Şehitlerin Anısını Yaşatan Mekan: 251 Sayısındaki Her Bir Canı Hissettirmeyi Amaçladık

15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün Anadolu Yakası girişinde yer alan 15 Temmuz Şehitler Makamı ve yanındaki Hafıza 15 Temmuz Müzesi, soyut bir anıt olmanın ötesinde, şehitlerin anısını gelecek nesillere taşımayı hedefliyor. Mimarı Muharrem Hilmi Şenalp, eserde her bir şehidin önemini vurgulamak için 251 sayısını özel bir anlam kazandıracak şekilde tasarladıklarını belirtti. Bu mekan, ziyaretçilere şehitlerin kişiliklerini hissettirecek şekilde inşa edildi.

15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından, şehitlerin ve gazilerin hatırasını yaşatacak kalıcı bir eser inşa edilmesi amacıyla Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla başlatılan çalışma, kısa sürede Türkiye'nin en anlamlı anıtlarından birine dönüştü.

AKŞAM'a konuşan eserin mimarı Muharrem Hilmi Şenalp, projeyi klasik bir anıt anlayışıyla ele almadıklarını belirterek, Türk-İslam medeniyetindeki "makam" kavramından ilham aldıklarını söyledi.

Mimar Muharrem Hilmi Şenalp

Şenalp, "Bizim kültürümüzde anıt ya da abide anlayışından çok 'makam' kavramı vardır.

Türbe, kişinin medfun olduğu yerdir.

Makam ise o şahsiyetin hatırasını yaşatmak, insanlar gelsin dua etsin, Fatiha okusun diye inşa edilen manevi mekândır.

Biz de burayı tam olarak bu anlayışla tasarladık.

Burası sadece ziyaret edilen bir yapı değil, şehitlerimiz için bir Fatiha makamıdır" ifadelerini kullandı."251 SAYISININ ARDINDAKİ HER BİR CANI GÖRÜNÜR KILMAK İSTEDİK"Şenalp, toplumun zamanla rakamların büyüklüğüne alışabildiğine dikkat çekerek, projede en çok önem verdikleri konunun her şehidin ayrı bir kimlik olarak hissedilmesi olduğunu söyledi. Şenalp, "251 şehit dediğinizde zamanla bu rakam sıradanlaşabiliyor.

Biz bunun önüne geçmek istedik.

Bu nedenle makamın içerisine 251 şehidimizin isimlerini tek tek yazdık.

Bununla da yetinmedik.

Peyzaj düzenlemesinde tam 251 selvi ağacı diktik. İnsanlara 'Bu gördüğünüz her ağaç bir şehidimizi temsil ediyor' dediğiniz anda o rakam bir anda ete kemiğe bürünüyor.

Ziyaretçinin hissettiği duygu tamamen değişiyor" dedi. 15 Temmuz Şehitler MakamıMİMARİDE HER DETAYIN BİR ANLAMI VARŞenalp'e göre yapının hiçbir detayı tesadüfen oluşturulmadı.

Makamın geometrik formu, Türk-İslam sanatında önemli yere sahip hendesi desenlerin üç boyutlu yorumu olarak tasarlanırken, gökyüzüne açık yarım kubbe ise sonsuzluğu ve ilahi hakikati simgeliyor. Şenalp, "Kubbe bizim medeniyetimizde kainatın sembolüdür. İslam düşüncesinde Allah zamandan ve mekândan münezzehtir. İnsan, yaratılan eserlerden Yaradan'ı tefekkür eder.

Bu nedenle yarım kubbe formunu tercih ettik.

Yapının merkezindeki su unsuru ise hayatın kaynağını temsil ediyor" diye konuştu.24 SAAT SALA SESİ, KUR'AN AYETİ VE ŞEHİTLERİN İSİMLERİMakamın içerisinde 15 Temmuz gecesi Türkiye'nin dört bir yanında okunan salalara gönderme yapan kesintisiz sala yayını yapılıyor. Şehitlerin isimlerinin üzerinde ise Hattat Hüseyin Kutlu tarafından yazılan Bakara Suresi'nin 154'üncü ayeti yer alıyor: "Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz.

Bilakis onlar diridirler.

Fakat siz bilemezsiniz." Şenalp, "Şehit kavramı sadece savaşta hayatını kaybeden kişi anlamına gelmez.

Aynı zamanda Allah'ın isimlerinden biridir ve 'şahit olan' anlamını taşır. Şehitler, hakikate canlarıyla şahitlik eden insanlardır.

Bu anlamı da mimarinin içine taşımaya çalıştık" dedi."HAFIZA 15 TEMMUZ MÜZESİ İLE BİRLİKTE BİR BÜTÜN"Şenalp, makamın hemen altında bulunan Hafıza 15 Temmuz Müzesi'nin de aynı anlayışın devamı olarak tasarlandığını belirerek şunları anlattı: "Makam ile Hafıza 15 Temmuz birbirini tamamlayan iki yapıdır.

Biz 15 Temmuz'u sadece bir geceden ibaret görmüyoruz.

Bu hadise, yüzyıllardır süregelen sömürgecilik ve vesayet girişimlerinin son halkalarından biridir.

Müze de bu tarihsel perspektifi anlatıyor.

Burası yalnızca geçmişi hatırlatan bir mekân değil; insanlara 'Bir daha böyle bir ihanet yaşanmaması için ne yapmalıyız"' sorusunu düşündüren bir bilinç merkezi."Şenalp, özellikle genç nesillerin 15 Temmuz'u yalnızca kitaplardan öğrenmek yerine bu mekânları ziyaret ederek o ruhu hissetmeleri gerektiğini söyledi.ÜÇ AYDA TAMAMLANDIYoğun bir çalışmanın ardından projenin yaklaşık üç ila üç buçuk ay gibi kısa bir sürede tamamlandığını belirten Şenalp, hem tasarım hem de uygulama sürecinde büyük hassasiyet gösterdiklerini söyledi.

Bugün Türkiye'nin dört bir yanından binlerce kişinin ziyaret ettiği makamın, sadece bir anma alanı değil, aynı zamanda gelecek nesillere aktarılacak bir bilinç merkezi olmasını hedeflediklerini vurguladı.

İLGİLİ HABERLER