Gayrimenkul sektöründe uzun yıllardır tartışılan düşük ilan fiyatları ile vergi yükünü azaltma uygulaması sona eriyor. Türkiye genelinde taşınmaz ticareti ve mülkiyet devrinin daha şeffaf bir çerçeveye alınması amacıyla yeni düzenlemeler, Şubat ayının ilk gününden itibaren yürürlüğe girecek. Bu yeni dönem, sadece alıcı ve satıcıları değil, aynı zamanda emlak danışmanlarını ve dijital platformları da kapsayan kapsamlı bir denetim mekanizmasını beraberinde getirmekte. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün iş birliğiyle hayata geçirilen bu uygulama, tapuda beyan edilen değerlerin gerçek durumla ne ölçüde örtüştüğünü yapay zeka destekli sistemler ve bankacılık entegrasyonu aracılığıyla saniyeler içinde denetleme imkânı tanıyacak. Vergi kayıplarını önlemeyi hedefleyen bu stratejik adım, emlak piyasasında spekülatif faaliyetlerin de kontrol altına alınmasına yardımcı olacak.
Gerçek Satış Bedeli Banka Verileriyle Kontrol Edilecek
Yeni denetim sisteminin esas altyapısını, tapu daireleri ile bankacılık sistemleri arasında doğrudan veri paylaşımının sağlanması oluşturmakta. Daha önce mülk sahipleri tarafından rayiç bedel üzerinden verilen ama gerçekte yüksek tutarlarla gerçekleştirilen ödemeler artık gizlenemeyecek. Tapuda yapılan işlemler esnasında beyan edilen tutarın, banka hesapları aracılığıyla yapılan transfer ve EFT kayıtlarıyla tam uyum sağlama zorunluluğu getirildi. Eğer bir taşınmazın satışı tapu kütüğüne düşük bir tutar olarak kaydedilmişse ve ilgili kişinin banka hesabına işlem gününde çok yüksek bir miktar girmişse, sistem otomatik olarak uyarıda bulunacak. Bu çapraz kontroller sayesinde tarafların tapu harcını daha az ödemek için başvurdukları yöntemler kolaylıkla ortaya çıkarılacak. Uygulama çerçevesinde gerçek bedelin altında yapılacak her türlü beyanda idari para cezalarının yanı sıra eksik ödenen vergi faiziyle birlikte tahsil edilecek.

E-Devlet Onayı ile Gayrimenkul İlan Süreci Değişiyor
Taşınmaz ticaretinde güvenliği artırmak adına atılan bir diğer önemli adım ise ilan platformlarını doğrudan etkiliyor. Elektronik İlan Doğrulama Sistemi olarak adlandırılan yeni sistemle birlikte internet üzerinden verilen satılık konut veya arazi ilanlarına sıkı bir onay mekanizması getiriliyor. Bundan böyle bir mülkün sahibi, e-Devlet kapısı aracılığıyla onay vermedikçe o mülk için hiçbir emlak ofisi veya birey ilan girişi yapamayacak. Bu düzenleme, sahte ilanların yol açtığı bilgi kirliliğini ve mülk sahiplerinin bilgisi dışında yetkisiz kişilerce taşınmazların satılmasının önüne geçmek amacıyla oluşturuldu. İlan siteleri artık sadece mülkiyet sahibi tarafından onaylanmış ilanları yayımlayabilecek. Şeffaflık ilkesini temel alan bu dijital doğrulama süreci, bireysel satıcıların haklarını korurken emlakçılık mesleğinin itibarını artırarak yetkisiz aracı faaliyetlerini sona erdirecek.
Teknoloji ile Denetim Altyapısı Oluşturuluyor
Devletin mali dengelerini koruma ve vergi adaletini sağlama hedefiyle kurulan yeni teknolojik altyapı, tapu müdürlüklerini denetim merkezleri haline getiriyor. Sadece banka transferleri değil, aynı zamanda mülkün bulunduğu bölgedeki benzer satışların ortalama değerleri de sistem tarafından referans alınacak. Eğer bir semtte benzer özelliklere sahip evler belirli bir fiyat aralığında satışa sunulurken, bazı işlemler bu fiyatların çok altında gerçekleşiyorsa, bu dosyalar hemen inceleme birimlerine aktarılacak.

Müfettişlerin gerçekleştireceği detaylı incelemelerde, satışın hibe mi yoksa düşük değerli bir devir mi olduğu titizlikle araştırılacak. Teknolojinin tüm olanaklarının kullanılacağı bu süreçte mülk alım satımında şeffaf ve dürüst beyanın teşvik edilmesi amaçlanmakta. Bu sıkı denetimlerin, devletin yıllık bazda milyarlarca liralık harç gelirini telafi etmesi bekleniyor.
Emlak Piyasasında Beklenen Değişim ve Denge
Şubat ayıyla birlikte uygulanmaya başlayacak olan bu köklü değişim, emlak piyasasında kısa sürede bir adaptasyon süreci yaratmasına rağmen uzun vadede piyasa değerlerinin düzenli bir şekilde belirlenmesine yardımcı olacak. Kayıt dışı paranın sisteme dahil edilmesi zorlaşırken, mülklerin piyasa değerlerinin şeffaf bir biçimde izlenmesi, yatırımcıların daha bilinçli tercihler yapmasına olanak tanıyacak. Kredi kullanımlarında ve ekspertiz raporlarında da bu yeni denetim uygulamalarının etkileri görülecek. Tapu harcı oranlarında bir ayarlama yapılmasa da matrahın gerçek satış fiyatına çekilmesi, alım satım maliyetlerini artırabilir, ancak sistemin güvenilirliği ve hukuki sağlamlığı, bu maliyetleri aşacak bir değer sunacak. Sektör temsilcileri, bu düzenlemelerin kayıtlı ekonomiye geçişte devrim niteliğinde olduğunu ifade ederek, gayrimenkulün artık yalnızca bir barınma ihtiyacı değil, her aşaması denetlenen yasal bir varlık olarak daha güçlü bir konum kazandığını vurguluyor.