Yıldız Tar Cezaevi'nde LGBTİ+ haklarına dair çarpıcı açıklamalar: Ne iç ne dış düşman!

Yıldız Tar, cezaevinden yaptığı bir açıklamada LGBTİ+ bireyler için dış ve iç düşman tanımlamalarına karşı durdu. Tar, bu grupların toplumsal mücadelesinin önemine dikkat çekerek, maruz kaldıkları ayrımcılığın ve ötekileştirmenin kabul edilemez olduğunu vurguladı. LGBTİ+ bireylerin hakları için verilen mücadelenin, toplumda daha adil bir yapı oluşturma hedefi taşıdığını belirtti.

Gazeteci ve LGBTİ+ hak savunucusu Yıldız Tar, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen operasyon kapsamında tutuklanmasının üzerinden haftalar geçmesine karşın hâlâ cezaevinde.

Tar hakkında yürütülen soruşturmanın kamuoyuna NATO operasyonu olarak yansımasına karşın, ifadesinde kendisine NATO değil, iktidarın "Aile Yılı" politikalarına yönelik sosyal medya paylaşımlarının soruldu.

Sincan 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nden sorularımızı yanıtlayan Tar, hem tutuklanma sürecini hem de LGBTİ+’lara yönelik baskıları değerlendirdi.

Tar, "İşlerini kolaylaştırayım; aradıkları harf kombinasyonu LGBTİ+" diyerek hedef alınanın yalnızca kendisi değil, LGBTİ+ mücadelesi olduğunu vurguladı. İfadende NATO yerine "Aile Yılı" kapsamında yaptığınız paylaşımların sorulduğu ortaya çıktı.

Bu durum iktidarın politikaları açısından ne anlatıyor? İfade sürecinin kendisi bile en hafif tabirle tuhaftı.

Bana önce herhangi bir "silahlı terör örgütü" soruşturmasında herkese sorulan jenerik sorular yöneltildi.

Ardından ifade bitti.

Ama bu kadarla sınırlı bir sorgu olamayacağını fark eden görevliler, telefonla konuşup bilgi aldıktan sonra, iki soru daha yönelttiler.

Tahminimce Google’a adımı yazdılar veya yapay zekaya danıştılar.

Bu sorulardan biri "Aile yılı değil mücadele yılı" dediğime ilişkindi.

Bunu nerede, ne zaman, nasıl dediğime ilişkin hiçbir bilgi de yoktu.

Editör olarak önüne gelen bir haber olsa, yeniden yaz bile demeden geri yollayacağım bir şey anlayacağınız.

Meselenin 5N1K’sını telefondan araştırırlarken ve "acaba bu soruyla ne kast ediyoruz" diye görevliler kendi aralarında konuşurken artık sıkıldım.

Detayları bulmanıza gerek yok; bir haber, söyleşi, TV programı her şey olabilir.

Her durumda da yanıtım aynı: İsnat ettiğiniz silahlı terör örgütü üyesi olma şüphesiyle bu sorunun alakası ne?

Anlayacağınız, LGBTİ+ haberciliğini bir suç gibi gösterme girişimi.  Diğer soru ise neden Yıldız Tar olduğum.

Mahkeme kararıyla da ismimi değiştirip Yıldız Tar yapmama rağmen… Öyle olmasa bile birçok LGBTİ+ kişi çeşitli sebeplerle kimlikte yazan isimden farklı isim kullanıyor. Öyle olmasa bile gazeteci ya da yazar ya da kamuoyunda bilinen kişi müstear isim kullanmasına rağmen sanki bir kod isimmiş gibi bu soru soruldu bana.

Ben de Cüneyt Arkın’ın da kimlikteki ismi Fahrettin Cüreklibatır’dı.

Ona da sorulabilirdi o zaman aynı soru.

Dedim ki ‘benim adım mahkeme kararıyla da Yıldız Tar.’ Özetle bana sorulan soru "Neden Yıldız Tar’sın?" idi.

Felsefik bir soru.

Sincan’da ben de düşünüyorum, Neden Yıldız Tar’ım?

Hem gazeteci hem de LGBTİ+ hak savunucusu kimliğin nedeniyle özel olarak hedef alındığını düşünüyor musun?

Geçtiğimiz sene, tam da Aile Yılı ilan edildikten bir buçuk ay sonra HDK soruşturmasından tutuklanmam da, bu sene NATO öncesi operasyonuyla tutuklanmam da hem kim olduğum, hem ne yaptığımla ilgili.

Eşcinsel olduğum için, cinsel kimliğimi saklanması gereken utanç verici bir felaket olarak görmediğim için, bu coğrafyanın en köklü LGBTİ+ dergi ve sitesinin genel yayın yönetmeni olduğum için tutuklandım.

Geçen sene PKK üyesi olduğumu, bu sene TKP/ML üyesi olduğumu iddia ediyorlar.

Sanırım alfabedeki her harf kombinasyonunu kullanıp her yıl tutuklayacaklar. İşlerini kolaylaştırayım; aradıkları harf kombinasyonu LGBTİ+.

Ve LGBTİ+ olmak ne suç, ne hastalık, ne sapkınlık… Son dönemde LGBTİ+ örgütlerine, Onur Ayı etkinliklerine ve hak savunucularına yönelik baskılarla birlikte düşününce senin tutuklanman LGBTİ+’lara bir gözdağı mı?

Burada sadece benim tutuklanmam değil birçok hukuksuzluk söz konusu.

Polisin AYM kararıyla hukuksuz bulunan sanal devriye uygulamasıyla çok sayıda sosyal medya hesabını LGBTİ+ haklarını savundukları için engellemesi, LGBTİ+’ların her etkinlik ve yürüyüşünün polis şiddetiyle karşılaşması, LGBTİ+ derneklerinin keyfi baskılarla karşılaşması da söz konusu.

Yargı paketlerinde geçirmediklerini, geçirmeden uygulamaya koyuyorlar.

Daha önce cezaevinden "LGBTİ+’lara açılan savaşın tutsaklarından biriyim" demiştin.

Bugün neler söylemek istersin?

Biz senelerdir, "Okulda, işte, mecliste; LGBTİ+’lar her yerde" derken bir murat bildirmiyor, var olan bir gerçeği dile getiriyorduk sadece.

Haliyle cezaevine konan ilk LGBTİ+ değilim, son da olmayacağım.

Benim gibi doğrudan LGBTİ+ haklarını savunduğu için tutuklanan LGBTİ+’lar olduğu gibi başka gerekçelerle cezaevine atılanlar da hep oldu ve olacak.

Durumu normalleştirmek için söylemiyorum bunu.

LGBTİ+’lara ve haklarına bir savaş açıldı fakat LGBTİ+’ların her yerde, her zaman olduğu gerçeği ile savaşamayacaklarını belirtmek için söylüyorum.

LGBTİ+’lar ne iç, ne de dış düşmanlar.

İLGİLİ HABERLER