Yazılım Mühendisi Iraz Bayrak, Veri Sızdırma Suçlamalarını Şiddetle Reddetti!

Yazılım mühendisi Iraz Bayrak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi davası çerçevesinde mahkeme sürecine katıldı. İddialara yanıt vererek veri sızdırma suçlamalarını kesin bir dille reddetti. Bayrak, savunmasında suçlamaların asılsız olduğunu vurguladı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraklerinde görev alan yazılım mühendisi Iraz Bayrak, açılan davanın duruşmasında savunmasını yaptı. 26 yaşındaki Bayrak, davanın en genç kadın tutuklu sanığı olarak tanınıyor ve yaklaşık yedi aydır cezaevinde tutuluyor. Duruşma sırasında aile bireyleri ve dostlarıyla duygusal anlar yaşandı. Genç mühendis, mahkeme heyetine profesyonel kariyeri ve işe alım süreciyle ilgili önemli bilgiler sundu.

İŞE ALIM SÜRECİ VE LİYAKAT VURGUSU

Iraz Bayrak, İBB'de çalışmaya başlamadan önce zorlu bir üç aşamalı mülakat sürecinden geçtiğini belirtti. Bayrak, işe alım sürecinde dönemin Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner’in kendisine referans olduğu iddialarını şiddetle reddetti. Genç mühendis, yetkinlikleri sayesinde bu konumda yer aldığını vurgulayarak, gerçekleştirdiği işin tamamen yetkinlik ve bilgi temelli olduğunu söyledi. Kariyerine 2021 yılında başladığını ifade eden Bayrak, iddianamede yer alan tarihsel tutarsızlıklara da dikkat çekerek, sürecin 2019 yılına kadar geriye gittiğini öne süren suçlamaları eleştirdi. Bu durum, kendisi için büyük bir haksızlık teşkil ettiğini düşündüğünü belirtti.

VERİ SIZDIRMA İDDİALARINA MANTIKSAL YANIT

Bayrak, Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) usulsüz veri temin ettiği ve bu verileri tekrar aynı parti yetkililerine aktardığı suçlamalarına açıklık getirdi. İddianamede yer alan mantık hatalarını gözler önüne seren Bayrak, alınan verilerin aynı partiye iletilmesinin mantığı sorguladı. Bu durumun hayatın akışına aykırı olduğunu savunan genç mühendis, "İstanbul Senin" ve "İBB Hanem" uygulamalarının birbirine karıştırıldığını ve yaptığı işin tamamen yazılım geliştirme odaklı olduğunu belirtti. Hiçbir hukuka aykırı durumla ilgisinin olmadığını sözlerine ekledi.

ÖZEL HAYAT VE DÜĞÜN DAVETİYESİ SUÇLAMASI

Iraz Bayrak, tutukluluk sürecini derinlemesine ele alarak, sosyal ilişkilerinin suç unsuru gibi gösterilmesinden endişe duyduğunu ifade etti. Naim Erol Özgüner’i sadece nezaket gereği düğününe davet ettiğini belirtirken, bu durumun yanlış bir şekilde örgütsel bir bağ şeklinde yorumlanmasını eleştirdi. Yaklaşık altı aydır ağır suçlamalardan yargılanan diğer tutuklularla aynı koğuşta bulunduğunu dile getiren Bayrak, yaşadığı sürecin adaletin sınırlarını zorladığını ve hukuksuz muamele gördüğünü anlattı.

YAKINLARI VE DOSTLARI YALNIZ BIRAKMADI

Duruşma salonunda, Iraz Bayrak’a destek vermek için gelen yakınları ve dostları dikkat çekti. Bursa’dan gelen arkadaşları ve ailesi, davanın başlangıcından bu yana yanında yer aldılar. Bayrak’ın savunmasını tamamlamasının ardından, salondaki izleyiciler tarafından alkışlandı. Duruşmanın ardından mahkeme heyeti, diğer sanıkların ve tanıkların dinlenmesine karar verdi. Davanın seyri, dosyaya eklenecek belgeler ve sunulacak yeni savunmalarla devam ediyor.

İLGİLİ HABERLER