KOSGEB Destekli Kadın Girişimci Naciye Erkan, Zara Balı Üretiminde Başarı Öyküsüyle Sıradışı İlham Kaynağı Oluyor

Sivas'ın Zara ilçesinde, kadın girişimci Naciye Erkan'ın azim dolu üretim hikâyesi, KOSGEB'in desteğiyle Zara balının coğrafi işaret tescili almasıyla dikkatleri üzerinde topluyor. Eşiyle zorlu koşullarda yıllarca arıcılık yapan Erkan, devlet yardımıyla kendi işletmesini kurarak başarısını artırdı. Arıcılığı sadece bir meslek değil, yaşamının merkezi haline getiren Erkan, en küçük kızına verdiği isimle de hikayesinin derinliğini simgeliyor.

Sivas'ın Zara ilçesinde yaşayan 56 yaşındaki Naciye Erkan, yıllardır sürdürdüğü arıcılık mesleğini yaklaşık 5 yıl önce yeni bir noktaya taşıdı.

Uzun yıllar eşiyle birlikte çalışan Erkan, KOSGEB'e yaptığı başvurunun ardından kovan, ekipman ve karavan desteği aldı.

Bu destek sayesinde kendi işletmesini kuran kadın girişimci, bugün coğrafi işaret tescilli Zara balı üretiminin yanı sıra ana arı yetiştiriciliği de yapıyor."Bir kadın da başarabilir"Pembe renkli arıcı kıyafetiyle dikkat çeken Naciye Erkan, yıllardır severek yaptığı meslekte kadınlara örnek olmak istediğini söyledi: "Hem kadınlara örnek olmak hem de bu işi bir kadın da başarabilir diye 5 yıldır işletmemde ayrı çalışıyorum."Kadın girişimci olarak üretmeye devam etmenin kendisi için büyük bir gurur olduğunu ifade eden Erkan, arıcılığın emek isteyen ancak keyifli bir meslek olduğunu dile getirdi.Zara balı neden bu kadar değerli?Türkiye'nin coğrafi işaret tesciline sahip ürünlerinden biri olan Zara balı, bölgenin zengin bitki örtüsü sayesinde dikkat çekiyor.

Naciye Erkan, Zara'nın kekik, keven ve çok sayıda endemik bitkiye ev sahipliği yaptığını belirterek, bu doğal zenginliğin balın kalitesine doğrudan yansıdığını söyledi.Ürettiği balın analizlerden başarıyla geçtiğini belirten Erkan, ürünlerinin tüm kalite kriterlerini karşıladığını da ifade etti.Konteynerde başlayan mücadele bugün başarı hikâyesine dönüştüArıcılık yolculuğunun kolay olmadığını anlatan Erkan, yıllarca elektrik ve televizyon bulunmayan konteynerlerde yaşadıklarını söyledi: "Çok sıcaktı ve 3 çocuğumu orada büyüttüm.

O dönemde çocuklar oynaması gerekirken konteynerin camından sürekli beni izliyorlardı.

Zor zamanlardan geçtik ama her şeye rağmen arıcılığı seviyorum."Kene, yılan ve ayılarla karşılaşmanın işin doğal bir parçası olduğunu belirten Erkan, tüm zorluklara rağmen üretmekten vazgeçmediğini söyledi.400 kovan, ana arı üretimi ve 10 ton bal hedefiİşe yalnızca 20 kovanla başladıklarını anlatan Erkan, bugün hem kendisinin hem de eşinin 400'er kovana sahip olduğunu belirtti.

Bunun yanında 400 ana arı kutusuyla üretim yaptığını söyleyen kadın girişimci, bal, polen, propolis ve arı sütü gibi birçok arıcılık ürününü de ürettiklerini ifade etti.Geçen yıllara göre verimin değişebildiğini belirten Erkan, bu yıl 10 ton bal üretmeyi hedeflediklerini söyledi.Kızına verdiği isim hikâyenin en dikkat çeken ayrıntısı olduNaciye Erkan'ın başarı hikâyesindeki en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise ailesiyle ilgili anlattığı detay oldu.

Arıcılığı yalnızca meslek olarak değil, yaşam biçimi olarak gördüklerini belirten Erkan, arılara duyduğu sevgiyi ailesine de yansıttığını anlatarak şu sözleri kullandı: "Arıları çok sevdiğim için 21 yaşındaki en küçük kızıma 'Polen' ismini koyduk."Yıllar önce verdiği bu isim, bugün devlet desteğiyle büyüttüğü üretim yolculuğunun en anlamlı simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.

İLGİLİ HABERLER