Yılmaz Erdoğan'dan Dizi Dünyasına Açık Eleştiri: Sabotaj Yapıyoruz

Ünlü şair ve senarist Yılmaz Erdoğan, fenomen haline gelen "İnci Taneleri" dizisinde canlandırdığı Dilber karakterinin sağladığı beklenmedik toplumsal etkileri paylaştı. Erdoğan, bu deneyimin hayatında ilk kez yaşadığını vurgulayarak, karakterinin geniş kitleler üzerindeki yankısını heyecanla anlattı.

Kanal D ekranlarında yayınlandığı dönemde izleyiciyi ekran başına kilitleyen ve magazin gündeminden düşmeyen İnci Taneleri dizisinin yaratıcısı Yılmaz Erdoğan, YouTube’da yayınlanan "Feyyaz Uçar’la F90" programına konuk oldu.

Beşiktaş’ın efsane futbolcusu Feyyaz Uçar’ın sorularını yanıtlayan başarılı sanatçı; dizinin yazım sürecinden Dilber fenomenine, sektörün yapısal sorunlarından sinema projelerine kadar pek çok konuda samimi açıklamalarda bulundu."Dilber Fenomeni Başlı Başına Bir Dosyadır"Hazar Ergüçlü’nün hayat verdiği ve Türk televizyon tarihine adını altın harflerle yazdıran "Dilber" karakterinin, henüz dizi başlamadan önce ortaya çıkan dans videosuyla büyük bir patlama yarattığını belirten Erdoğan, bu süreci şu sözlerle özetledi:"Dilber meselesi başlı başına bir dosyadır.

Daha dizi başlamadan patladı.

Hazar oynamadan, sadece dans videosuyla, türküyle, o kliple birdenbire fenomene dönüştü.

Ben hayatımda ilk defa öyle bir şey gördüm."Karakterin doğaçlama gelişen repliklerinin tüm senaryo akışını değiştirdiğini ifade eden ünlü sanatçı, fragman çekimlerindeki o meşhur anı şu şekilde aktardı: “Sincanlı Erkal’a ‘Pavyondaki gibi biraz sataş’ dedim.

O da ‘Dilber evin barkın yok mu?’ dedi.

O da ‘Yok’ dedi.

Doğaçlama olarak eğlendiler.

Ben o laf yüzünden bin sayfayı yeniden yazdım. Çünkü ben üçüncü bölümde eve taşıyordum. ‘Evsiz barksız Dilber’ diye meşhur oldu.

Dilber’e ev kampanyaları yapanlar oldu.

Yeni çağın tuhaf bir yayılımı var.

Ben de böyle tanıştım.”"Dizi Sektörü Bindiği Dalı Kesiyor"İnci Taneleri projesini aslen 30 bölüm olarak tasarladığını ancak izleyiciden gelen yoğun talep doğrultusunda hikayenin uzadığını dile getiren Erdoğan, mevcut televizyon sektörünün çalışma koşullarını eleştirdi.

Haftalık 120 sayfa senaryo yazmanın ve aynı zamanda projede oyuncu olarak yer almanın getirdiği fiziksel ve mental yüke dikkat çeken sanatçı, durumu şu sözlerle değerlendirdi:"Bir dizi yazıyorsunuz.

Her hafta 120 sayfa yazıyorsunuz.

Ben başlangıçta ‘30 bölüm yaparım, bitiririm’ diye düşünüyordum.

Ama insanlar öyküyü isteyince uzadı.

Bugün dizi sektörü bindiği dalı kesiyor.

Bir iş bu kadar uzun olmaz.

Bunu değiştirmeliyiz ama sektör kendi kendine değiştiremez."Tek başına kaleme aldığı ve hem yazıp hem oynayarak 51 bölüm boyunca büyük bir başarıya imza attığını belirten Erdoğan, mesleki dayanıklılığını esprili bir dille Guinness Rekorlar Kitabı'na atıfta bulunarak vurguladı."Anneme Söz Vermiştim, Başarmak Zorundaydım"Kariyerinin geçmişine dair de duygusal anlar paylaşan Yılmaz Erdoğan, üniversite yıllarında inşaat mühendisliğini bırakma kararı aldığında babasıyla yaşadığı anlaşmazlığı anlattı.

Annesine verdiği sözün kendisi için en büyük motivasyon kaynağı olduğunu belirten sanatçı, "Annem bana ‘Sen çok ünlü olacak mısın?’ diye sordu. ‘Olacağım’ dedim.

O yüzden başarmak zorundaydım.

Hem babama hem anneme ispat etmek zorundaydım.

Benim derdim ünlü olmak değildi; sevdiğim işi yapmak istiyordum" dedi.Sinema Dünyasına Müjde: "Vizontele 3 Geliyor"Dijital platformların sinema sektörü üzerindeki etkilerine de değinen Yılmaz Erdoğan, sinema salonlarının eski canlı günlerine dönmesi gerektiğini savundu.

BKM olarak sinemayı ayağa kaldırmak için önemli adımlar attıklarını belirten başarılı isim, müjdeli haberleri şu sözlerle paylaştı:"Benim en çok üzüldüğüm konu sinemam.

Onu geri getirmemiz lazım.

Bu sene *‘Aile Arasında’*nın devamını yaptık.

BKM olarak çok büyük beklentimiz var.

Seneye de ‘Vizontele 3’ projemiz var. Öyle öyle biz bu sinemayı tekrar geri alacağız.

Başka türlü olmaz."

İLGİLİ HABERLER