Uygulama Eksik, Uzaklaştırma Kararları Kağıt Üzerinde Kalıyor!

Yasal olarak belirtilen "uzaklaştırma" tedbirleri mevcut olsa da, uygulamada yaşanan eksiklikler dikkat çekiyor. İlgili birimlerin etkinliğindeki yetersizlikler, bu tedbirlerin pratikte nasıl hayata geçirileceği konusunda soru işaretleri doğuruyor. Bu durum, mağdurların güvenliğini riske atıyor.

Adana’da Çiğdem Er, uzaklaştırma kararını sürekli ihlal eden boşanma aşamasında olduğu Gökhan Er tarafından kesici aletle dün ağır yaralandı.

Urfa'da ise hakkında uzaklaştırma kararı bulunmasına rağmen otobüs durağında boşanma aşamasındaki Ahmet Dişçi tarafından ateşli silahla vurulan Emine Dişçi dün yaşamını yitirdi. İstanbul’da ise 6 gün önce hakkında uzaklaştırma kararı olan Enes A., boşanma aşamasındaki Güllü A.'nın evine gizlice girip yangın çıkararak kadının yaralanmasına neden oldu.

Son 1 hafta içinde yaşanan bu 3 vaka, uzaklaştırma kararlarının takip edilmediğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Erkek şiddeti her geçen gün katlanarak artıyor.

Kadın katliamları ve erkek şiddetine dair tuttuğumuz çeteleler ise artık sayıları takip edemez hale geldi.

Bu çetelelerde özellikle dikkat çeken bir gerçek var: Kadınların daha önce uzaklaştırma kararı aldırmış olmaları. Şiddete karşı devlete başvuran kadınlar, ilgili bakanlıklar tarafından adeta görmezden geliniyor.

Verilen kararlar ise sadece kağıt üzerinde kalıyor. 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu’na göre şiddete uğrayan ya da öldürülme tehlikesi bulunan kadınlar, erkekler hakkında ‘uzaklaştırma kararı’ aldırabiliyor.

Ancak yalnızca uzaklaştırma kararı kadını korumaya yetmiyor.

Kararı tanımayan erkekler kadınların karşısına çıkabiliyor.

Kadınlar ilgili birimlere başvursa da sonuçsuz kalıyor.

Yasa kapsamında verilen elektronik kelepçeler de bir diğer sorun.

Kadınların talep ettiği elektronik kelepçeler ‘Elimizde yok’ denilerek takılmıyor, faillerin takibi yapılmıyor.

Kadın örgütleri uygulamada eksiklikler olduğuna dikkat çekerek yetkilileri göreve çağırıyor. ‘ELEKTRONİK KELEPÇE ÖNEMLİ BİR UNSUR’ EŞİK Gönüllüsü Avukat Merve Çiftçi Davran, uzaklaştırma kararlarının kağıt üzerinde kalmaması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Uzaklaştırma kararlarının kağıt üzerinde kalması, koruma mekanizmalarındaki yapısal eksiklikleri ve elektronik kelepçe gibi destekleyici tedbirlerin daha etkin uygulanması gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Elektronik kelepçe, biz talep ettiğimizde Bakanlık tarafından ne yazık ki pek sık uygulanmayan bir tedbirken; aynı uygulamanın siyasi yargılamalarda ve düşünce suçu davalarında çok daha sıklıkla verildiğini görüyoruz.

Oysa elektronik kelepçe, kadınları doğrudan koruyan çok önemli bir unsur.

Bu sistem uygulandığında failin kadına yaklaşması anında önlenmekte; yaklaştığı durumlarda ise hem kadın haberdar edilerek ortamdan uzaklaşması sağlanmakta hem de kolluk kuvvetleri faile müdahale ederek yaklaşmasını engellemektedir.

Bu nedenle uzaklaştırma talep eden kadınlar için elektronik kelepçe uygulamasının yaygınlaştırılmasını istiyoruz.

Failler ise 6284 Sayılı Yasa’nın kaldırılacağına ya da etkisizleştirileceğine dair çıkan haberler yaygınlaştıkça, bu kanunun artık sadece kağıt üstünde kaldığını düşünmeye başladılar.

