Dr. Mustafa Torun, enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanı olarak, yaz aylarının gelmesiyle birlikte artan sıcaklık ve nemin, ishal etkeni olan mikroorganizmaların çoğalması için elverişli bir ortam sağladığını belirtiyor. Özellikle rotavirüs, norovirüs, Salmonella, Shigella, E.coli ve Campylobacter gibi besin kaynaklı enfeksiyonlar ve zehirlenmeler, Mayıs ile Eylül ayları arasında gözle görülür bir şekilde artış göstermektedir. Koruyucu hekimlik ise hastalıklar ortaya çıktıktan sonra tedavi etmek yerine, risk faktörlerini ortadan kaldırarak toplumu korumayı hedefler.
Bireysel ve Aile Üzerinde Korunma Yöntemleri
Güvenli gıda tüketimi için Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenmiş olan “Güvenli Gıdanın 5 Altın Kuralı” önemli bir rehber niteliğindedir. Bu kurallar doğrultusunda el hijyeni büyük bir öneme sahiptir; yemek öncesi ve tuvalet sonrası ellerin en az 20 saniye sabunla yıkanması gerekmektedir. Ayrıca, çiğ et, tavuk ve yumurta ile sebze-meyve ve pişmiş gıdalar için ayrı doğrama tahtası ve bıçak kullanımı önerilmektedir. Gıdaların güvenliği için, özellikle kıyma, tavuk, yumurta ve deniz ürünleri gibi ürünlerin iç sıcaklığının 74°C'yi geçecek şekilde iyice pişirilmesi gerekmektedir.
Tehlikeli sıcaklık aralığı 5°C ile 60°C arasındadır; bu nedenle, sıcak yemeklerin 60°C’nin üzerinde, soğuk gıdaların ise +4°C’nin altında tutulması gerektiği unutulmamalıdır. Dışarıda piknik, düğün gibi etkinliklerde, mayonezli salatalar, kremalı pastalar gibi yiyecekler yüksek risk taşır. Şüpheli gıdalar için, "tekrar ısıtılarak kurtarılamayacağı" kuralına dikkat edilmelidir.
Toplumsal ve Kurumsal Önlemler Nelerdir?
Yaz mevsiminde, Tarım ve Orman Bakanlığı ile belediye zabıta ekiplerinin denetimlerini artırması önemlidir. Restoranlar, büfeler, seyyar satıcılar ve toplu tüketim alanları gibi yerlerde soğuk zincir, personel hijyeni ve altyapı koşullarının düzenli olarak denetlenmesi gerekmektedir. Okullar, yaz kursları ve spor kamplarında öğrencilere el yıkama ve gıda güvenliği konularında eğitim verilmesi büyük önem taşımaktadır.
Ayrıca, içme suyu şebekelerinin klor düzeylerinin düzenli olarak izlenmesi ve olabilecek arıza veya kesintiler sonrası gereken dezenfeksiyon uygulamalarının yapılması gerekmektedir. Kanalizasyon sistemlerinin, içme ve kullanma suyuna karışması, ishal salgınlarının yayılmasında büyük bir etken teşkil etmektedir.
Çevresel Gözetim ve Erken Müdahale Yöntemleri
İl ve ilçe sağlık müdürlükleri, yaz döneminde aktif sürveyans çalışmalarını yürütmelidir. Benzer bir ortamda, örneğin bir okul, askeri birlik veya fabrika gibi yerlerde iki veya daha fazla ishal vakası rapor edildiğinde, bu durum “toplu zehirlenme” şüphesi olarak değerlendirilmelidir. Hızla gıda ve dışkı örnekleri incelenerek, kaynak tespit edilip ortadan kaldırılmalıdır.
Sonuç Olarak Neler Söylenebilir?
Yaz aylarında görülen ishaller, kader değildir. Temiz içme suyu, hijyenik eller ve güvenli gıda ile soğuk zincir uygulamalarının korunması sağlanarak, hem çocuk ölümleri hem de iş gücü kayıpları önemli ölçüde önlenebilir. Tedavi edici hekimlik acil durumlarda başlamaktadır fakat koruyucu hekimlik yürütme alanında, mutfakta, çeşmede ve pazarda öncelikli hale gelmelidir. Bu şekilde, tedavi yerine koruyucu hekimlik ilkelerini benimsemek herkesin yararınadır.