Şifa İddiasıyla Tüketilen Ürünler: Sağlık Yerine Risk ve Hayal Kırıklığı!

Yüksek protein içeriği ve sağlık yararları ile tanınan bir süper gıda, beklenmedik bir tehdit ortaya çıkardı. Şifa kaynağı olarak bilinen bu popüler takviyenin, ölümcül toksinler yaydığı ve organ hasarı riskini artırdığı tespit edildi. Tüketicilerin dikkatli olması gerektiği vurgulanıyor.

Halk arasında 'süper gıda' olarak pazarlanan ve zengin besin içeriğiyle öne çıkan mavi-yeşil bakteri türü spirulina, son yıllarda sağlıklı yaşam tutkunlarının gözdesi haline geldi.

Bilimsel araştırmalar bu takviyenin tansiyon ve kolesterol üzerinde gerçekten olumlu etkiler yarattığını gösterirken, madalyonun diğer yüzündeki tehlikeler endişe yaratıyor.Uzmanlar, denetimsiz ortamlarda üretilen takviyelerin ağır metal ve zehirli toksinler barındırabileceğini belirterek tüketicileri uyarıyor.

Yüksek protein içeriği sebebiyle belirli genetik hastalığı bulunan kişilerin ise bu üründen kesinlikle uzak durması gerektiği vurgulanıyor.Yaygın olarak deniz yosunu zannedilen ancak mikroskobik bir siyanobakteri olan spirulina, oldukça zengin bir besin profili taşıyor.

Yüz gramında yaklaşık 65 gram protein barındıran bu canlı, hücreleri koruyan vitaminler ve mineraller içeriyor.

Gelişmekte olan ülkelerdeki yetersiz beslenme sorununa dikkat çeken Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü, 2024 yılındaki raporunda ürünün "çok yüksek besin değeri" taşıdığını belirterek tüketimini tavsiye etti.Ürünün damar sağlığı üzerindeki etkilerini inceleyen araştırmacı Piotr Machowiec, 2021 yılında 5 klinik deneyi kapsayan geniş bir meta-analiz yayımladı.

Katılımcılara verilen günlük 1 ila 8 gram arasındaki spirulinanın yüksek tansiyonu belirgin şekilde düşürdüğü görüldü.İçeriğindeki fikosiyanin pigmenti ile magnezyumun damarları rahatlattığını belirten Machowiec, yine de "bu analizi doğrulayacak yeni klinik deneylerin gerekli olduğunu" kaydetti.Bilim insanı Elaheh Hatami liderliğindeki bir diğer heyet ise 8 bağımsız araştırmayı tarayarak Tip 2 diyabet hastalarının açlık kan şekerinde düzelme saptadı.

Kolesterol dengesini mercek altına alan araştırmacı Iman Rahnama, 2023 yılındaki çalışmasında bu takviyenin damarları tıkayan kötü kolesterolü ve trigliseriti düşürdüğünü belgeledi.Elde edilen bulgular, düzenli kullanımın vücuttaki iyi kolesterolü artırarak kalp krizine karşı koruyucu bir etki sunduğunu gösterdi.Bitkisel beslenenlerin bu ürüne yönelmesindeki en büyük etken olan B12 vitamini iddiası ise laboratuvar duvarına tosladı.

Konuyu inceleyen Sante platformu ile Fransız sağlık ajansı ANSES, spirulinadaki B12 formunun insan bedeni tarafından emilemediğini kanıtladı.Tüketicilerin kandırılmaması gerektiğini belirten yetkililer, ürünün "vejetaryenler veya veganlar için yeterli bir B12 kaynağı olmadığını" kamuoyuna duyurdu.Takviyenin kas onarımını hızlandırdığı ve atletik gücü patlattığı yönündeki iddiaların da bilimsel dayanağı oldukça zayıf çıktı.

Araştırmacı Maria Kalafati, 2010 yılında sporcularda kas onarımı ve egzersiz kaynaklı yorgunluğu incelediği pilot çalışmasında olumlu sonuçlar alsa da bu deneyi yalnızca 9 sporcu üzerinde yürüttü.Bilim insanı Jordi Vignaud tarafından 2025 yılında yapılan deneyin de yalnızca sıçanlarla sınırlı kalması sebebiyle, takviyenin insanlarda spor performansını artırdığı yönündeki iddialar somut bir kanıta kavuşamadı.Şifa niyetine tüketilen bu ürünün en karanlık yönünü ise açık havuzlardaki kontrolsüz ve hijyensiz üretim koşulları oluşturuyor.

Fransa Ulusal Gıda, Çevre ve İş Sağlığı Güvenliği Ajansı, 2014 ile 2017 yılları arasında kuruma iletilen 49 olumsuz sağlık bildirimini masaya yatırdı.

Yapılan incelemelerde 10 vakadaki ağır sindirim sorunları ve alerjik reaksiyonların doğrudan tüketilen spirulinadan kaynaklandığı saptandı.Sulardaki kirlilik sebebiyle ürüne siyanotoksin, zararlı bakteri ve ağır metal bulaşabildiğini hatırlatan ANSES, tüketicilere "iyi denetlenen tedarik zincirlerini önceliklendirmeleri" çağrısında bulundu.Dozajın kişiye özel ayarlanması gerektiğini bildiren uzmanlar, menşei belirsiz takviyelerin karaciğerde ve böbreklerde zehirli birikim yapacağını vurguladı.

Tüketicilerin mutlaka sertifikalı üreticileri tercih etmesi gerektiği belirtildi.Öte yandan kalıtsal bir metabolizma rahatsızlığı olan fenilketonüri hastalarının bu gıdadan mutlak surette kaçınması isteniyor.

Vücutları fenilalanin isimli amino asidi parçalayamayan bu kişilerin yüksek proteinli spirulina tüketmesi hayati organ hasarlarına yol açabiliyor.Sağlık kuruluşları, kronik rahatsızlığı bulunan bireylerin hekim kontrolü olmadan hiçbir bitkisel desteğe yönelmemesi gerektiğini ısrarla hatırlatıyor.

İLGİLİ HABERLER