Gürs, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişiminin 10. yılı dolayısıyla Anadolu Ajansı muhabirine detaylı açıklamalarda bulundu. O gece yaşadığı rüyanın etkisiyle içindeki yoğun tedirginliği tüm gün hissettiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın milleti darbecilere karşı sokağa davet etmesi sonrasında babası, eşi ve iki kız kardeşinin evden ayrılmasının ardından yaşanan olayları aktardı. Gürs, "Onlar çıkınca, birkaç dakika sonra camların titremeye başladığını hissettim. Uçakları da görebiliyorduk." şeklinde konuştu. Eşini aradığında, "Artık ne olacaksa, beraber olsun. Gelin bizi de alın." dediğini, ancak eşinin Kızılay'da olduğuna ve yürüyerek Genelkurmay'a gitmekte olduklarına dair yanıt aldığını söyledi.
Babası ve Eşinin Şehit Olması
Bilge Gürs, bir süre sonra kız kardeşlerinden aldığı haberle babasının ağır yaralandığını öğrenmiş ve ardından eşinin de şehit olduğunu aktarmıştır. 15 Temmuz sonrası hayatının tamamen değiştiğini ifade eden Gürs, "O günden sonra Bilge'yi gömdüm, eski ben o gün öldü." diyerek yaşadığı derin acıyı dile getirdi. Şehit yakınlarının taşıdığı sorumluluğun büyüklüğüne vurgu yapan Gürs, bu durumu "Nöbet devralmış gibi hissediyorum." sözleriyle özetledi. Böyle bir kimliğe sahip olmanın hem yükü hem de gururu içinde olmak zorunda kaldığını belirten Gürs, bunun zorluklarla dolu bir süreç olduğunu açıkladı.
Şehit Aileleri ve Gazilere Destek
Gürs, vakıf bünyesinde yürüttüğü projeler aracılığıyla şehit aileleri ve gazilere destek olmaya çalıştığını ifade etti. Yardıma muhtaç olanlarla daha iyi empati kurabildiğini belirten Gürs, acılarının zamanla dinmediğini, aksine yıllar geçtikçe arttığını hissettiğini söyledi. "Geçmişte hissettiğim acı çok farklıydı, şu an yaşadığım ise tamamen başka bir şey." diyen Gürs, acıların sürekli biçim değiştirerek hayatında kalmaya devam ettiğini aktardı. Her bir kayıptan sonra hissettiği duyguların zamanla evrilerek farklı bir şekil aldığını belirtti.
15 Temmuz'un Tarihsel Önemi
Gürs, 15 Temmuz'un asla unutulmaması gereken bir tarih olduğunun altını çizerek, "Bizim babalarımız artık ölümsüz. Başka çocuklar yetim kalmasın diye kendi çocuklarını yetim bırakan babalar var." şeklinde konuştu. Gençlerin bu milletin bedelini ödemiş insanları düşünerek daha çok çalışması gerektiğini vurgulayan Gürs, tarihimizden ders almanın önemine değindi. "15 Temmuz, yüzyıllar boyu unutulmayacak bir olay. 253 şehidimiz var ama bu şehitlerin ardında binlerce insan vardı o gece sokaklarda." dedi. Bu durumu genç nesillere aktarmanın ve bu değerleri yaşatmanın kritik olduğunu ifade etti.
Şehitlerin Manevi Varoluşu
Bilge Gürs, eşinin manevi varlığını her zaman hissettiğini belirtti ve eşinin naaşına sarılan kanlı Türk bayrağının yakın bir zamanda kendisine emanet edildiğini söyledi. Geçen 10 yıla rağmen bu anının kendisini derinden etkilediğini ifade eden Gürs, şehitlerin anısını yaşatmanın kendileri için çok önemli olduğunu anlattı. Eşinin ve babasının anısını onurlandırmak için sürekli çalıştıklarını vurguladı ve unutulmaması gereken değerleri yaşatmaya yönelik bireysel çabalarının devam ettiğini kaydetti.