Bu durumun arkasında yatan siyasi ve politik yaklaşımı da göz ardı edemeyiz.” Davran yapılması gerekenlere de dikkat çekerek şöyle devam etti: “6284 hayat kurtarır.

Bu yasa, aslında İstanbul Sözleşmesi'nin bir uzantısıdır ve onunla ortak bir şekilde yürütülmesi gerekir.

Ancak İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme beyanının ardından, 6284 uyarınca verilen tedbir sürelerinin 6 aydan 1 aya kadar düştüğünü görüyoruz. Üstelik kadınların uzatma talepleri, ‘yeni delil sunulmadığı’ bahanesiyle reddediliyor.

Yapılması gereken, Sözleşmenin yükümlülüklerini uygulamaktır. Çünkü bu sözleşme; devlete, yargıya ve yerel yönetimlere şiddetin önlenmesi konusunda bütüncül bir yol haritası sunar. 6284’ün kağıt üstünde kalmasını önlemek için kolluk kuvvetlerinin ve yargı mensuplarının bu kanunun gerekliliğine inanması, bunun için de kapsamlı eğitimler alması şarttır.

Ayrıca eşitlik politikalarına bağlı kalınmalı ve elektronik kelepçe kullanımı artırılmalıdır.’’ *** SORULAR YANITSIZ KALDI Kadına yönelik şiddetle mücadelede en kritik önlemlerden biri olarak öne çıkan elektronik kelepçe uygulaması, bürokratik engeller ve şeffaf olmayan süreçler nedeniyle işlevsiz kalıyor.

Kadınların faillere karşı talep ettiği koruma ve uzaklaştırma kararları büyük ölçüde kağıt üzerinde kalırken, hayati önem taşıyan teknik takip talepleri ya yargı barikatına takılıyor ya da uygulamadaki gecikmeler nedeniyle sonu ölümle sonuçlanıyor.

Mevcut yasal mevzuata göre, şiddet mağduru kadınlar veya avukatları, can güvenliklerinin sağlanması amacıyla uzaklaştırma ve elektronik kelepçe takılması talebiyle aile mahkemelerine başvuruyor.

Yargı organları ile kolluk kuvvetleri arasındaki koordinasyonsuzluk, kadınları hedef haline getiriyor.

Sistemdeki en büyük sorun ise veri ve şeffaf yönetim mekanizmalarının eksikliği. İçişleri Bakanlığı yıllardır elektronik kelepçeye ilişkin verileri paylaşmıyor.

Kadınlar şu soruların yanıtını arıyor: Bakanlıkta toplam kaç adet cihaz atıl durumda bekliyor?

Mahkeme kararı olmasına rağmen "kelepçe yetersizliği" gerekçesiyle kaç fail teknik takibe alınamadı?

Koruyucu tedbirlerin uygulanmaması veya geciktirilmesi nedeniyle kaç kadın koruma altında katledildi? *** EN YAŞLISI 70 YAŞINDAYDI!

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun Haziran 2026 Kadın Cinayetleri Raporu, kadınlara yönelik şiddetin ulaştığı tabloyu bir kez daha gözler önüne serdi.

Rapora göre, Haziran ayında 37 kadın yaşamını yitirdi.

Bunlardan 27’si kadın cinayeti olarak kayıtlara geçerken, 10 kadının ölümü ise şüpheli olarak kaydedildi.

Bu verilerle yılın ilk 6 ayında 141 kadın cinayeti, 60 şüpheli ölüm kayıtlara geçmiş oldu.

Haziran ayına ilişkin raporda şu veriler ön plana çıktı: 23 kadın evinde katledildi.

Kadınların 15’i aile içindeki erkekler tarafından öldürüldü. Öldürülen kadınların en genci 21, en yaşlısı 70 yaşındaydı. 14 kadın silahla öldürüldü. *** FAİLE MÜEBBET HAPİS İzmir’de polis koruma noktasına gitmesine rağmen cezaevinden izinli olarak çıkan ve hakkında uzaklaştırma kararı bulunan boşandığı A.Ç. tarafından katledilen 3 çocuk annesi Gülben Duru’nun davası dün görüldü. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24.

Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki karar duruşmasında fail savunma yaptı.

Mahkeme heyeti, A.Ç. için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmetti.

İLGİLİ HABERLER