Yenidoğan Çetesi davasında dosyaya giren yeni Adli Tıp raporunda 3 bebeğin ölümünün "önlenebilir" olduğu belirtilirken; ameliyat edilmesi gereken Türkmen bebeğin, kamu hastanelerinin yüz binlerce lira ücret talep etmesi ve ailenin bunu ödeyememesi nedeniyle hayatını kaybettiği ortaya çıktı10'u tutuklu 62 sanığın yargılandığı Yenidoğan bebek ölümleri davasının dokuzuncu celsesi dün görülmeye başlandı.
Bakırköy 22.
Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, organize suç örgütü lideri olduğu iddia edilen tutuklu doktor Fırat Sarı, bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları hazır bulundu.
Bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.ATK RAPORLARI DOSYAYA GİRDİDaha önceki celsede mahkeme heyeti, Adli Tıp Kurumu’nun sunduğu mütalaayı, delillerin eksik incelenmesi gerekçesiyle yeniden hazırlanmak üzere geri göndermişti.
Adli Tıp 3’üncü Üst Kurulu, 10 bebek için yeniden rapor hazırladı.10 bebeğe ilişkin ayrı ayrı hazırlanan değerlendirmelerde Karakoç, Helvacı ve Serdarova bebeğin ölümlerinin uygun ve zamanında tedavi uygulanması halinde önlenebileceği belirtildi.
Diğer bebeklerin ölümünün ise mevcut tıbbi veriler ışığında önlenemeyeceği değerlendirmesi yapıldı.Kaynak: Kamu hastaneleri yüzbinlerce lira istedi: Bebek öldü, devlet izlediÖNCE ‘SEVK EDİLMEDİ’ DEDİLER, SONRA ‘GEÇ SEVK EDİLDİ’Serdarova bebek hakkında hazırlanan ilk ATK raporunda, bebeğin uygun merkeze sevk edilmemesi ve 112 sisteminin bypass edilmesi nedeniyle Birinci Hastanesi'nde hayatını kaybettiği değerlendirilmişti.
Raporda Birinci Hastanesine sevki organize eden Fırat Sarı, Birici Hastanesi doktoru Şeyhmus Çelik ve hastanenin sorumluluğuna işaret edilmişti.Dosyaya giren yeni raporda ise 112 ses kayıtlarını inceleyen bilirkişi raporu da dikkate alındı.
Buna rağmen ATK'nın vardığı sonuç değişmedi; bebeğin uygun merkeze sevk edilmemesi nedeniyle yaşamını yitirdiği, sorumluluğun yine hastane yönetimi, doktor ve Fırat Sarı'da olduğu belirtildi.
Ancak bu kez gerekçe değişti. İlk raporda "Bebek uygun merkeze sevk edilmedi’ denilen ihmal, yeni raporda "bebeğin durumunun 112'ye geç bildirilmesi" olarak ifade edildiDEVLET HASTANELERİ YÜZ BİNLERCE LİRA İSTEDİGazete Pencere'den Büşra Cebeci'nin haberine göre, dosyadaki 112 kayıtları ise dikkat çeken başka bir tablo ortaya koyuyor.
Kayıtlara göre 112 görevlileri 15 Eylül 2023'te hastaneyi arayarak Serdarova bebeğin durumu hakkında bilgi aldı.
Doktor Şeyhmus Çelik, bebeğin kalp ameliyatına ihtiyaç duyduğunu ancak hastanelerinde bu imkânın bulunmadığını bildirdi.
Bunun üzerine 112 koordinasyonunda Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çam ve Sakura Şehir Hastanesi, İstanbul Tıp Fakültesi (Çapa) ve Mehmet Akif Ersoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile görüşmeler yapıldı.112 görüşmelerini içeren bilirkişi raporuna göre hastaneler ameliyatın yapılabileceğini ancak ücret karşılığında kabul edebileceklerini bildirdi.
Ailenin maddi imkânı bulunmadığı için tedavi gerçekleştirilemedi, aile tedaviyi reddetmek zorunda kaldı. Öte yandan ATK raporu ‘bebek 112’ye geç bildirildi’ dese de 112 ile konuşmaların ardından bebek bir ay daha yaşadı ve tedavisi aynı hastanede devam etti.
Serdarova bebeğin 14 Ekim 2023'te yaşamını yitirdiği bildirildi.Kaynak: Kamu hastaneleri yüzbinlerce lira istedi: Bebek öldü, devlet izlediKAMU GÖREVLİLERİ DOSYA DIŞISerdarova bebeğin yaşadığı süreç, kamuoyunda "Yenidoğan Çetesi" olarak bilinen soruşturmanın yürütüldüğü döneme denk geliyor.
Soruşturma kapsamında telefonların dinlendiği, teknik ve fiziki takiplerin sürdüğü süreçte, bebeğin bulunduğu hastanenin gerekli koşulları sağlamadığı da tape kayıtlarına yansıdı.
Dosyadaki kayıtlara göre hastane ile 112'nin defalarca iletişim kurmasına ve bebeğe uygun hastane aranmasına rağmen İl Sağlık Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı ya da soruşturmayı yürüten makamlar tarafından sevkin sağlanmasına yönelik fiili bir müdahale yapılmadı.
Bebeğin uygun bir merkeze nakledilmemesi bir ihmal suçu olarak dosyada dururken, bebeğin ne sebeple sevk edilmediği ise raporlara yansımadı.
Böylelikle Serdarova bebek, Türkmen olduğu için tedaviye erişemedi.
Aile, devlet hastanelerinin talep ettiği yüksek tedavi ücretlerini ödeyememesi sebebiyle bebeklerinin ölümünü izledi.
Buna karşın Adli Tıp Kurumu'nun yeni raporunda da kamu görevlilerine herhangi bir kusur veya sorumluluk atfedilmedi.ÖLÜM NEDENİ İKİ SENE SONRA BULUNDU, OTOPSİDE YOKTUATK raporunda Havanur Karakoç bebeğin de uygun bakım ve zamanında tedaviyle kurtulma ihtimalinin yüksek olduğu belirtilirken, bebeğin ölüm nedenine ilişkin önceki rapordan farklı değerlendirmelere yer verildi.Dosya kapsamında otopsisi yapılan tek bebek olan Karakoç bebek hakkında, otopsi bulgularına dayanılarak hazırlanan Adli Tıp 1'NCİ İhtisas Kurulu raporunda ölüm; rahim içinde gelişen nekrotizan enterokolit (bağırsak dokusunun iltihaplanması), buna bağlı bağırsak delinmesi, doğumsal pnömoni (anne karnında ya da doğum sırasında gelişen zatürre) ile beyin dokusunda yumuşama ve hasar ile açıklandı.Yaklaşık iki yıl sonra hazırlanan raporda ise ölüm nedeni; ağır malnütrisyon (ileri derecede yetersiz beslenme), kronik akciğer hasarına bağlı ağır solunum yetmezliği, kistik ensefalomalazi (beyinde kalıcı doku kaybı ve kistik boşluklar oluşması) ve sepsis (enfeksiyonun kana ve organlara yayılması) olarak gösterildi.
Ancak otopsi sonrası hazırlanan ilk raporda ağır malnütrisyon, kronik akciğer hasarına bağlı solunum yetmezliği ve sepsis bulgularına rastlanmamıştı.Duruşma pazartesi günü devam edecek.Kaynak: Kamu hastaneleri yüzbinlerce lira istedi: Bebek öldü, devlet izledi