Yargıtay 2.
Hukuk Dairesi, bir boşanma davasına ilişkin temyiz başvurusunu karara bağladı.
Yüksek Mahkeme, fiziksel şiddet, küfür ve hakaretin yanı sıra uykuda aşırı horlama ve diş gıcırdatma davranışlarını da ağır kusur kapsamında değerlendirdi.
Daire, ilk derece mahkemesince takdir edilen tazminat miktarının yetersiz olduğunu belirtti.Aile Mahkemesi'ne başvuran taraflar birbirlerini suçlayarak boşanma talebinde bulundu.
Erkek taraf, eşinin sürekli tartışma çıkardığını, onaylamadığı kişilerle görüştüğünü, ailesine hakaret ettiğini ve cinsel yönden soğuk davrandığını ileri sürdü.
Son 10 yıldır ayrı odalarda yaşadıklarını, bu nedenle evlilik birliğinin temelden sarsıldığını iddia etti.Kadın taraf ise eşinin kendisine sistematik şiddet uyguladığını, öldürmekle tehdit ettiğini ve geçimsizliğin asıl nedeninin bu olduğunu dile getirdi.
Horlama ve diş gıcırdatma nedeniyle sadece geceleri ayrı odada kalmak zorunda kaldığını, artan psikolojik baskı nedeniyle ortak konutu terk etmek zorunda kaldığını kaydetti.
Eşinin psikolojik destek almayı reddettiğini de sözlerine ekledi.Aile Mahkemesi, yürütülen yargılama sonucunda erkeğin at yarışı oynama takıntısı nedeniyle geçmiş olayları gündeme getirip tartışma çıkardığını, fiziksel şiddet, tehdit ve hakaret davranışlarının süreklilik arz ettiğini tespit etti.
Mahkeme, aşırı horlama ve diş gıcırdatmanın da kadının sağlığını olumsuz etkilediğini göz önünde bulundurdu.
Erkeği tam kusurlu, kadını ise kusursuz bularak boşanmaya hükmetti.İlk derece mahkemesi, çocukların velayeti ve nafaka konularını da düzenleyerek kadın yararına 40 bin lira maddi, 40 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi.
Bölge Adliye Mahkemesi'ne yapılan istinaflı başvuru reddedildi.Kararı temyiz eden erkek tarafına Yargıtay'dan ret yanıtı geldi.
Yüksek Mahkeme, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, nafakanın niteliğini ve günün ekonomik koşullarını değerlendirdi.
Hakkaniyet ilkesi uyarınca takdir edilen tazminatın düşük kaldığına hükmeden Daire, nafaka miktarının da gözden geçirilerek artırılmasını istedi.