8 Ekim 2026, Perşembe
Canlı Piyasa Güncelleme
Sağlık

Genç yaşta görülme sıklığı arttı! Uzmanından korkutan böbrek kanseri uyarısı

Erken evrelerde hiçbir belirti vermeden sinsi bir biçimde ilerleyen böbrek kanserinin artık genç yaştaki bireylerde de sıkça görüldüğünü belirten Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Şahin hayati uyarılarda bulundu. Sigara, obezite ve yüksek tansiyonun vakaların yarısından doğrudan sorumlu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şahin, erken teşhis sayesinde robotik cerrahiyle böbreğin tamamı yerine yalnızca tüm

Genç yaşta görülme sıklığı arttı! Uzmanından korkutan böbrek kanseri uyarısı

Vücudun en hayati filtreleme mekanizması olan böbreklerde gelişen kanser vakaları, modern yaşamın getirdiği çevresel riskler ve değişen alışkanlıklarla birlikte dünya genelinde ve Türkiye’de hızla artış gösteriyor. Karın boşluğunun arka kısmında derinde yer alması sebebiyle uzun süre hiçbir klinik şikayete yol açmayan böbrek kanseri, erken evrelerde genellikle rutin kontroller ya da check-up sırasında yapılan ultrason ve tomografilerle tesadüfen yakalanıyor.

Hastalığın gelişim dinamikleri ve tedavi protokolleri hakkında önemli bilgiler paylaşan Liv Hospital Vadi İstanbul Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Şahin, özellikle üç temel risk faktörünün altını çizdi.

20261007aw804379-0.jpg

“VAKALARIN YARISINDAN DOĞRUDAN BU ÜÇLÜ SORUMLU”

Böbrek kanserinin eskiden bir ileri yaş hastalığı olarak bilindiğini ancak günümüzde genç yaş grubunda da yaygınlaştığını kaydeden Prof. Dr. Selçuk Şahin, risk faktörlerini şu sözlerle anlattı:

“Böbrek kanseri vakalarının yüzde 50’sinden doğrudan sigara, obezite ve hipertansiyon üçlüsü sorumludur. Sigara dumanındaki kanserojen maddeler kana karışarak böbrekler tarafından süzülür ve hücrelerde doğrudan DNA tahribatına yol açar. Obezite ise insülin direnci ve metabolik değişimlerle hücrelerin kontrolsüz çoğalmasını tetikler. Yüksek tansiyon da süzme ünitelerinde doku içi oksijensizliğe ve hücresel strese neden olur. Bilimsel veriler; sigara içenlerde riskin 2 kata, obezite ve tansiyon hastalarında ise 2 ila 3 kata kadar çıktığını açıkça gösteriyor.”

İDRARDA KAN VE YAN AĞRISI VARSA VAKİT KAYBETMEYİN

Tümörün çevre dokulara ya da idrar yollarına baskı yapana kadar sessizce büyüyebileceğini hatırlatan Prof. Dr. Şahin, hastalığın ilerlediğinde verdiği alarm sinyallerini sıraladı:

  • İdrarda gözle görülür kan bulunması

  • Geçmeyen bel, sırt ve yan (böğür) ağrıları

  • Karın ya da yan bölgede elle hissedilebilen sertlik ve kitle

Bu belirtilerden birinin dahi fark edilmesi durumunda zaman kaybetmeden bir üroloji hekimine gidilmesi gerektiği vurgulandı.

ERKEN TEŞHİSTE YÜZDE 95 SAĞ KALIM VE ORGAN KORUMA ŞANSI

Birinci evrede saptanan böbrek kanserlerinde tedavi sonrası 5 yıllık sağ kalım oranının yüzde 90 ila 95 seviyelerinde seyrettiğini, metastaz yapmış ileri evrelerde ise bu oranın yüzde 12 ila 32 bandına gerilediğini belirten Şahin, erken teşhisin cerrahi konforuna değindi:

“Erken teşhis edilen küçük tümörlerde artık böbreğin tamamının alınmasına gerek kalmıyor. Tıpta ‘parsiyel nefrektomi’ dediğimiz yöntemle yalnızca tümörlü doku temizlenip çıkarılıyor ve böbreğin sağlıklı kısmı vücutta bırakılıyor. Bu durum hastayı ileride gelişebilecek böbrek yetmezliği tablosundan koruyor.”

ROBOTİK CERRAHİYLE SIFIR RİSK VE HIZLI İYİLEŞME

Kapalı cerrahi tekniklerin ve özellikle robotik teknolojinin ameliyat konforunu üst düzeye taşıdığını aktaran Prof. Dr. Selçuk Şahin, sözlerini şöyle tamamladı:

“Tek böbreğiniz alınırsa diğer böbrek sağlıklıysa hayatınızı sürdürebilirsiniz; ancak gelecekte kalan böbrekte sorun çıkarsa risk büyür. Bu yüzden önceliğimiz her zaman böbreği korumak. Robotik cerrahi, 10-15 kat büyütmeli 3 boyutlu derinlikli görüntüsü ve yüksek manevra kabiliyetine sahip kollarıyla cerraha eşsiz bir hassasiyet sunuyor. Ameliyat küçük deliklerden yapıldığı için kanama ve ağrı minimum seviyede kalıyor, büyük kesi izleri ve fıtıklaşma yaşanmıyor, hastalarımız hızla günlük yaşamına dönebiliyor.”