Ağrı'da, 2018 yılında kaybolan ve 18 gün sonra cansız bedeni bulunan Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin dava sonuçlandı. Mahkeme, Leyla'nın amcası Yusuf Aydemir'e ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Verilen gerekçeli karar, küçük kızın ölümünün ardından dere kenarına bırakıldığını ortaya koydu.
Cinayetin Detayları
Kararda, Leyla Aydemir’in kaybolduğu gün olan 15 Haziran 2018'de ailesiyle Bezirhane köyüne gittiği ve ardından yoğun arama çalışmalarının başladığı belirtildi. Arama çabalarına rağmen minik kızın cansız bedeni, köyün 2 kilometre yakınındaki bir dere yatağında 2 Temmuz 2018 tarihinde bulundu. Adli tıp raporlarına göre, Leyla’nın ölüm sebebi kesin olarak belirlenememiş, ancak açlık veya susuzluktan ölmediği ifade edilmiştir. Bununla birlikte, vücudunda uzun süre bakımsız kaldığını gösteren bir bulguya ulaşılamadığı kaydedilmiştir.
Yusuf Aydemir'e Verilen Ceza
Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Leyla’nın ölümüne ilişkin yargılamada amca Yusuf Aydemir’in çocuğa karşı kasten öldürmek suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almasının gerekçesini sundu. Karara göre, Leyla'nın alıkonulduğu, öldürülmeden önce belli bir süre rızası dışında tutulduğu ve fail tarafından cesedinin bulunma ihtimali az olan bir yere bırakıldığı kanaatine varıldı. Bu süreçte, Leyla'nın yaşının dolayısıyla kendisine herhangi bir husumeti olan kişilerle çatışmaya girmesi de mümkün gözükmüyor.
Aile İçi İlişkiler ve Şikayet Süreci
Mahkeme kararı, Leyla’nın kaybolması ile onun cesedinin bulunması arasındaki süreçte, ailenin içinde bir takım belirsizlikler yaşandığına dikkat çekti. Özellikle, baba Nihat Aydemir’in olayla ilgili şikâyetçi olmaması ve Leyla’nın yakın çevresindeki akrabaların evlerinde arama yapılmaması gibi durumlar dikkat çekti. Böylece, Leyla'nın alıkonulması sürecinin aile içinde gerçekleştiği ve buna dair konunun bilinçli bir şekilde konuşulmadığına dair bir izlenim oluştu.
Yusuf Aydemir'in Tutumu ve Kanıtlar
Kararda, Yusuf Aydemir'in telefonunun kullanımına dair önemli bulgulara da yer verildi. Özellikle, Leyla’nın bulunmasının ardından telefonun yeniden aktif hale getirilmesi dikkat çekti. Yusuf Aydemir, mahkemede Leyla'nın kaybolduğu tarihten sonra tuşlu telefon kullanmaya başladığını ancak deliller, adli raporlar ve tanık beyanlarıyla çelişkili bir durum sergilediği belirtiliyor. Ayrıca, Yusuf Aydemir’in Leyla'nın kaybolduğu dönemde bir süre onun yanındayken sesinin duyulamayacağı bir şekilde sakladığı ifade edildi.
Davanın Gelişimi ve Sonuçları
Dava sürecinde, başka sanıklar da yer aldı ancak delil yetersizliği nedeniyle beraat etti. Yargıtay, yerel mahkemenin kararını bozunca dava yine Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülmeye başlandı. Nihayetinde, yeniden yapılan yargılama sürecinde Yusuf Aydemir’e karşı verilen karar, toplumda geniş yankı uyandırdı. Verilen ceza, sadece suçluya değil, benzer durumlarla karşılaşan aileler için de bir mesaj niteliği taşıyor. Bu dava, toplumda çocuk kayıplarının ve aile içindeki sorunların aleni bir biçimde tartışılmasına neden oldu, yasaların etkinliğini sorgulattı.