Kanal D'nin sevilen dizisi Arka Sokaklar, geçtiğimiz aylarda yaşanan bir olaydan ilham alarak ekrana getirdiği bölümüyle gündeme oturdu. Arabesk müzik dünyasının tanınmış ismi Güllü'nün vefatı, dizideki hikâyeye esin kaynağı oldu. Bu bölümde, ünlü şarkıcı Songül Tan karakterinin şüpheli ölümü mercek altına alınırken, Rıza Baba ve ekibi olayın detaylarını araştırdı. Genç oyuncu Burcu Şeritoğlu, annesinin ölümüyle ilgili suçlamaların merkezinde yer alan karaktere hayat verdi.
Karakterin Sosyal Medyadaki Yankıları
Bölüm yayımlandıktan sonra sosyal medyada büyük bir tartışma ortamı oluştu. İzleyiciler, karakterlerin cenaze sahneleri ve olay örgüsünü sıkça gündeme getirdi. Özellikle Burcu Şeritoğlu’nun canlandırdığı karakterin, Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter'e benzemesi dikkatlerden kaçmadı. Gerçek olaydan esinlenen bazı sahnelerin, kullanıcılar arasında uzun bir süre boyunca tartışmalara yol açması dikkat çekti. Akif Yaman’ın haberine göre, Burcu Şeritoğlu, rolüne hazırlık aşamasını anlatırken karakterin taşıdığı psikolojik yükün beklediğinden daha ağır olduğunu dile getirdi.
Karakterin Etkisi ve Zorluklar
Genç sanatçı, çekimlerin sona ermesinin ardından bile canlandırdığı karakterden kopmakta güçlük çektiğini ifade ederek, rolün etkisinin günlük yaşamına kadar yansıdığını belirtti. Burcu Şeritoğlu, karakterine derinlemesine girebilmek adına geçirdiği dönemlerin psikolojik olarak zorlu geçtiğini vurguladı. Yaşadığı zorlu süreci açıklarken, "Rolden çıkamadım. Süreç beni çok yıprattı." diyerek duygusal yükünü dile getirdi. Bunun yanı sıra, çekimler sonrasında gelişen yükseklik korkusu nedeniyle psikolojik destek almaya başladığını da açıkladı.
Toplum Üzerindeki Yansımalar
Şeritoğlu, karakterinin izleyiciler üzerinde bıraktığı etkinin kendisini günlük yaşamında da etkilediğini söyledi. Sokakta zaman zaman bazı kişilerin, onun oynadığı karakter üzerinden kendisine seslendiğini aktaran genç oyuncu, "Bana 'katil' diye seslenenler oldu ve zor anlar yaşadım." ifadelerini kullandı. Bu tür durumlar, kendisi için oldukça ağır bir yük haline gelmiş ve projeden sonra psikolojik destek alma gerekliliğini doğurmuştur. İlişkilendirdiği olaylar, diziyle gerçek yaşam arasındaki sınırın ne kadar ince olabileceğini bir kez daha gözler önüne sermektedir.