Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da meydana gelen okul saldırıları, Türkiye'de çocukların güvenliği, eğitimdeki sorunlar ve hukuk sistemine dair yeniden tartışmaların başlamasına neden oldu. Kamuoyunda “Bu saldırılar önlenebilir miydi?” ve “Devlet bu yaşananlar karşısında ne kadar yükümlü?” gibi sorular öne çıkarken, hukukçu Avukat Onur Cingil önemli açıklamalar yaptı.
Hukukun Sınırlarını Aşan Bir Sorun
Avukat Onur Cingil, söz konusu olayların sadece hukuk açısından ele alınamayacağını ifade etti. Hukukun farklı alanlar ile doğrudan bağlantılı olduğuna işaret eden Cingil, “Geçtiğimiz hafta yaşanan saldırılar hukuki açıdan olduğu kadar sosyolojik ve yönetsel bir boyuta da sahiptir.” dedi. Ayrıca hukuk ile ekonominin, eğitim sisteminin ve toplumsal değerlerin iç içe geçmiş olduğunu vurguladı. Cingil, “Şu anki koşullarda ülkemizde emniyet, adalet ve ekonomik istikrar açısından bir sorun yaşanıyor.” şeklinde çarpıcı bir mesaj verdi.
Adalet Sistemine Eleştiriler
Cingil, adalet mekanizası hakkında yaptığı değerlendirmelerde, toplumsal sonuçların dikkate alınması gerektiğini belirtti. Siyasi etkilerle yönetilen bir adalet sistemi bulunduğunu ve bu durumun adaletin tecellisi açısından olumsuz bir tablo oluşturduğunu dile getirdi. “Adalet mekanizması kendisinden farklı olanlara karşı amansız bir tutum sergiliyor ve gerçek suçlular üzerinde gerekli baskıyı kurmaktan uzak.” diye ekledi. Çocuk politikaları ile ilgili eksikliklere de hamle yaparak, yıllardır dile getirilen eğitim sistemine yönelik eleştirilerin aslında karşılık bulmadığını ifade etti.
Okullardaki Güvenlik Sorunları
Cingil, okullarda hem fiziksel hem de psikolojik güvenlik alanlarındaki eksikliklere vurgu yaparak, dikkat çekici bir örnek sundu. “İlkokullarda öğrenci sayısı 300'ün altında olduğunda rehberlik öğretmeni bulundurma zorunluluğu yok. Kendi çocuğumun okuduğu okulda rehberlik öğretmeni yer almıyor. Güvenlik personeli ya da temizlik destek elemanları da mevcut değil.” diyerek bu durumu eleştirdi. Bu tür eksikliklerin çocukları ciddi tehlikelerle karşı karşıya getirdiğini, özellikle de şiddet ve zararlı alışkanlıklar açısından büyük bir açık oluşturduğuna dikkat çekti.
Önleyici Stratejilere İhtiyaç Var
Cingil, modern hukukun daha çok cezalandırmaya değil, suçların oluşumunu önlemeye odaklanması gerektiğini savundu. “Ne kadar ağır ceza verilirse verilsin, bu tek başına yeterli değildir. Modern hukuk, suç oluşmadan önce tedbirler almakla mükelleftir.” dedi. Okullarda basit ama etkili önlemlerin hayata geçirilmediği uyarısında bulunan Cingil, her okulda bir güvenlik görevlisi istihdam edilmesinin bile önemli bir iyileşme sağlayacağına inanıyor.
Devletin Sorumluluğu Üzerine Tartışmalar
Uzmanlar, bu tür olayların sadece bireylerin eylemleri olarak görülmemesi gerektiğini belirtiyor. Eğitim politikalarındaki eksiklikler, güvenlik önlemlerinin yetersizliği ve kamu yönetimi konuları, hukuki sorumluluk tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Yaşam hakkının korunmasına yönelik devletin sorumluluğu kapsamında, gerekli önlemlerin alınmaması durumunda, devletin “hizmet kusuru” dolayısıyla sorumlu tutulabileceği ifade edilmektedir.