TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Finlandiya-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu tarafından organize edilen "Değişen Dünyada Türkiye: Bir Ortak, Bir Dengeleyici, Bir Stratejik Aktör" başlıklı etkinlikte önemli açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, Avrupa'nın 2014 yılında Kırım'ın işgali karşısında sessiz kalmasını eleştirerek, bu durumun Avrupa güvenliğindeki zafiyetleri gözler önüne serdiğini belirtti.
Avrupa'nın Sessizliği ve Güvenlik Zafiyeti
Kurtulmuş, "2014 yılında Kırım işgal edildiğinde Avrupa'nın sessiz kalması korkutucu bir durumdu" diyerek, bu sessizliğin Rusya'nın Ukrayna'nın diğer bölgelerine yönelik işgallerini daha da cesaretlendirdiğini ifade etti. Belirttiğine göre, Avrupa'nın bu durumu yeterince ciddiye almaması, güvenlik zaafiyetlerinin ne kadar belirgin olduğunu ortaya koydu. Nitekim, bu süreçte NATO'nun koruma şemsiyesi de yetersiz kaldı. Kurtulmuş, "Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya katılması, çatı kuruluşu güçlendirmiştir ama NATO'nun barış perspektifi geliştirme konusuna da odaklanması gerekiyor" diye vurguladı.
Önemli Zirveler ve Türkiye'nin Rolü
Konuşmasında, Türkiye'nin uluslararası platformlarda üstlendiği kritik role de değinen Kurtulmuş, özellikle önümüzdeki dönemde gerçekleşecek olan iki önemli toplantının altını çizdi. Bunlardan ilki, 6-7 Temmuz tarihlerinde Ankara'da yapılacak NATO ülkelerinin devlet başkanları zirvesi, diğeri ise bu ay içerisinde İstanbul'da gerçekleştirilecek NATO Parlamento Başkanları Zirvesi olacak. Bu etkinliklerin Türkiye'nin stratejik aktör olarak önemini pekiştireceğini belirtti.
Türkiye ve Avrupa Birliği İlişkisi
Kurtulmuş, Türkiye'nin köklü tarihi geçmişine atıfta bulunarak, "Türkiye, Osmanlı Devleti'nin kuruluşuyla birlikte Avrupalı bir devlet olarak ortaya çıkmıştır" dedi. Ancak, 1993 yılından bu yana Türkiye'ye karşı sergilenen ayrımcı tutumların bu bağlamda düşündürücü olduğunu ifade etti. Avrupalı dostlara Türkiye'nin güvenlik ve barış için önemli bir müttefik olduğunu hatırlatarak, bu meselelerde daha olumlu bir tutum sergilemelerini beklediklerini sözlerine ekledi.
Birleşmiş Milletler Eleştirisi
Ayrıca, Birleşmiş Milletler'in işlevsizliğini eleştiren Kurtulmuş, bu yapıların günümüz küresel krizleri karşısında yetersiz kaldığını vurguladı. BM'nin mevcut durumunun, çözüm üretemeyen ve güçsüz bir yapı haline geldiğini ifade eden Kurtulmuş, bu durumun dünya barışına büyük bir tehdit oluşturduğunu dile getirdi. “New York'taki ofis, bir kafe olmaktan öteye gidemiyor” şeklindeki yorumlarıyla eleştirisini daha da güçlendirdi.
Türkiye'nin tüm bu sorunların çözümünde diplomasiye dayalı bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, uluslararası zorbalıklara karşı çözüm arayışında kararlı adımlar atılması gerektiğinin altını çizdi.