Prof.
Dr. İsmail Tuncer Değim, ilaçların sadece doğru dozda ve zamanda kullanılmasının yeterli olmadığını, uygun koşullarda saklanmasının da tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.
Yaz aylarında güneş altında park edilen araçların iç sıcaklığının kısa sürede tehlikeli düzeylere ulaşabildiğini belirten Değim, torpido gözü ve bagajın da ilaç saklamak için güvenli olmadığının altını çizdi.Değim, "İlacın görünümünde herhangi bir değişiklik olmasa bile sıcaklıktan etkilenmiş olabilir.
Uzun süre sıcak araçta kalan ilaçlar, eczacıya danışılmadan kullanılmamalıdır" dedi.
Isının ilacın etkin maddesinde veya yardımcı maddelerinde değişikliğe yol açabileceğini, bunun sonucunda ilacın beklenen etkiyi göstermeyebileceğini kaydetti.Her ilacın kendine özgü saklama koşulu bulunduğunu vurgulayan Değim, bazı ilaçların oda sıcaklığında muhafaza edilirken bazılarının 2 ila 8 derece arasındaki soğuk zincir koşullarında saklanması gerektiğini aktardı. İlacın kutusu ve kullanma talimatında belirtilen sıcaklık değerlerinin mutlaka dikkate alınması gerektiğini belirtti.İnsülin, aşı ve bazı biyolojik ilaçların sıcaklık değişimlerine karşı daha hassas olduğunu ifade eden Değim, soğuk zincirin kesintiye uğramamasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
Bu tür ilaçların uygun taşıma çantalarıyla taşınması gerektiğini, ancak doğrudan buzla temas ettirilmemesi ve dondurulmaması gerektiğini çünkü donmanın da yüksek sıcaklık gibi yapıya zarar verebileceğini söyledi.Değim, ilaçların sıcaklıktan etkilenme düzeyinin içeriğine ve farmasötik formuna göre değişebileceğini belirtti.
Tablet ve kapsüllerin yanı sıra şurup, damla, krem, fitil ve enjeksiyon şeklindeki ürünlerin de uygun koşullarda saklanması gerektiğini, özellikle krem ve fitillerde erime, şuruplarda ise kıvam veya renk değişikliği görülebileceğini aktardı."İlaçta renk, koku, şekil veya kıvam değişikliği fark edilmesi, ürünün bozulduğunu düşündürebilir.
Ancak dış görünüşün normal olması, ilacın sıcaklıktan etkilenmediği anlamına gelmez" ifadelerini kullanan Değim, özellikle kronik hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlarda bu durumun tedavinin aksamasına yol açabileceğini kaydetti.Yaz aylarında araçta bırakılan plastik şişe suların da risk oluşturabileceğini belirten Değim, ısı arttıkça plastiklerden bisfenol A (BPA), ftalatlar ve benzeri kimyasalların suya geçebileceğini söyledi.
Sıcak ortamda plastiklerin kimyasal salınımının arttığının ve bunun suya istenmeyen maddelerin karışmasına yol açabileceğinin belirtildiğini aktardı.Maruziyetin etkisinin miktar ve süreye göre değişebileceğine dikkati çeken Değim, bebekler, çocuklar, hamileler ve kronik hastalığı bulunan kişilerin bu tür maruziyetlerden kaçınmasının daha önemli olduğunu vurguladı. "Tek seferlik kısa temas çoğu zaman büyük bir sorun yaratmasa da, düzenli olarak sıcak ortamda beklemiş plastik şişelerden su içmek ya da sıcak araçta bırakılmış ilaçları kullanmak önerilmez" dedi.Sıcakta kaldığından şüphelenilen ilaçların doğrudan çöpe atılmaması veya kullanılmaması gerektiğini belirten Değim, ilacın ne kadar süreyle ve hangi koşullarda kaldığının eczacıya anlatılması gerektiğini söyledi. İlaçların kullanım talimatında belirtilen saklama koşullarına uyulmasının hayati önem taşıdığını vurguladı."En güvenli yaklaşım, içme suyunu cam ya da kaliteli, sıcaklığa dayanıklı kaplarda taşımak, ilaç olsun veya olmasın plastik şişeleri güneşte ya da kapalı arabada uzun süre bırakmamak ve ilaçları serin, kuru ve doğrudan güneş almayan yerlerde saklamaktır" ifadelerini kullanan Değim, vatandaşların sıcaklığa maruz kalan ilaçları kullanmadan önce mutlaka eczacılarına danışmaları gerektiğini söyledi.