Açtığı bir TikTok yayınında "toplumun dini değerlerini aşağılayıcı ifadeler kullanıldığı" gerekçesiyle gözaltına alınan Esra Gürbüz hakkında adli kontrol kararı verildi.
Gözaltılar ve Soruşturma Süreci
Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı, 23 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilen bir TikTok canlı yayınında, "toplumun dini değerlerini aşağılayıcı ifadeler kullanıldığı" iddiaları üzerine bir soruşturma başlattı. Bu iddialar, toplumsal değerlerin zedelenmesine dair endişelere yol açtı ve birçok kişi Gürbüz'ün ifadelerini eleştirdi. İnternet üzerinden yayılan görüntüler, sosyal medyada geniş bir yankı buldu. Savcılık, gelen şikayetler sonucu hemen harekete geçti. Bu sıkıntılı süreç içerisinde, Esra Gürbüz'ün ifadesinin alınması ve durumunun değerlendirilmesi için adli mercilere çağrılması sağlandı. Soruşturma süreci, toplumun farklı kesimlerinde farklı tepkilere yol açtı; bazıları özgürlüklerin kısıtlandığını savunurken, diğerleri hukukun işletilmesi gerektiğini belirtti.
Adli Kontrol Kararları ve Şartlar
Esra Gürbüz, savcılık sorgusunun ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. İlgili mahkeme, Gürbüz'e yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğü uygulanmasına karar verdi. Adli kontrol, mahkemenin takdirine göre, sanığın duruşmalara katılımını sağlamak amacıyla belirlenen kural ve yükümlülükleri içermektedir. Bu tür durumlarda, sanığın yaşanan süreç içinde kanunlara uygun şekilde hareket etmesini sağlamak önceliklidir. Adli kontrol hükümleri, çoğu zaman duruşmanın devam ettiği süre zarfında sanıkların toplumsal düzeni bozacak davranışlarda bulunmalarını engellemeyi hedefler. Böylece kamu güvenliği sağlanmaya çalışılır. Esra Gürbüz hakkında verilen bu karar, toplumsal tartışmaları da birlikte getirdi; bazı görüşler, ifade özgürlüğünün sınırları üzerine yoğunlaştı.