Aşırı Terleme Sorunu: Primer Hiperhidroz Tedavisi Mümkün!

Uzmanlar, aşırı el ve koltuk altı terlemesinin (primer hiperhidroz) sadece fiziksel bir rahatsızlık değil, aynı zamanda bireyin sosyal ve psikolojik durumunu da olumsuz etkileyen önemli bir sağlık sorunu olduğunu vurguladı. Bu durum, günlük yaşamda tokalaşma isteksizliği, yazı yazarken zorluk ve kıyafetlerde ter lekeleri nedeniyle sık kıyafet değiştirme gibi sorunlara yol açarak, bireylerin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebilmektedir.

Toplumda sık görülen ancak çoğu zaman önemsenmeyen aşırı el ve koltuk altı terlemesinin (primer hiperhidroz), doğru tanı ve uygun tedaviyle kontrol altına alınabileceğini belirten Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç.

Dr.

Mehmet Muharrem Erol, ilaç ve botoks gibi yöntemlerden sonuç alamayan uygun hastalarda kapalı cerrahi yöntemin kalıcı çözüm sağlayabildiğini söyledi.

Erol, aşırı terlemenin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ancak tedavi seçenekleri bulunan bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.

Primer hiperhidrozun doğru teşhis ve uygun tedavi planlamasıyla kontrol altına alınabilen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç.

Dr.

Mehmet Muharrem Erol, Hastaların önemli bir kısmı, yıllarca bu sorunu çözümsüz olarak görüyor.

Oysa günümüzde aşırı el ve koltuk altı terlemesi için hastaya özel planlanan etkili tedavi seçenekleri bulunmaktadır. Öncelikle terlemenin altta yatan başka bir hastalıktan kaynaklanmadığından emin olmak gerekir.

Daha sonra hastanın şikâyetleri, hayat kalitesi ve beklentileri değerlendirilerek en uygun tedavi yöntemi belirlenir.

Tedavi seçenekleri arasında topikal ilaçlar, iyontoforez uygulamaları, ağızdan kullanılan ilaçlar ve botulinum toksin enjeksiyonları yer alırken, bu yöntemlerin etkinliği bazı hastalarda sınırlı kalabilmekte, uygulamaların belirli aralıklarla tekrar edilmesi gerekebilmekte ve özellikle uzun vadede maliyetli olabilmektedir.

Bu yöntemlerden yeterli fayda göremeyen veya daha kalıcı bir çözüm arayan uygun hastalarda cerrahi tedavi gündeme gelebiliyor.

Göğüs cerrahisinde uygulanan Endoskopik Torasik Sempatektomi (ETS), kapalı yöntemle gerçekleştirilen modern bir cerrahi işlemdir.

Genel anestezi altında yapılan ameliyatta göğüs duvarında açılan birkaç milimetrelik küçük girişlerden kamera yardımıyla ilerlenerek, aşırı terlemeye neden olan sempatik sinir zincirinin ilgili bölümü hedeflenmektedir.

Minimal invaziv teknik sayesinde ameliyat sonrasında hastaların büyük bölümü kısa sürede günlük hayatına dönebilmektedir dedi. Özellikle el terlemesi bulunan uygun hastalarda bu yöntemin hayat kalitesinde belirgin iyileşme sağlayabildiğini ifade eden Doç.

Dr.

Mehmet Muharrem Erol, konuşmasını şöyle sürdürdü: Doğru hasta seçimi cerrahi tedavinin en önemli aşamasıdır.

Hastalarımızın ayrıntılı değerlendirilmesi sonrasında ameliyat kararı veriyoruz.

Amacımız yalnızca terlemeyi azaltmak değil, kişinin sosyal ve mesleki hayatındaki kısıtlılıkları da ortadan kaldırmaya yardımcı olmaktır.

Aşırı terleme şikâyeti yaşayan kişiler kendi kendilerine çözüm aramak yerine bir göğüs cerrahisi uzmanına başvurmaları doğru yaklaşımdır.

Her hastanın terleme şekli, şikâyet düzeyi ve beklentisi farklıdır.

Bu nedenle tedavi planı da kişiye özel olmalıdır.

Uygun hastalarda uygulanan modern cerrahi yöntemler, hayat kalitesinin artırılmasına önemli katkı sağlayabilmektedir.

Aşırı el ve koltuk altı terlemesi, tedavi seçenekleri bulunan bir sağlık problemidir.

Erken değerlendirme ve doğru hasta seçimi sayesinde, hastalar kendileri için en uygun tedavi yöntemine hekimleriyle birlikte karar verebilir.

İLGİLİ HABERLER