Rize’de Bakırcılığın Tarihi
Rize’de bakırcılık geleneği, Osmanlı dönemine kadar uzanıyor. Bölgenin mutfak kültüründe önemli yere sahip olan bakır kazanlar, tavalar, çaydanlıklar ve güğümler yıllarca el işçiliğiyle üretildi. Özellikle köy yaşamında bakır kaplar hem dayanıklılığı hem de ısıyı eşit dağıtması nedeniyle tercih edildi.
Karadeniz’in hareketli ticaret hayatı da bakırcılığın gelişmesinde etkili oldu. Zamanla Rize merkez ve bazı ilçelerde küçük atölyeler kurularak üretim yapılmaya başlandı.
Günümüzde Rize’de Bakırcılık Devam Ediyor mu?
Teknolojinin gelişmesi ve çelik, alüminyum gibi ürünlerin yaygınlaşmasıyla bakırcılık eski yoğunluğunu kaybetti. Ancak Rize’de hâlâ bu mesleği sürdüren ustalar bulunuyor.
Bugün bakır ürünler daha çok:
Hediyelik eşya
Dekoratif ürün
Geleneksel mutfak gereçleri
Kahve cezvesi ve çaydanlık
olarak üretiliyor.
Özellikle turistik dönemlerde yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisi, mesleğin tamamen yok olmasını engelliyor.
Bakırcılık Neden Azaldı?
Rize’de bakırcılık geleneğinin zayıflamasının başlıca nedenleri şunlar:
Seri üretim ürünlerin ucuz olması
El işçiliğinin maliyetli olması
Gençlerin zanaat mesleklerine ilgi göstermemesi
Usta-çırak ilişkisinin zayıflaması
Buna rağmen bazı ustalar, “meslek ölmesin” diyerek üretime devam ediyor.
Kültürel Miras Olarak Bakırcılık
Rize’de bakırcılık yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda kültürel bir miras olarak görülüyor. Özellikle Karadeniz mutfağında kullanılan bakır kazanlar, geleneksel yemeklerin vazgeçilmez parçalarından biri olmaya devam ediyor.
Son yıllarda doğal ve sağlıklı pişirme yöntemlerine olan ilginin artması da bakır ürünlere olan talebi yeniden canlandırmaya başladı.
Geleceği Ne Olacak?
Rize’de bakırcılığın geleceği, ustaların yetiştireceği yeni çıraklara bağlı. Eğer mesleğe ilgi duyan gençler desteklenirse, bu asırlık zanaat yeniden canlanabilir. Belediyelerin ve kültürel kuruluşların el sanatlarına yönelik projeleri de bu süreci olumlu etkileyebilir.