ABD Tahvil Piyasasında Faiz Farklılıkları Derinleşiyor

Petrol fiyatlarındaki yaklaşık %10'luk artış, ABD tahvil getirilerinde yükselişe yol açarken, Reuters tarafından gerçekleştirilen bir anket, stratejistlerin iki yıllık tahvil getirilerinin önümüzdeki üç ay içinde %4, bir yıl içinde ise %3,85'e düşeceğini öngördüğünü ortaya koydu. Bu durum, piyasalardaki dalgalanmaların ve ekonomik göstergelerin dikkatle izlenmesi gerektiğini gösteriyor.

ABD-İran geriliminin petrolü yaklaşık yüzde 10 yükseltmesi, ABD tahvil getirilerini çok haftalı zirvelere taşıdı.

Reuters anketine katılan stratejistler ise iki yıllık tahvil getirisinin bir yıl içinde yüzde 3,85’e gerilemesini bekliyor.ABD tahvil piyasasında yatırımcı fiyatlamaları ile stratejistlerin beklentileri arasındaki fark açıldı.

Petrol fiyatlarındaki yükseliş enflasyon kaygılarını güçlendirirken, piyasa Fed’in 2026’da bir veya iki kez faiz artırabileceği ihtimalini fiyatlamaya başladı.Reuters’ın 6-9 Temmuz tarihleri arasında 30 tahvil stratejistiyle gerçekleştirdiği ankette daha farklı bir görünüm oluştu.

Uzmanların medyan tahminleri, kısa vadeli ABD Hazine tahvili getirilerinin önümüzdeki bir yıl içinde kademeli olarak düşeceğine işaret etti.Faize duyarlı iki yıllık ABD Hazine tahvili getirisinin üç ay sonra yüzde 4, altı ay sonra yüzde 3,90 ve bir yıl sonra yüzde 3,85 seviyesinde bulunacağı tahmin edildi. İki yıllık tahvil getirisi anket döneminde yüzde 4,20’nin hemen altında, yaklaşık 18 ayın en yüksek seviyelerine yakın işlem görüyordu.Anket sonuçları, enerji maliyetleri ve enflasyon beklentilerindeki yükselişe rağmen tahvil stratejistlerinin orta vadeli tahminlerinde kapsamlı bir değişikliğe gitmediğini gösterdi.

Piyasa fiyatlamaları ise Fed’in faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceği yönünde şekillendi.  Petrol enflasyon kaygısını artırdıABD ile İran arasındaki çatışmanın yeniden şiddetlenmesi, petrol fiyatlarında yaklaşık yüzde 10’luk yükselişe yol açtı.

Enerji maliyetlerindeki artış, tüketici fiyatları ve şirket giderleri üzerinden ABD enflasyonunun yüksek kalabileceği endişesini güçlendirdi.Petrol fiyatlarındaki hareket, tahvil piyasasının Fed’e ilişkin beklentilerini de değiştirdi.

Yatırımcılar, enerji kaynaklı fiyat baskısının kalıcı olması halinde ABD Merkez Bankası’nın para politikasını yeniden sıkılaştırabileceği ihtimaline yöneldi.Uzun vadeli tahvil getirileri enflasyon kaygılarına kısa sürede karşılık verdi.

Gösterge niteliğindeki 10 yıllık ABD Hazine tahvili getirisi yüzde 4,60 çevresine yükselirken, 30 yıllık tahvil getirisi yüzde 5 seviyesini aştı.Getirilerin yükselmesi tahvil fiyatlarının gerilediği anlamına geliyor.

Uzun vadeli getirilerdeki artış aynı zamanda konut kredileri, şirket borçlanmaları ve kamu finansmanı maliyetleri üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.ABD’nin 30 yıllık tahvil getirisi, gerilimin arttığı dönemde yüzde 5,07 seviyesine kadar çıkarak mayıs sonundan bu yana en yüksek düzeyini gördü. İki yıllık tahvil getirisi de yüzde 4,20’ye yükseldi. Stratejistler düşüş bekliyorReuters anketine katılan stratejistlerin çoğu, petrol kaynaklı enflasyon baskısının tahvil getirilerinde kalıcı bir yükseliş yaratacağı görüşünü paylaşmadı.

Medyan tahminler, özellikle kısa vadeli getirilerin önümüzdeki dört çeyrekte gerileyeceğini gösterdi.İki yıllık tahvil, Fed’in para politikası beklentilerine uzun vadeli tahvillere göre daha duyarlı hareket ediyor.

Ankette bir yıllık getiri tahmininin yüzde 3,85’e kadar düşmesi, stratejistlerin mevcut piyasa fiyatlamasına kıyasla daha sınırlı bir faiz görünümü beklediğini ortaya koydu.Tahminlerin gerçekleşmesi için enflasyon baskısının hafiflemesi veya Fed’in yeni faiz artırımlarına ihtiyaç duymaması gerekiyor.

Petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde kalması ise kısa vadeli getiri tahminleri üzerindeki yukarı yönlü riskleri artıracak.Haziran ayında yapılan başka bir Reuters anketinde ekonomistlerin büyük çoğunluğu, Fed’in politika faizini 2026’nın geri kalanında sabit tutmasını beklemişti.

Finansal piyasalar aynı dönemde iki faiz artırımına varan bir olasılığı fiyatlıyordu.  Fed, haziran toplantısında politika faizini yüzde 3,50 ile yüzde 3,75 aralığında bıraktı.

Toplantı tutanakları politika yapıcıların enflasyon risklerine ilişkin kaygılarının arttığını gösterirken, yeni projeksiyonlarda yıl içinde faiz artırımı ihtimalini destekleyen görüşlerin güçlendiği görüldü. ([Reuters][4])Kurumların görüşleri ayrıştıAnkete katılan stratejistlerin çoğu, 10 yıllık tahvil getirisinin mevcut seviyesinin enflasyon risklerini büyük ölçüde yansıttığını değerlendirdi.

Kurumların enflasyonun kalıcılığı ve Fed’in vereceği tepki konusundaki görüşleri ise ikiye ayrıldı.Citi ve Neuberger Berman, piyasaların enflasyon riskini ve Fed’in sıkı para politikası ihtimalini olduğundan yüksek fiyatlıyor olabileceği görüşünü paylaştı.

Fed’in faiz artışlarına ara vermesi halinde tahvil getirilerinin dengelenebileceği veya gerileyebileceği belirtildi.Bank of America ve RBC BlueBay ise yatırımcıların enflasyon riskini yeterince hesaba katmadığını değerlendirdi.

Enerji fiyatlarının tüketici fiyatlarına daha güçlü yansıması halinde Fed’in ilave faiz artırımlarına gidebileceği ve tahvil getirilerinin yeniden yükselebileceği öngörüldü. ([Reuters][1])Görüş ayrılığının merkezinde enerji şokunun süresi bulunuyor.

Petrol fiyatlarındaki geçici yükseliş, Fed’in orta vadeli enflasyon görünümünde sınırlı etki yaratabilir.

Uzun süreli ve geniş tabanlı bir maliyet baskısı ise para politikası beklentilerini yeniden şekillendirebilir.Yüksek faizler piyasaları etkiliyorABD tahvil getirileri yalnızca sabit getirili varlıkların fiyatlamasında belirleyici olmuyor.

Risksiz faiz oranındaki yükseliş, hisse senetlerinin değerlemesinde kullanılan iskonto oranını da artırıyor.Uzun vadeli getirilerin yüksek kalması özellikle büyüme beklentilerine göre fiyatlanan teknoloji şirketleri üzerinde baskı yaratabilir. Şirketlerin daha yüksek maliyetle borçlanması yatırım, hisse geri alımı ve birleşme satın alma kararlarını da etkileyebilir.Yükselen tahvil getirileri doları destekleyebilirken, gelişen ülke varlıkları üzerindeki finansman baskısını artırabilir.

Küresel yatırımcılar açısından ABD Hazine tahvillerinin sunduğu getiri yükseldikçe, daha riskli piyasalara yönelmenin fırsat maliyeti de artıyor.Tahvil piyasasındaki yön açısından petrol fiyatları, jeopolitik haber akışı ve ABD enflasyon verileri birlikte izlenecek.

Fed yetkililerinin enerji maliyetlerini geçici veya kalıcı bir fiyat baskısı olarak değerlendirip değerlendirmediği de piyasa fiyatlamalarında belirleyici olacak.Gözler enflasyon verilerindeABD’de açıklanacak haziran ayı tüketici ve üretici fiyat verileri, enerji maliyetlerinin genel fiyat düzeyine ne ölçüde yansıdığını gösterecek.

Beklentilerin üzerinde gelecek veriler, Fed’in faizleri daha uzun süre yüksek tutacağı tahminlerini güçlendirebilir.Petrol fiyatlarının gerilemesi ve enflasyon göstergelerinin yavaşlaması ise iki yıllık tahvil getirisinde düşüş bekleyen stratejistlerin senaryosunu destekleyecek.

Jeopolitik gerilimin yeniden artması, enerji fiyatları üzerinden tahvil getirilerinde yeni bir yükseliş dalgası oluşturabilir.Piyasalar gelecek dönemde Fed açıklamalarının yanı sıra 10 ve 30 yıllık tahvil ihalelerindeki talebi de takip edecek.

Tahvil getirilerinin yönünü enflasyon verileri, petrol fiyatları ve Fed’in 2026 yılına ilişkin faiz patikası belirleyecek.

İLGİLİ HABERLER