91 binden fazla kişinin verilerinin incelendiği yeni araştırma, uzun süre kesintisiz oturmanın kanser nedeniyle ölüm riskiyle bağlantılı olabileceğini gösterdi.
Bulgulara göre oturma süresini kısa hareket molalarıyla bölmek, yavaş yürüyüş yapmak veya ev işleriyle ilgilenmek riskin azalmasına katkı sağlayabilir. 91 Binden Fazla Kişinin Verileri İncelendiGünlük yaşamın büyük bölümünü oturarak geçirenleri yakından ilgilendiren yeni bir araştırmanın sonuçları açıklandı. Çalışmada 91 binden fazla kişinin hareket alışkanlıkları ve sağlık verileri değerlendirildi.
Yaklaşık 12 yıl boyunca takip edilen katılımcıların hareket düzeyleri, bileklerine takılan sensörler aracılığıyla kaydedildi.
Böylece kişilerin gün içerisinde ne kadar süre oturduğu, oturma sürelerinin kesintisiz olup olmadığı ve ne sıklıkla hareket ettiği incelendi.
Araştırmanın sonuçları, yalnızca toplam oturma süresinin değil, bu sürenin nasıl geçirildiğinin de sağlık açısından önemli olabileceğini ortaya koydu.
Uzun süre aynı pozisyonda kalmanın, kısa aralıklarla ayağa kalkılan bir düzene göre daha yüksek riskle bağlantılı olduğu belirtildi.
Kesintisiz Oturulan Her Ek Saat Riski ArtırdıHareket sensörlerinden elde edilen verilerin analiz edilmesiyle dikkat çekici bir sonuç ortaya çıktı.
Her gün uzun ve kesintisiz biçimde oturulan her ek saatin, kanser nedeniyle ölüm riskinde yüzde 9 artışla ilişkili olduğu belirlendi.
Bu sonuç, özellikle masa başında çalışanlar, uzun süre araç kullananlar veya günün büyük bölümünü televizyon karşısında geçirenler açısından önemli bir uyarı niteliği taşıdı.
Araştırmacılar, oturma süresinin kesintisiz şekilde uzamasının sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Çalışmada oturma süresinin yalnızca uzunluğuna değil, hareket molalarıyla bölünüp bölünmediğine de bakıldı.
Veriler, düzenli olarak ayağa kalkan ve kısa süreli hareket eden katılımcılarda farklı bir tablo ortaya çıktığını gösterdi.
Hareket Molalarıyla Bölünen Oturma Süresi Dikkat ÇektiAraştırmada, kısa hareket molalarıyla bölünen her ek saatlik oturma süresinin kanserden ölüm riskinde yüzde 18 azalma ile ilişkili olduğu tespit edildi.
Bu bulgu, gün içerisinde yapılabilecek küçük değişikliklerin önemini ortaya koydu.
Uzun süre oturmak zorunda kalan kişilerin belirli aralıklarla ayağa kalkması, birkaç dakika yürümesi veya bulunduğu ortamda hareket etmesi önerildi.
Araştırmacılara göre bu tür molalar, hareketsizliğin oluşturabileceği sağlık risklerinin azaltılmasına katkıda bulunabilir. Özellikle çalışma şartları nedeniyle masa başından ayrılamayan kişilerin, oturma düzenlerini tamamen değiştirmeden de hareket miktarını artırabileceği belirtildi.
Telefon görüşmelerini ayakta yapmak veya kısa yürüyüş molaları vermek gibi basit alışkanlıkların uygulanabilir olduğu ifade edildi.
Hafif Fiziksel Aktiviteler de Etkili OlabilirAraştırmanın dikkat çeken bir diğer sonucu, yoğun egzersiz yapamayan kişiler açısından önem taşıdı.
Bulgulara göre günlük bir saatlik uzun süreli oturmanın yerine hafif fiziksel aktivite eklenmesi, kanser nedeniyle ölüm riskinde yaklaşık yüzde 12 azalmayla ilişkilendirildi.
Yavaş tempolu yürüyüş, ev işleri veya günlük hareketliliği artıran benzer faaliyetler hafif fiziksel aktiviteler arasında gösterildi.
Bu nedenle fayda sağlamak için mutlaka ağır ve yorucu egzersizlerin yapılmasının gerekmediği belirtildi.
Daha yoğun fiziksel aktivitelerin daha yüksek fayda sağlayabildiği bilinse de uzmanlar, hafif hareketlerin de göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Günlük hayata eklenen küçük hareketlerin düzenli hale getirilmesi önerildi.
Hareketsizlik Vücudu Nasıl Etkiliyor?
Bilim insanları, uzun süre hareketsiz kalmanın sağlık üzerindeki etkilerini farklı mekanizmalarla açıklıyor.
Kesintisiz oturmanın kronik iltihaplanmayı artırabileceği ve vücudun metabolik dengesini olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor.
Hareketsiz yaşamın kan şekeri ve insülin dengesinde bozulmalara yol açabileceği ifade ediliyor.
Bu değişimlerin de kanser gelişimiyle bağlantılı olabilecek süreçleri etkileyebileceği değerlendiriliyor.
Oturma süresinin yönetilmesi bu nedenle yalnızca kas ve eklem sağlığı açısından değil, genel sağlık bakımından da önemli görülüyor.
Günün büyük bölümünü oturarak geçirenlerin hareket molalarını günlük düzenlerinin bir parçası haline getirmesi tavsiye ediliyor.
Masa Başında Çalışanlara 30 Dakika UyarısıAraştırmacılar, özellikle masa başı çalışanlarının her 30 dakikada bir ayağa kalkmasını öneriyor.
Birkaç dakikalık kısa yürüyüş veya basit hareketlerin bile uzun süreli hareketsizliğin bölünmesine yardımcı olabileceği belirtiliyor.
Bu hareket molalarının spor salonunda yapılan egzersizlerin yerine geçmediği ancak uzun süre kesintisiz oturmanın önlenmesine katkı sağlayabileceği ifade ediliyor. Çalışma ortamında kısa süre ayakta kalmak da uygulanabilecek seçenekler arasında bulunuyor.
Gün içinde sık sık hareket etmek, uzun süre aynı pozisyonda kalmayı engelleyerek daha aktif bir yaşam düzeni oluşturulmasını sağlayabilir.