Açıklamada, IŞİD ’in dini istismar eden, insanlıktan nasibini almamış ve küresel terör şebekelerinin taşeronluğunu yapan kanlı bir örgüt olduğu ifade edilirken, terörle mücadelenin yalnızca güvenlik güçlerinin fedakârlığına bırakılamayacağına dikkat çekildi. Hüseyin Mayi, siyasi iradenin kararlı, tutarlı ve şeffaf bir milli güvenlik politikası ortaya koymasının zorunlu olduğunu söyledi.
Türkiye’nin bugün geldiği noktada ciddi güvenlik zaafları bulunduğunu savunan Mayi, kontrolsüz göç politikaları, sınır güvenliğindeki zafiyetler, radikalleşmeyle mücadeledeki eksiklikler ile istihbarat ve önleyici güvenlik mekanizmalarındaki koordinasyon sorunlarının ülkeyi terör örgütleri açısından kırılgan hale getirdiğini belirtti.
İYİ Parti olarak terörle mücadelenin geçici çözümlerle değil, akılcı, milli ve uzun vadeli bir güvenlik stratejisiyle yürütülmesi gerektiğini ifade eden Mayi, terörün iç politika malzemesi yapılmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Açıklamada şu çağrılara yer verildi:
Sınır güvenliğinin derhal en üst seviyede yeniden yapılandırılması,
Göç politikalarının milli güvenlik perspektifiyle ele alınarak kayıt dışılığın tamamen ortadan kaldırılması,
Terör örgütleriyle bağlantılı kişi ve yapılarla mücadelede sıfır tolerans ilkesinin benimsenmesi,
Alınan tedbirler konusunda Meclis ve kamuoyunun açık ve şeffaf biçimde bilgilendirilmesi.
Hüseyin Mayi, açıklamasını “Şehitlerimizin hatırasına, milletimizin can güvenliğine ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasına sahip çıkmakta kararlıyız. Teröre karşı susmayacağız, geri adım atmayacağız” sözleriyle tamamla