Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye'nin ihracat rakamları bu yılın ilk altı ayında %3,6’lık bir artış göstererek 136,1 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde elektrik ve elektronik sektörü, %9,8 artışla toplamda 9,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi ve tarihindeki en yüksek yarı yıl ihracatını kaydederek önemli bir başarıya imza attı. Bu sektör, Türkiye'nin en fazla ihracat yapan alanları arasında üçüncü sırada yer aldı. Haziran ayında ise elektrik ve elektronik sektörü, geçen yılın aynı ayına kıyasla %30,6’lık bir artış ile 1 milyar 664,6 milyon dolarlık dış satım gerçekleştirdi. Sektördeki en büyük dış satım ise Birleşik Krallık'a yapıldı.
Ülkelere Göre İhracat Verileri
Yılın ilk altı ayında, elektrik ve elektronik sektöründeki ihracatın en büyük kısmı 901,3 milyon dolarla Birleşik Krallık’a yapıldı. Bu ülkeyi 686,9 milyon dolarla Almanya, 679,2 milyon dolarla ABD, 394,6 milyon dolarla Polonya ve 364,1 milyon dolarla Ukrayna takip etti. Değer bazında en yüksek ihracat artışı ABD pazarında gözlemlendi. Elektrik ve elektronik sektörünün genel itibarıyla ülkeye dış satımı bu dönemde 197,7 milyon dolarlık bir artış gösterdi. Sektörün başarılarına rağmen ihracat artışında, Ukrayna, Polonya ve Birleşik Krallık gibi diğer pazarlar da önemli rol oynadı.
Sektörün Gelişim Potansiyeli
Elektrik ve Elektronik İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Kavaklıoğlu, sektör rakamlarının önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Bu durum, Türkiye’nin toplam ihracat artışının üzerinde bir performans gösterdiğini ve sektördeki ağırlığın güçlendiğini ortaya koydu. Kavaklıoğlu, elektrik üretim ve dağıtım ekipmanları ile kablo ürünlerindeki artışın bu başarıdaki etkisini vurguladı. Yenilenebilir enerji yatırımları, enerji dönüşümü ve modernizasyon gereksinimleri, sektörün ürünlerine olan talebi artıran başlıca nedenler arasında yer alıyor. Türkiye'nin teknik standartlara uyum kabiliyeti, esnek üretim yapısı ve yan sanayisinin gelişmiş olması da firmalara avantaj sağlıyor.
Kalıcı İhracat Büyümesi İçin Gerekenler
Kavaklıoğlu, kalıcı ve sürdürülebilir bir ihracat büyümesi sağlamak adına, sadece nominal ihracat değerinin değil, aynı zamanda miktar, kilogram başına birim değer ve yerli katma değer oranlarının da artırılması gerektiğini vurguladı. Ancak olumlu görünümün tüm alt sektörlere eşit şekilde yansımadığına dikkat çeken Kavaklıoğlu, tüketici talebine duyarlı ürün gruplarının bu süreçten olumsuz etkilenmeye devam ettiğini belirtti. Küresel pazarlarda, Çin gibi ülkelerin uyguladığı agresif fiyat politikalarının Türk firmalarının rekabet koşullarını zorlaştırdığına da değindi.
Birleşik Krallık Pazarına Özgü Ürünler
Kavaklıoğlu, Birleşik Krallık pazarındaki ihracatlarının önemli kalemlerinden birinin kablo ürünleri olduğunu açıkladı. Bu ülkeye yapılan ihracatın yaklaşık %55'ini kablolar oluşturmakta ve özellikle alçak gerilim enerji kabloları ile tesisat kablolarında güçlü bir konumları mevcut. Beyaz eşyalar da bu pazarın önemli bir parçasını oluşturuyor ve toplam ihracattan %26 pay alıyor. Televizyon alıcıları ile trafo ürünleri de sektörde dikkat çeken diğer kalemler arasında bulunuyor. Türkiye, Birleşik Krallık'ta güvenilir bir tedarikçi olarak konumunu güçlendirmiştir.
Almanya ve ABD Pazarları
Almanya’ya yapılan ihracatta da kablolar öne çıkarken, bu ürünlerin toplamın yaklaşık %37’sini oluşturduğu görülüyor. Alçak, orta ve yüksek gerilim kabloları, trafo ve endüktörler, anahtarlama ve koruma cihazları ile elektrik motorları gibi ürünler dikkat çekiyor. Almanya’daki sanayi tesisleri ile uzun vadeli tedarikçi ilişkileri, Türk firmalarının Orta Avrupa değer zincirindeki yerini güçlendirmektedir. ABD’ye yapılan ihracatta ise elektrik üretim ekipmanları belirleyici konumda. ABD pazarında, elektrik şebekelerinin yenilenmesi ve yenilenebilir enerji yatırımlarının talebi artırması, Türk firmalarına yeni fırsatlar sunmaktadır.
Gelecek Hedefleri ve Stratejik Yaklaşımlar
Kavaklıoğlu, sektör ihracatındaki büyümenin özellikle elektrikli ekipman ve kablo ürünlerinden kaynaklandığını belirtti. 2026 yılı için belirlenen 19 milyar dolarlık hedefin ulaşılabilir olduğunu ifade etti. Tüketim odaklı ürünlerin yanı sıra enerji altyapısı ve elektrifikasyon talepleri büyümeyi sürüklemekte. Sektörde daha yüksek ihracat birim değerine ulaşmak, KOBİ sayısını artırmak ve uluslararası pazarlarda Türk markalarının görünürlüğünü güçlendirmek amaçlanıyor. Elektrik ve elektronik ürün imalatı, Türkiye'deki 300 bin kişiye doğrudan istihdam sağlamaktadır. Gelecek dönemde akıllı şebeke, enerji depolama çözümleri ve enerji verimli cihazlar gibi stratejik alanlara odaklanmak beklenmektedir.