Disney'in Gişede Beklenen Başarıyı Elde Edemeyen Filmi, Animasyon Endüstrisinde Çığır Açan Bir Dönüm Noktası Oldu

Atlantis: The Lost Empire, çıkışının 25. yıl dönümünde tekrar ilgi odağı haline geldi. Bu animasyon filmi, Disney’in sinemadaki yerini ve etkisini yeniden değerlendirirken, izleyiciler arasında nostaljik anılar uyandırıyor. Yapımın sinema dünyasına kattığı özgünlük, günümüzde de tartışılmakta.

2001 yılında vizyona giren Atlantis: The Lost Empire, gösterime girdiği dönemde gişe performansı ve eleştirmenlerden aldığı karışık yorumlar nedeniyle beklentilerin gerisinde kaldı. Ancak filmin 25. yılı dolayısıyla yapılan değerlendirmeler, yapımın yalnızca Disney tarihinde değil, modern animasyon sinemasının dönüşüm sürecinde de önemli bir dönüm noktası olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.

1990’lı yıllarda yaşanan Disney Rönesansı’nın ardından stüdyo, müzikal animasyon anlatının dışına çıkan yeni projeler geliştirmeye yöneldi. Bu yaklaşımın en dikkat çekici ve ilk örneklerinden biri olan Atlantis: The Lost Empire, fantastik macera anlatısını merkeze alan yapısıyla dönemin geleneksel Disney formülünden ayrıldı.

Filmin yönetmen koltuğunda Gary Trousdale ve Kirk Wise, yapımcılığında ise Don Hahn yer aldı. Senaryosu Tab Murphy tarafından kaleme alınan yapım, Jules Verne eserlerinden ilham alan klasik keşif hikâyelerini animasyonla buluştururken, çizgi roman sanatçısı Mike Mignola’nın tasarım anlayışından da yararlandı.

Buna karşın film, gösterime girdiği dönemde yükselişe geçen bilgisayar animasyonlu yapımların gölgesinde kaldı. Aynı dönemde Pixar ve DreamWorks tarafından geliştirilen üç boyutlu animasyonlar sinema sektörünün yeni yönünü belirlerken, iki boyutlu macera filmleri ticari açıdan beklenen karşılığı bulamadı.

Atlantis: The Lost Empire Neden Bir Dönüm Noktası Olarak Görülüyor?

Atlantis The Lost Empire 25. Yıl Disney

Yönetmen Gary Trousdale, filmin yıllar sonra hâlâ ilgi görmesini değerlendirirken şunları söyledi:

“Bunun iyi bir film olduğunu düşünmeyi seviyorum. Eğlenceli, keyifli ve karakterleri ilgi çekici. Biz bunu 1950’lerin sonu ile 1960’ların başındaki Disney canlı aksiyon macera filmlerini örnek alarak tasarladık. Ancak yetişkinler konuşan aslanlar ve şarkılar bekliyordu. Filmde silah sesleri vardı ve hiç şarkı yoktu. Çocukların filmi sevdiğini gördük fakat onların sesi yeterince duyulmadı.”

Senarist Tab Murphy ise filmin asıl izleyici kitlesine ev videosu döneminde ulaştığını belirterek, “Pek çok çocuk filmi VHS kasetlerinden defalarca izledi. Zamanla paylaşım yoluyla büyüyen bir hayran kitlesi oluştu. O dönemde bunu takip etmenin bir yolu yoktu,” dedi.

Sektörde yaşanan dönüşümün en önemli nedenlerinden birinin üç boyutlu animasyonların yükselişi olduğunu söyleyen Trousdale, “İki boyutlu animasyonun tabutuna son çiviyi ilk Shrek çaktı. Hâlâ buna ilgi var ancak Kuzey Amerika’da eskisi kadar güçlü değil. Üç boyutlu animasyon artık sektöre hâkim durumda,” değerlendirmesinde bulundu.

Atlantis: The Lost Empire 25. Yıl

Murphy de benzer şekilde, “Sinemalarda parlayan yeni oyuncak bilgisayar üretimi animasyondu. Shrek tam da o dönemde geldi ve dikkatler yavaş yavaş Disney’den DreamWorks’e kaydı,” ifadelerini kullandı.

O dönemde Atlantis: The Lost Empire, Treasure Planet ve Sinbad: Legend of the Seven Seas ile birlikte gişede beklenen başarıyı yakalayamayan iki boyutlu macera animasyonlarının son büyük örnekleri arasında yer aldı. Bu süreç Disney’in aksiyon odaklı animasyon projelerinden uzaklaşmasına ve ilerleyen yıllarda sinema filmlerinde tamamen üç boyutlu animasyona yönelmesine zemin hazırladı.

Disney’in “Atlantis” Projeleri Gişe Sonrası İptal Edildi

Filmin gişedeki başarısızlığı yalnızca planlanan devam projelerini etkilemedi. Sinema için düşünülen devam filmi, televizyon dizisi ve tema parkı projeleri de iptal edildi. Trousdale, hazırlık aşamasındaki devam filminde Helga Sinclair karakterinin kristal enerjiyle çalışan steampunk bir siborga dönüşeceğini, Murphy ise kendi tercihinin Prenses Kida’nın geçmişini anlatan bir ön hikâye çekmek olduğunu açıkladı.

Yönetmen ayrıca Kida’nın resmî Disney Prensesleri arasında yer almamasına da değinerek, “Bize göre bunun nedeni yeterince para kazanmamış olmamızdı. Sonuçta o gerçekten bir prenses, hatta bir kraliçe,” dedi.

Atlantis: The Lost Empire 25 Yaşında

Aradan geçen 25 yılda Atlantis: The Lost Empire, ilk gösterim dönemindeki ticari performansının ötesinde değerlendirilen yapımlar arasına girdi. Film, iki boyutlu animasyondan üç boyutlu animasyona geçiş sürecini simgeleyen örneklerden biri olarak gösterilirken, Disney’in sonraki yıllarda benimsediği üretim stratejisinin şekillenmesinde de etkili projeler arasında anılıyor.

Disney, 2011 yılında gösterime giren Winnie the Pooh’dan sonra sinemalarda iki boyutlu animasyon üretmedi. Bu nedenle Atlantis: The Lost Empire, şirketin animasyon anlayışındaki dönüşümün simge yapımlarından biri olarak gösteriliyor.

Kaynak: IGN

İLGİLİ HABERLER