Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano, La Gazzetta dello Sport'a verdiği röportajda, kulüpteki deneyiminden transfer durumu ve ligdeki rakiplerle ilgili düşüncelerini paylaştı. Galatasaray, Mohamed Salah, Leandro Trossard, Orkun Kökçü, Bologna'dan ayrılışı ve Serie A'nın durumu hakkında dikkat çekici açıklamalarda bulundu. İşte onun röportajında dikkat çeken noktalar...
Galatasaray ve Salah Üzerine Düşünceler
Galatasaray'ın son dört yıldır ligde üst üste şampiyon olmasının önemine değinen Italiano, takımın gücüne dikkat çekti. Takımda iki veya üç transfer daha yapılmasının, onların başarısını daha da artıracağını ifade etti. Trossard'ın transferi hakkında: "Harika bir futbolcu, Ağustos başında katılacak," diyerek müjdeli bir haber verdi. Salah konusuna gelindiğinde ise durumun şu an için belirsiz olduğunu belirtti; "Şu anda her şey askıda," ifadesini kullandı. Aynı zamanda, Orkun Kökçü’yü de övdü ve onun takımda harika bir kaptan olduğunu vurguladı.
Asya Yakasında Yeni Bir Ev
İtalyan teknik adam, İstanbul’da yerleşim planlarından da bahsetti. Boğaz'ın ötesinde, spor merkezi ile yakın bir konumda Asya yakasında bir ev tutmayı düşündüğünü belirtti. Oldukça fazla mesafe kat etmemenin kendisi için önemli bir unsur olduğunu vurguladı. "Buradaki bölge harika; şehri tanımak benim için yeni bir deneyim. Geçtiğimiz gün Boğaz’dan geçerken beş yunus gördüm," diyerek İstanbul’un güzelliklerine de dikkat çekti.
Kulüp Atmosferi ve Avrupa’da Hedefler
Beşiktaş'ın üst düzey organizasyon yapısından övgüyle bahsetti. İlk günlerinden beri kulübün mükemmel bir spor merkezi ve sıcak bir atmosfere sahip olduğunu dile getirdi. "Bu kadar coşkulu bir ortamda hiç bulunmamıştım," diyerek, kendisine de bu heyecanı hissettiren bir ortamda çalışmanın önemini ifade etti. Önlerinde Midtjylland ile Avrupa Ligi mücadelesinin olduğunu hatırlatarak, başarılı olurlarsa play-off'a kalacaklarını belirtti. Elenme durumunda ise Conference Ligi'nde devam edeceklerini söyleyerek kulüp tarafından Avrupa'da başarı hedeflendiğinin altını çizdi.
Teknik Direktörlük ve Geçmiş Deneyimler
Italiano, oyuncu yönetimi konusundaki yaklaşımını da aktardı. "Bazı futbolcularımdan neredeyse daha yorgun bitiriyorum maçı," diyerek, enerjisini işine adadığını belirtti. "Buradaki başlangıcım, Bologna’daki sürecime çok benziyor. Gelişime açık birçok genç futbolcu var," diyerek kulüpteki atmosferin kendisini hatırlattığını ifade etti. Önceki takımlarıyla olan ilişkisini ve Barcelona ile yapılan görüşmeyi tekrardan değerlendirerek, kulüp değişikliğinin doğal bir süreç olduğuna inandığını ekledi.
Bologna ve Roma ile İlgili Düşünceler
Italiano, Bologna’da kalmanın bir seçenek olduğunu dışlamadı; fakat Avrupa’daki mücadele şansının kalmadığını düşündüğünde bu durumu kabullenmek zorunda kaldığına dikkat çekti. Roma'daki bir toplantı ile ilgili ise "Bu konu artık zaman aşımına uğramış durumda," diyerek geçmişe dair düşüncelerini dile getirdi. Bologna ile olan duygusal bağlarına vurgu yaptığı kısımda, özellikle kazandığı Coppa Italia'nın kendisi için oldukça anlamlı olduğunu açıkladı. Bu anların kendisini çok etkileyen anlar olduğunu da belirtti.
Transfer Hedefleri ve Takım İçi Dinamikler
Beşiktaş için beklentilerini oldukça yüksek tutan Italiano, takımda hangi oyuncuları düşündüğünü de açıkladı. Bologna'dan bir veya iki oyuncu üzerinde durduğunu; bununla birlikte hangi isimler olduğunu özellikle açıklamaktan kaçındı. Teknik direktörlük kariyerine ilişkin konuştuğunda, diğer teknik direktörlerin deneyimlerinden etkilenmeme konusunda dikkatli olduğunu belirtti. Bologna’nın kendisi için duygusal bir anlam taşıdığını ifade ederek, takım ruhunun ve taraftarın kalbinde ayrı bir yeri olduğunu belirtti.
Gelecek Hedefleri ve Ligdeki Rekabet
Italiano, Serie A'daki rekabeti de değerlendirdi. Milan'ın yeni teknik direktörle güçlü bir rakip haline geldiğini belirtti; ancak Inter'in hala lider konumda olacağına inandığını vurguladı. Napoli'nin de yakın takipte olacağını dile getirdi. Yaşının gelecekteki başarıları üzerinde bir etkisi olup olmayacağıyla ilgili olarak, "Ben genç bir teknik direktör olarak adlandırılmaktan hiç rahatsız olmadım; sonuç olarak henüz yaşıtım," diyerek bu konuda kendine güven duyduğunu belirtti.