyle sesleniyorlar” diye konuştu. ‘UFUK HEP DOĞANIN İÇERİSİNDE’ Gizem Bektaş, ise yeğeni Ufuk’un çevreye karşı duyarlı olduğunu söyleyerek, “Ufuk bizimle birlikte büyüdü.
Teyzesiyim ama sanki erkek kardeşim gibi.
Birlikte büyüdük. Çekimlerime hep dahil oldu ve zamanla çok sevildi.
Köy ve yayla arasında sürekli bu bölgelerdeyiz.
Ufuk hep buralarda vakit geçiriyor. İneklerle, köpeğiyle ve civcivleriyle hep doğanın içerisinde. İstanbul Türkçesi ile çekim yaptık ama Ufuk bu şiveye alıştığı için zorlandı.
Doğal olmayı seçtik ve herkes Ufuk’ta kendinden bir şeyler buldu.
Atık bekçisi seçildi.
Yaylamızda plastik çöpler oluyor.
Ufuk’un bir buzağısı var bu yüzden de çevreye çok duyarlı, çok dikkatli.
Yerinde gördüğü için çok bilinçli bir çocuk oldu.
Merhametli ve farklı bir çocuk.
Ufuk’un bu farklılığını fark etmemek benim için elde değildi” ifadelerini kullandı. ‘O BANA BEN DE ONA ÇOK DÜŞKÜNÜM’ Ufuk’u büyüten anneannesi Zehra Bektaş da “Ufuk daha küçükken, annesi çalıştığı için Ufuk’u bana bırakırdı.
Ben de yalnızdım.
Tarlalarla giderim, sepetimin içerisinde Ufuk’u koyar ona battaniye sarardım.
Ahıra giderdim Ufuk yine benle gelirdi.
Ben onu çok seviyorum, benimle büyüdüğü için o bana ben de ona çok düşkünüm. ‘Sıfır Atık Bekçisi’ seçildi. Çevreye karşı çok duyarlıdır.
Yayladaki çöpleri topluyor.
Kimse yaylalara çöp atmasın” dedi.