Zayıflama İğneleri: Kilo Verirken Kalp Sağlığınızı Tehlikeye Atmayın!

Son yapılan araştırmalar, dünya genelinde kilo verme tedavisinde devrim yaratan GLP-1 bazlı ilaçlar olan Ozempic ve Wegovy'nin, zayıflama sağlamasının yanı sıra kalp sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini gösterdi. Bu durum, obezite tedavisinde dikkatlice değerlendirilmesi gereken önemli bir unsuru gündeme getiriyor.

Son yıllarda fazla kilolardan kurtulmak isteyen milyonlarca insanın ilk tercihi haline gelen zayıflama iğneleri, tıp dünyasında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

Bugüne kadar yalnızca verilen kilolar ve dış görünüşteki değişimlerle gündeme gelen bu ilaçların, vücut içinde ve özellikle kalp dokusunda yarattığı yapısal etkiler ilk kez laboratuvar dışındaki gerçek verilerle incelendi.

Giyilebilir teknoloji şirketi WHOOP tarafından yürütülen ve sonuçları hakemli tıp dergisi American Journal of Physiology-Heart and Circulatory Physiology bünyesinde yayımlanan çalışma, ilaçların kalp ritmi üzerinde ek yük oluşturduğunu tescilledi.

KİLO VERİRKEN KALBİN YÜKÜ ARTIYOR Araştırma kapsamında, 7 Kasım 2023 ile 16 April 2024 tarihleri arasında zayıflama iğnesi kullanan 66 kişi ile ilacı kullanmayan aynı özelliklerdeki 66 kişi, giyilebilir sensörler yardımıyla 12 hafta boyunca kesintisiz takip edildi.

Klinik ilaç deneylerinin ötesinde, günlük yaşam koşullarında bireylerin biyolojik verilerini analiz eden çalışma, ilaç kullanıcılarının yüzde 90'ının 12 hafta içinde vücut ağırlıklarının en az yüzde 5'ini, ortalamada ise yüzde 10'unu kaybettiğini doğruladı.

Ancak giyilebilir cihazların kaydettiği diğer veriler, kardiyoloji uzmanlarında endişe yarattı. 12 haftalık sürecin sonunda, zayıflama iğnesi kullanan bireylerin dinlenme kalp atış hızında (nabız) dakikada ortalama 3 atımlık bir artış saptanırken, kalbin strese tolerans göstergesi olan kalp atış hızı değişkenliğinde (HRV) ise 6 milisaniyelik bir düşüş kaydedildi.

Uzmanlar, nabzın yükselmesiyle birlikte HRV değerinin düşmesinin, ilaç tartıda işini yaparken bile kardiyovasküler sistem üzerinde kronik bir stres ve yük oluştuğu anlamına geldiğini belirtiyor.

KARDİYOVASKÜLER RİSKE KARŞI HAFTADA 30 DAKİKA EGZERSİZ Araştırmanın sunduğu klinik veriler arasında, kalpteki bu olumsuz reaksiyonu tersine çevirmenin formülü de keşfedildi.

Elde edilen verilere göre, zayıflama iğnesi kullanırken yaşam ritmine haftada ortalama 30 dakika fiziksel aktivite ekleyen bireylerin, hiç egzersiz yapmayanlara kıyasla dinlenme kalp atış hızlarındaki artışın çok daha sınırlı kaldığı belirlendi.

Tıp insanları, zayıflama tedavisi süresince aktif kalmanın ve spor yapmanın sadece genel bir sağlık tavsiyesi olmadığını, ilacın doğrudan kalbe büzücü yan etkilerini nötralize eden bilimsel bir kalkan olduğunu ifade ediyor.

Bu bulgu, GLP-1 tedavilerinin kardiyovasküler yan etkilerini hafifletmek adına fiziksel hareketliliğin zorunlu bir tedavi protokolü olarak reçeteye eklenmesi gerektiğini gösteriyor.

KAS KAYBI TEHLİKESİNE KARŞI AĞIRLIK ANTRENMANI ŞART Uzmanlar, zayıflama iğnelerinin yarattığı bir diğer yapısal tehlikenin ise kas kütlesindeki ani azalmalar olduğunu hatırlatıyor.

Düzenli bir güç ve ağırlık antrenmanı programı uygulanmadığı takdirde, GLP-1 ilaçlarının vücuttaki yağ dokusuyla birlikte yağsız kas kütlesini de hızla erittiği saptandı.

Vücuttaki kas kaybı ise metabolizma hızını düşürerek uzun vadede yeniden kilo alma riskini beraberinde getiriyor.

Bu nedenle uzmanlar, bu ilaçları kullanan hastaların sadece yürüyüş gibi kardiyo egzersizleriyle yetinmemesini, kas yapısını koruyacak direnç ve ağırlık çalışmalarına ağırlık vermesini öneriyor.

Dünya genelinde milyonlarca insanın kilo kontrolü için başvurduğu bu tedavilerde, hastaların sadece tartıdaki rakamlara odaklanmak yerine nabız, kalp değişkenliği ve kas oranlarını da düzenli olarak klinik kontrol altında tutması gerektiği vurgulanıyor.

İLGİLİ HABERLER